biriktirmek ile cümle

biriktirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Beberapa untuk bekerja, lainnya untuk bermain, beberapa untuk tempat koleksi.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Certains servaient aux gars à rassembler leur collection.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Dar unele erau pentru muncă, altele erau pentru joc, altele erau pentru ca oamenii să-şi colecteze lucrurile.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.한편, 작업장 또는 취미생활을 위한 곳도 있었지요. 또 어떤 곳은 자기들의 수집품을 저장하는 곳이었지요.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Ma alcuni erano ambienti lavorativi, altri ludici, altri erano per collezioni personali.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Maar sommige waren om te werken, sommige om te spelen, sommige voor mannen om dingen te verzamelen.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Mas alguns eram para trabalho, outros para divertimento, alguns eram para colecionar coisas.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Men några var till för arbete, några för lek, några var till för killar för att samla på saker.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Mutta jotkut paikat olivat työskentelyä, jotkut pelaamista, ja jotkut miesten keräämiä tavaroita varten.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Některá určená k práci, jiná na hraní, jiná pro muže - sběratele.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Pero algunas eran para trabajo, otros para juego, algunas eran un lugar para coleccionar cosas.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Vài cái để làm việc, vài cái để chơi, vài cái để chứa đồ.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Αλλά μερικά ήταν για δουλειά, μερικά ήταν για παιχνίδι, μερικά ήταν για να μαζεύουν τα πράγματά τους.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Але деякі були для роботи, деякі для розваг, деякі були необхідними хлопцям просто, щоби розмістити свої речі.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.Но някои бяха за работа, други - за игра, някои - места за събиране на колекции.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.אבל חלק היו לעבודה, חלק למשחק, חלק היו מקום לגברים לאסוף דברים.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.ولكن بعضها كانت للعمل وبعضها كانت للّعب وبعضها كانت لرجال يجمعّون الأغراض.
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.何かを収集するための場所でもあるのです 自分が発見したことにただただ驚くばかりでした
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.C'était une époque durant laquelle je m'intéressais particulièrement à recueillir des histoires imaginaires.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Comunque, era un tempo in cui mi interessavo principalmente a raccogliere storie immaginarie.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.De todos modos, fué una etapa en que estaba interesado en coleccionar historias imaginarias.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Dù sao thì, đó là khoảng thời gian tôi chỉ chú tâm vào sưu tầm những câu chuyện tưởng tượng.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.In die tijd had ik vooral interesse voor het verzamelen van imaginaire verhalen.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.În orice caz, pe atunci eram interesat în principal să colecţionez poveşti imaginare.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.어쨌든, 이때 저는 상상의 이야기를 모으는 데 주로 관심이 있었죠.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Mindenesetre akkoriban főleg a képzeletbeli történetek gyűjtése érdekelt.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Nicméně byl to čas, kdy jsem se velmi zajímal o sběr snových příběhů.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.W każdym razie były to czasy kiedy byłem głównie zainteresowany kolekcjonowaniem wyimaginowanych historii.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Τέλος πάντων, εκείνη την περίοδο με ενδιέφερε κυρίως να συλλέγω φανταστικές ιστορίες.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.В любом случае, это было время, когда я в основном интересовался коллекционированием выдуманных историй.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Това беше време, когато основно се интересувах от събирането на въображаеми истории.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.בכל מקרה, זו הייתה תקופה בה הייתי מעוניין בעיקר באיסופם של סיפורים דימיוניים.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.على أي حال، في هذا الوقت كنت مهتما في الأساس بجمع القصص الخيالية.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.集めていました これは始めて描いた水彩画の
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Anh ấy ước kiếm được tiền và mở một cửa hàng.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Azt kívánta, hogy keressen egy kis pénzt, és nyisson egy boltot.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.El îşi dorea să câştige nişte bani şi să-şi deschidă un magazin.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Il suo desiderio era di fare un po' di soldi e aprire un negozio.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Jego marzeniem było zarobienie pieniędzy i otworzenie sklepu.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Jeho přáním bylo vydělat si peníze a otevřít obchod.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.그의 소원은 돈을 좀 벌어서 가게를 하나 내는 것입니다.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Sein Wunsch war es, etwas Geld zu verdienen und ein Geschäft zu eröffnen.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Son souhait était de se faire un peu d'argent et d'ouvrir une boutique.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Su deseo era tener algo de dinero y abrir una tienda.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti. Yetmis bes yasinda bir ciftci.75歳の農家です 彼女は道路の端でオレンジを売っていました
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Zijn wens was om wat geld te verdienen en een winkel te openen.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Η ευχή του ήταν να βγάλει λεφτά και να ανοίξει κατάστημα.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Его желанием было заработать денег и открыть магазин.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.Неговото желание беше да изкара малко пари и да отвори магазин.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.משאלתו הייתה לעשות קצת כסף ולפתוח חנות.
Onun dilegi biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmakti.كانت أمنيته أن يكسب بعض المال و يفتح متجر.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Dan yang ingin saya sampaikan pada hari ini adalah Menabung Lebih Banyak di Esok hari.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.És amiről ma beszélni szeretnék az a "Takarítsunk meg többet holnap".
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Et ce dont je vais vous parler aujourd'hui est Save More Tomorrow.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Hoje vou falar-vos sobre Poupar Mais Amanhã.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.그래서 제가 오늘 말하고 싶은 것은 '내일' 더 많이 저축하자는 것입니다.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Og det jeg vil tale om i dag er Save More Tomorrow.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Oggi vi parlerò di 'Save More Tomorrow'.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Şi astăzi vă voi vorbi despre cum să Economiseşti Mai Mult Mâine.
Ve bugün Yarın Daha Fazla Biriktirmek hakkında konuşacağım.Und heute werde ich über "Spare Mehr Morgen" sprechen.

İlgili Sayfalar