biriktirmek ile cümle
biriktirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.I am working to save for my college tuition.
Onun hayattaki amacı para biriktirmek.His aim in life is to save money.
Daha fazla para biriktirmek için sıkı çalıştı.He worked hard so as to save more money.
O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.He pinched and scraped for many years to save money.
Para biriktirmek için çok çalıştı.She worked hard in order to save money.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.She tried to carry out her plan to save money.
Kötü gün için para biriktirmek mantıklı.It is wise to save money for a rainy day.
O biraz para biriktirmek için çok çalıştı.He worked hard to save up some money.
Para biriktirmek için sıkı çalıştı.She's worked hard to save up money.
Tom para biriktirmek için bir yol arıyor.Tom is looking for a way to save money.
Tom para biriktirmek için yapabileceği her şeyi yapar.Tom does everything he can to save money.
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapar.Tom does everything he can to save money.
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor.Tom is doing everything he can to save money.
Tom para biriktirmek için mümkün olan her şey yapıyor.Tom is doing everything possible to save money.
Bunları biriktirmekteyim.I've been saving these.
Çok harcamak biraz biriktirmekten daha kolay.It's easier to spend a lot than to save a little.
Para biriktirmek neden önemlidir?Why is it important to save money?
Bu kadar parayı biriktirmek oldukça zor olacak.It'll be pretty hard to raise that much money.
Tom'un hobileri arasında satranç oynamak ve pul biriktirmek var.Tom's hobbies include playing chess and collecting stamps.
Eli açmak için bir başka yol da en az beş çift taş biriktirmektir.Another way to open your hand is with a minimum of five doubles.
Öğrenme Zorluğu Oyundaki amaç elinde aynı numaradan dört kart biriktirmektir.The principle objective of the game is to get four cards of the same number.
Bahşişleri ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir.He decides to save up enough money to buy a bicycle.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.For services to finance in Hong Kong.
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Forests absorb and then gradually release water.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.And what I'm going to talk about today is Save More Tomorrow.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Anyway, it was a time when I was mainly interested in collecting imaginary stories.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.His wish was to make some money and open a store.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""To make some money and to open a store" was the Indian road worker.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.And so what happens in the scenario like this is people want to hoard hard assets.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.But some were for working, some were for playing, some were for guys to collect their things.
Hep para biriktirmekten bahsediyorsun, hiçbir şey almıyoruz bile.You're always on about saving, yet we can't afford anything You've bought things
Fakat beyin biriktirmekten çok daha fazlasını yapar.But the brain does much more than just recollect.
Daha az harcayıp daha fazla biriktirmek isterler.They want to spend less and save more.
Yeterince servet biriktirmek muktedir asla Aslında emekli veya ne için hayatta yapmak istiyoruz.In order to compete in the New World Order. ...compete in this New World Order.
Evlerinizde yemekte ve biriktirmekte olduklarınızı size haber veririm.I will tell you what you devour and what you hoard in your homes.
Tek istediğimiz para biriktirmekti," diyor Tola.All we wanted was to save money," Tola says.
Her maçtaki amaç, diğer rakipleri eleyerek en yüksek puanı biriktirmektir.The object of each match is to accumulate the most points by eliminating other opponents.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.Dann kehrt er mit dem Geld nach Albanien zurück.
Yaşamdaki amacı para biriktirmektir.Son but dans la vie est d'accumuler de l'argent.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.Ce montant lui paierait un voyage aller et retour à Hong-Kong.
Bahşişleri ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir.In questo modo può comprarsi una nuova bici.
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.Оттуда они получили возможность в качестве беженцев перебраться в Австралию.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.Het geld spaart hij op om terug te keren naar Amerika.
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.W poszukiwaniu nowego życia emigruje do Australii.
Öğrenme Zorluğu Oyundaki amaç elinde aynı numaradan dört kart biriktirmektir.Gra polega na zdobyciu czterech kart jednakowej wartości.
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Odpadní voda se zachytává a následně likviduje.
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.Někteří dojíždějí za prací do Rakouska.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.香港返還までには出る。
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.オーストラリアにボランティアで働くために旅立つ。
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.彼は自分の持つカードを賢く使っている。
Eli açmak için bir başka yol da en az beş çift taş biriktirmektir.アクセルを除く、5種類の3回転ジャンプをこなす。
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.不能胡自己已打出的牌。
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Tie mohli neskôr zarobiť s vodou a pripraviť na použitie.
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.Niektorí dochádzajú za prácou do Rakúska.
Bahşişleri ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir.Postarala sa aj o výzdobu modrého salónu.
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.Küsija ei tohi küsida kaarte, mida tal endal käes ei ole.
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.중요한 것은 가능한 많은 현금을 비축해 두는 겁니다
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.لكن الفكرة الأساسية هي أن ندخر أكبر قدر ممكن من المال،
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.市場に参入したばかりのスタートアップが 技術革新に影響を与えることはほぼ無理だからです