biriktirmek ile cümle
biriktirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biriktirmekten hoşlandığım içinBây giờ, chuyện này không có gì bí mật.
Biriktirmekten hoşlandığım için이런 특성 때문에 저는
Biriktirmekten hoşlandığım içinזה לא סוד, כיוון שאני אוהב לאסוף דברים,
Biriktirmekten hoşlandığım içinالآن، فإن هذا ليس سرا، لأنني أحب جمع الأشياء
Biriktirmekten hoşlandığım için自然史博物館や
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.A co se stane podle tohoto scénáře je to, že lidé chtějí hromadit hmotný majetek.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Čo ľudia urobia v prípade takéhoto scenára? Jednoducho začnú hromadiť nejaké aktíva.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Ja niinpä tällaisessa tilanteessa ihmiset haluavat hamstrata kiinteää varallisuutta.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.W takim przypadku ludzie chcą gromadzić dobra materialne.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.І отже, що станеться в такій ситуації, коли люди вирішать збирати гроші.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Chcą mniej wydawać i więcej oszczędzać.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Chcú menej míňať a viac šetriť.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.De ville spendera mindre och spara mer.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Họ muốn tiêu ít và tiết kiệm nhiều.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Ils désirent dépenser moins et économiser plus.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.적게 쓰고 많이 저축하려고 합니다.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Querem gastar menos e poupar mais.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Quieren gastar menos y ahorrar más.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Sie wollen weniger ausgeben, und mehr sparen.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Vogliono spendere meno e risparmiare di più.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Vor sa cheltuie mai putin si sa economiseasca mai mult.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Ze willen minder uitgeven en meer sparen.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Θέλουν να ξοδεύουν λιγότερα και να αποταμιεύουν περισσότερα.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Те искат да харчат по-малко и да спестяват повече.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.Хотят меньше тратить и больше откладывать.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.הם רוצים לבזבז פחות ולחסוך יותר.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.يريدون أن يصرفوا أقل ويوفروا أكثر.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.でも システム的な観点からすれば
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Das Gehirn tut jedoch mehr als sich bloß erinnern.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.그러나 뇌는 단지 회상하는것 이상의 능력이 있습니다.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Ma il cervello non si limita solo a ricordare.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Mais le cerveau fait bien plus que se souvenir.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Mas o cérebro faz muito mais que lembrar.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Tapi otak tidak jauh lebih dari sekedar mengingat kembali.
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.Но мозъкът прави много повече от това само да си спомня.
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.-Du bara tjatar om att spara och spara!
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.Pensi sempre a risparmiare e non compriamo mai nulla!
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.Pořád jen šetřit, šetřit, vůbec nic si nemůžeme dovolit.
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.Und ständig redest du vom Sparen, wir kaufen nie etwas!
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.Zawsze mówisz o oszczędnościach, a nie możemy sobie na nic pozwolić.
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.Όλο οικονομίες κάνεις, σα γουρούνια ζούμε. - Τίποτα δε μπορούμε ν'αγοράσουμε.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak" Cok tesekkurler.ありがとうございました
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Een beetje geld verdienen en een winkel openen" was de Indische wegwerker.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Fare un po' di soldi e aprire un negozio", era l'operaio stradale indiano.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Geld verdienen und ein Geschäft eröffnen" war der indische Straßenarbeiter.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Keresni egy kis pénzt, és nyitni egy boltot", az indiai útépítő volt.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""돈은 좀 벌어서 가게를 열고 싶다." 인도에서 온 도로건설 근로자의 소원입니다.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Làm ra tiền và mở cửa hiệu" là của người công nhân làm đường Ấn Độ.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Să câştig nişte bani şi să-mi deschid un magazin" era cel al lucrătorului la drumuri indian.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Se faire un peu d'argent et ouvrir un magasin" du travailleur indien.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Tener algo de dinero y abrir una tienda" fue el trabajador hindú.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Vydělat trochu peněz a otevřít si obchod," přání indického silničního dělníka.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Zarobić trochę pieniędzy i otworzyć sklep", to od hinduskiego pracownika drogowego.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Να βγάλω χρήματα και να ανοίξω κατάστημα" ήταν η ευχή του Ινδού εργάτη.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Да спечеля малко пари и да отворя магазин" беше индийският строителен работник.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Заработать денег и открыть магазин" — это было желание индийского рабочего, строителя дорог.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""לעשות קצת כסף ולפתוח חנות" היה של עובד הכביש ההודי.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""كسب بعض المال و فتح متجر" كان هذا عامل الطرق الهندي.
(Hording yazmamalıydım, hoarding(biriktirmek) yazmalıydım.)l'augmentation des prix va pousser les gens à stocker des choses.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Aber einige waren zum Arbeiten gedacht, einige zum Spielen, und einige dienten dazu, Sammlungen aufzubewahren.