Ana içeriğe geç
Sözlük

birinci ile cümle

birinci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, birincilik ödülünü kazanabileceğini hiç hayal etmedi.She never dreamed that she could win first prize.
Binanın arkası Birinci Cadde'de.The back of the building is on First Street.
O, yarışı birinci bitirdiğinde, tüm ülke için bir zaferdi.It was a victory for the whole country when he finished first in the race.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
İnsan haklarının birincisi susmaktır.The first of human rights is to shut up!!!
Bu masadaki beyler Birinci Körfez Savaşı sırasındaki deniz komutanlarıydı.The gentlemen at this table were naval commanders during the first Gulf War.
Sonunda, Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi.Finally, World War One was officially over.
Birinci Dünya Savaşı, sadece 15 yıl önce sona ermişti.World War One had ended just 15 years earlier.
Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.World War One did not end quickly or easily.
Máire birincilik ödülü alan adamla evlendi.Máire married the man who got first prize.
Onun kütüphanesinin 3.500 kitabı var ve birçok birinci baskı içermektedir.Her library has 3,500 books and includes many first editions.
Tom artık bizim birinci dereceden şüphelimiz değil.Tom is no longer our prime suspect.
O, satranç turnuvasında birincilik ödülü aldı.He won the first prize at the chess tournament.
Kutuyu birinci kata taşıttı.She had the box carried to the first floor.
Birincisi, hiç param yok. İkincisi, vaktim yok.First, I don't have any money. Second, I don't have the time.
George Bush, Amerika Birleşik Devletlerinin kırk birinci başkanıdır.George Bush is the forty-first president of the United States of America.
Mary'nin birincilik ödülünü kazandığı haberine şaşırdım.I was surprised by the news that Mary had won the first prize.
Erkek kardeşim üniversite birinci sınıf öğrencisidir.My brother is a freshman.
Birincilik ödülünü kazanabilir gibi görünüyor.It looks like he might win first prize.
Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.My father participated in a cooking contest and came in first.
Onun birinci olacağını biliyordum.I knew she would be the winner.
O, üniversitede birinci sınıf öğrencisidir.He's a freshman.
O at birinci geldi.That horse came in first.
Mary birincisini bitirmeden önce Tom şimdiden üçüncü birasını içiyordu.Tom was already drinking his third beer before Mary had even finished her first.
Doğru gidin ve birinci köşeden dönün.Go ahead and take one.
Sen birincisin.You're first.
Tom birincidir.Tom is first.
Ben birinciyim.I'm first.
Birinci sınıf öğrenciyiz.We're freshmen.
Ben birinci miyim?Am I first?
Ben bir birinci sınıf öğrencisiyim.I'm a freshman.
Ben birinci sınıf bir kamara ayırmak istiyorum.I want to reserve a first-class stateroom.
Yirmi birinci yüzyılın başında birçok teknolojik gelişmeler vardı.There were many technological advances at the beginning of the twenty-first century.
Bazı durumlarda, pidgin birinci dil haline geldi.In some cases, pidgin became a first language.
Sınıf birincisi oldu.She was the valedictorian of her class.
Sınıf birincisi olarak mezuniyet konuşmasını yapan öğrenci oldu.She was the valedictorian of her class.
Birinci sınıf uçak bileti ücretsiz alkol ile birlikte gelir.First class plane flights come with complimentary alcohol.
Öğretmen birinci sınıfta bize müfredatın bir kopyasını verdi.The teacher gave us a copy of the syllabus in the first class.
Birinci olmayacaksın.You won't be the first.
Oğlum yarışmada birincilik ödülünü kazandığında ben çok gurur duydum.I was very proud when my son won first prize at the competition.
Tom birinci kata indi.Tom went down to the first floor.
Ben sınıf birincisiydim.I was in the top of my class.
Diploma töreni genellikle nisan ayının birinci ya da ikinci cumartesisidir.Commencement is typically the first or second Saturday in April.
Başlangıç genellikle nisan ayının birinci ya da ikinci cumartesisidir.Commencement is typically the first or second Saturday in April.
Dairem birinci katta bulunmaktadır.My flat is located on the first floor.
Sen onu söylemek için birinci kişi değilsin.You're not the first one to say that.
Sen de mi birinci sınıfsın?Are you a freshman, too?
Tom birinci sınıf bir performans gösterdi.Tom gave a first-class performance.
Tom birinci sınıf seyahat etti.Tom traveled first class.
Ben birinci oldum.I got first place.
Ben birincilik ödülü kazandım.I won first prize.
Birinci Dünya Savaşı 1914 ile 1918 yılları arasında gerçekleşti.The First World War took place between 1914 and 1918.
Birinci Dünya Savaşı, 1914'ten 1918'e kadar sürdü.WW1 lasted from 1914 until 1918.
Ben bu bilgiyi birinci elden aldım.I got this information firsthand.
Tom üniversitede birinci yılındaydı.Tom was in his junior year in college.
Aile için sevgi bizim birincil görevimiz.Love for the family is our primary duty.
On birinci sınıfım.I'm an eleventh grader.
On birinci sınıftayım.I'm in the eleventh grade.
Birinci Dünya savaşı ertesi yıl patladı.World War I broke out the following year.
Geçen yılın Miss Universe birincisi çok uzun.Last year's Miss Universe winner is very tall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod