Ana içeriğe geç
Sözlük

birinci ile cümle

birinci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Birincil doktorun kim?Who's your primary physician?
Tom birinci sınıfı tekrarlamak zorunda kaldı.Tom had to repeat first grade.
Tom birincilik ödülü kazanmayı umuyordu.Tom was hoping to win the first prize.
Tom birinci dereceden cinayetle suçlanıyor.Tom has been charged with first-degree murder.
Bizim birinci Almanca dersimize hoş geldiniz.Welcome to our 1st German class.
Birinci Almanca dersine hoş geldiniz.Welcome to the first German class.
O birinci katta.It's on the first floor.
Tom birinci geldi.Tom came in first place.
O, birincilik ödülünü kazanacak.She will win the first prize.
Birinci aşama tamamlandı.Phase one is complete.
Ben zaten birinci basamağı yaptım.I've already done step one.
Tom birinci sırada oturuyor.Tom is sitting in the first row.
Her şey birinci sınıf.Everything's hunky-dory.
Tom şimdi birinci ligde.Tom's in the big leagues now.
Sen üniversite birinci sınıf öğrencisisin, değil mi?You're a freshman, aren't you?
Soru kimin birinci olacağı.The question is who's going to go first.
Tom birinci sınıf öğrencisidir.Tom is a freshman.
Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başladı ve 1918 yılında sona erdi.The First World War began in 1914 and ended in 1918.
Birinci sayfayı okudum.I've read the first page.
Tom birinci sınıftan beri Mary'ye aşık.Tom has been in love with Mary since the first grade.
Tom birinci sınıf bir yüzücü.Tom is a top-notch swimmer.
O, yarışmada birinci geldi.He came first in the competition.
Tom birincilik ödülünü kazanacağına dair hiç hayal kurmadı.Tom never dreamed that he would win first prize.
Birinci dersin ne zaman?When's your first class?
Ben bir birinci sınıf bileti istiyorum.I'd like a first-class ticket.
Ben sadece birinci sınıf öğrencisiyim.I'm just a freshman.
Sen birinci değilsin.You're not the first.
Senin odan soldan birinci.Your room is the first one on the left.
Onun tutkusu birinci olmak.His ambition is to be first.
Dan, Lind Smith hakkında birinci derecede cinayetten yargılandı.Dan stood trial for the first degree murder of Linda Smith.
Listende birinci sırada kim var?Who's first on your list?
Tom konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.Tom won first prize in the speech contest.
Tom her zaman sınıfının birincisi.Tom is always at the top of his class.
Otel birinci sınıftı.The hotel was first class.
Elena birincilik ödülünü kazandı.Elana won first prize.
"A" bütün harflerin birincisidir-- Allah dünyada her şeyin birincisidir."A" is the first of all letters -- God is the first of everything in the world.
Hayır, adamım, bu esrar birinci sınıftır.Yo, man, this shit is top notch.
Tom bölüm birincisiydi ve Mary okulu ikincilikle bitiren öğrenciydi.Tom was valedictorian and Mary was the salutatorian.
Tom, Harvard'da birinci sınıf öğrencisidir.Tom is a junior at Harvard.
Burada kim birinciydi?Who was here first?
Tom birinciydi.Tom was first.
Harvard'da birinci sınıf öğrencisiyim.I'm a freshman at Harvard.
Tom birinci dereceden cinayetten suçlu bulundu.Tom was convicted of first-degree murder.
Bu birinci sınıf bir hastane.It's a first-rate hospital.
Tom birinci derecen saldırı ile suçlandı ve 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Tom was charged with first degree assault and sentenced to 15 years in prison.
Güvenlik birincil sorundur.Safety is the primary concern.
Birinci raundu satın alacağım.I'll buy the first round.
Tom birincilik ödülü kazandı.Tom won first prize.
Tom yarışmada birinci geldi.Tom came in first in the competition.
Sen yirminci yüzyılda mı yoksa yirmi birinci yüzyılda mı doğdun?Were you born in the 20th century or in the 21st?
2685 yılında Birinci Güneş Sistemi Savaşı dünyanın parçalarını mahvetti.The First Solar System War in the year 2685 devastated parts of Earth.
Tom sırada birinciydi.Tom was first in line.
Tom bir birinci sınıf öğrencisi.Tom is only a freshman.
Birincisi ve en önemlisi, neden burada olduğunu anlaman gerekiyor.First and foremost, you need to figure out why you're here.
Sen birinci sınıf insansın.You are the salt of the earth.
Kitabın ikinci bölümü birincisinden çok daha zor.The second part of the book is much more difficult than the first.
Tom'un birinci kitabını ikincisinden daha çok sevdim.I liked Tom's first book more than the second.
Dersin ikinci bölümü üçüncü bölümünden daha kolay ama birinci bölümü en kolay.The second part of the lesson is easier than the third, but the first is the easiest.
Dersin birinci bölümü ikinci bölümünden daha kolay.The first part of the lesson is easier than the second.
Siyasi skandal gazetenin bütün birinci sayfasını kapladı.The political scandal took up the whole first page of the newspaper.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod