Ana içeriğe geç
Sözlük

birinci ile cümle

birinci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Birinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the first floor.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
Ocak yılın birinci ayıdır.January is the first month of the year.
Geçen yıl birinci sınıf öğrencisiydim.I was a first year student last year.
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Tom sınıfında birincidir.Tom is first in his class.
Tom'un umudu birincilik ödülünü kazanmaktı.Tom's hope was to win first prize.
Tom birincilik ödülünü aldı, değil mi?Tom got first prize, didn't he?
At birinci geldi.The horse came first.
Yarışmada birinci geldiğin için tebrikler.Congratulations on coming first in the competition.
Joan ve Jane kız kardeş. Birincisi bir piyanisttir.Joan and Jane are sisters. The former is a pianist.
Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.This rule doesn't apply to first-year students.
Bunlar birinci sınıf taşıyıcılar değil.These are not first-class carriages.
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
Babam bir aşçılık yarışmasında bir yarışmacıydı ve birincilik ödülünü kazandı.My father was a contestant in a cooking contest and won first prize.
Emily konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.Emily won first prize in the speech contest.
O, o binanın birinci katında.It's on the first floor of that building.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Sadece birinci soruyu cevaplamak zorundasınız.You have only to answer the first question.
Birincilik ödülünü ya sen ya da ben alacağım.Either you or I will get the first prize.
Ya sen ya da ben birincilik ödülünü alacağım.Either you or I will get the first prize.
Birincilik ödülünü kazanan Janet'ti.It was Janet that won first prize.
Birincilik ödülünü kazandım.I've won first prize!
Birinci sınıf 8. 30'da başlar.The first class begins at 8:30.
Birinci kattaki koltukları isterim.I'd like seats on the first floor.
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira birincisi ikincisinden daha önemlidir.Health is above wealth, for the former is more important than the latter.
Allahtan, birincilik ödülünü kazandı.Luckily, I won first prize.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.To my great delight, he won the first prize.
Birinci dersimiz matematiktir.Our first class is math.
Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.My brother is a first-year student.
Birincilik ödülünü kazanabildim.I was able to win the first prize.
Birincilik ödülü için onunla yarıştım.I competed with him for the first prize.
Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.I didn't watch Star Wars episode 1.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazanma şansım vardı.I had the fortune to win the first prize in the speech contest.
Lisenin birinci yılındayım.I am in the first year of high school.
Üzgünüm, sana birinci sınıfta bir yer alamadık.I'm sorry we couldn't get you a seat on first class.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.
Kimin birinci geleceğini düşünüyorsun?Who do you think will come first?
Onun birincilik ödülünü kazandığı doğrudur.It is true that he won first prize.
O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.He got the first prize in a 100m race.
O birincilik ödülünü aldı.He took the first prize.
O, birincilik ödülü aldı.He got the first prize.
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.He won first prize at the spelling contest.
Yarışmada birincilik ödülü aldı.He got the first prize in the contest.
O, satranç turnuvasında birincilik ödülünü aldı.He carried off the first prize at the chess tournament.
O, birincilik ödülünün peşindeydi.He was after the first prize.
O, birincilik ödülü kazanacak.He will win the first prize.
Birinci sınıf bir şarkıcı olarak tanınıyordu.He was recognized as a first-class singer.
O sırada birinci.She is first in line.
O, birincilik ödülünü kazanmakla övündü.She boasted of having won the first prize.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.She won first prize in the speech contest.
Yarışta birincilik ödülünü aldı.She took first prize in the race.
O yeme yarışmasında birincilik ödülü aldı.She got first prize in the eating contest.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandığın için seni tebrik ederim.I congratulate you on winning first prize in the speech contest.
O, birincilik ödülünü kazanmaktan uzak.It's far from winning the first prize.
Oh, Tae, bu peynir bir birincidir!Oh, Tae, this cheese is a winner!
Yurt dışına gitmenin birinci ayının içinde o hasta oldu.Within one month of going abroad, he became sick.
Birinci sınıfın tüm hizmetlerini ve avantajlarını keşfedin.Discover all the services and advantages of first class.
İngilizce benim birinci dilim değil.English is not my first language.
Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.I never dreamed that I would win first prize.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod