Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Кожен міністр повинен бути цивільною особою.
Ayrıca, öğrenciler spor etkinliklerine bireysel olarak da katılabilir.Ці спортсмени також можуть взяти участь в індивідуальних змаганнях.
Fakat, bireysel sistem seviyesinde sketchup kullanmışlardır.У стелі були розміщені плафони індивідуального освітлення.
Bireysel bilgisayarlarda birlikte oyun en az bir Xbox 360 kontrolleri olduğunda mümkündür.Спільна гра на персональному комп'ютері здійснюється тільки за наявності хоча б одного контролера Xbox 360.
Bireysellik bu akımda önemli bir öğedir.Клі в цьому процесі — важлива ланка.
Yazar romanda bireyselliğin araştırılmasını yapmaktadır.Книга Ірвіна Гофмана присвячена дослідженню взаємодії між індивідами.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Соціальний інтерес — один з концептів індивідуальної психології, запропонованих Альфредом Адлером.
Toplamda 28 etap kazanmıştır ve bunların 13'ü bireysel zamana karşı etaplarıdır.Vyhrál celkem 28 etap, z toho 13 byly individuální časovky.
Zira Bloch, bireysel aktörün sosyal güçlerle birlikte düşünülmesi gerektiğini savunuyordu.Bloch zastával názor, že jednotliví aktéři by měli být posouzeni spolu se sociálními silami působícími na ně.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tento obchodní model přilákal řadu investorů z veřejného i soukromého sektoru.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Pro soukromé osoby i společnosti jsou vydávány různé typy kreditních a debetních karet.
Bu özgürlük kullanıcının kendi bireysel ihtiyaçları doğrultusunda yazılımı değiştirebileceği anlamına gelir.Je volný v tom smyslu, že uživatel může měnit program k jeho individuálním potřebám.
100 metre bireysel karışığa ise 1:00.97'le başladı.Sjezd byl zahájen v 7.00 hodin SEČ ve výšce 1 947 metrů.
Bireysel Engel Atlama Yarışları'nda Olimpiyat'larda mücadele etmiştir.V soutěži jednotlivkyň se probojovala na olympijských hrách do čtvrtfinále.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Teorie vychází z principů a myšlenek individuální psychologie, jejímž zakladatelem byl Alfred Adler.
Deathmatch: Herkesin bireysel savaştığı oyun türü.Deathmatch - klasický mód hry všichni proti všem.
Yönetim kurulunun kararına bağlı olarak da bireysel üye olabilirler.Členem správní rady může být i právnická osoba.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Vystavuje kolektivně i samostatně.
Yarış iki adet bireysel zaman yarışını içermektedir.Mistrovství jednotlivců sestává ze dvou závodních dní.
Bu yöntemler bireysel nükleotit pozisyonlarının evrim sırasında beraberce değişmeleri irdelenir.Tímto způsobem jsou minimalizovány dipólové interakce během přechodného stavu reakce.
Bu yüzden rakamlar bireysel sembollerle ve sayılar da bu sembollerin ardışık yazılmasıyla ifade edilmektedir.Velká písmena a číslice se zapisují pomocí těchto písmen s tím, že jim předchází speciální symbol.
Bu ya bireysel ticarette ya da müşterilerin vekâletinde ortaya çıkar.Výsledkem jsou pak silná obchodní i osobní pouta se zákazníky.
Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma hakkı veriliyor.Návrh Ústavnímu soudu může podat ten, kdo prokáže právní zájem na věci.
Ancak SuperSonics, takımı oyuncusunun bu bireysel performansına rağmen sezonu 30 galibiyetle noktaladı.Fleminga přes všechny úspěchy Sekce 30 stále měli za fantastu.
Ayrıca, her öğrenci spor etkinliklerine bireysel olarak katılabilir.Všichni se pak mohou stát aktivními společníky sportovně založených rodin.
Kategoriye galaksi çiftleri dahil edilse de kategorideki cisimlerin pek çoğu bireysel galaksilerdir.Další členové Místní skupiny galaxií jsou na výše uvedených galaxiích gravitačně nezávislí.
1926'dan itibaren tüm şampiyonalarda erkekler bireysel epe, flöre ve kılıç müsabakaları yer almaya başladı.Na olympijských hrách startoval v roce 1936 v soutěži jednotlivců a družstev v šermu fleretem a šavlí.
Toplam risk bireysel sınıf risklerinin toplamıdır; aşağıya bakınız.Riscul total este suma celor individuale de clasa a riscurilor; a se vedea mai jos.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Acest model de business a atras mulți investitori, privați și de stat.
Paintball, kişilerin bireysel olarak ya da takımlar halinde rakiplerini yenmek için yarıştıkları bir spordur.Paintball este un sport la care jucătorii participă individual sau în echipă.
1985 Gençler Dünya Eskrim Şampiyonası , Bireysel ve Takım olarak.La Campionatul Mondial de Scrimă din 1985 a fost vicecampion atât la individual, precum și pe echipe.
Gossard, bireysel çalışmalara yöneldi.Huffman a trecut la acțiuni individuale.
Uzman kurumlardan yardım alınabildiği gibi çeşitli bireysel finans yazılımları da kullanılabilir.Diferite organizații străine au trimis ajutoare materiale, așa cum erau ajutoarele medicale.
Etapların bazıları takım ya da bireysel zamana karşı olabilir.Totuși, în unele zile se programează etape contratimp, individuale sau pe echipe.
Hiç takım yoktu; tüm katılımlar bireyseldi.Uniformitatea nu a putut fi evitată, toți sunt la fel.
Oyuncular bireyseldir yani takım yerine kendileri adına oynarlar.Jucătorii nu se asociază, jucând individual.
Bireysel iş sözleşmeleri Toplu iş sözleşmesiEconomie subterană Condiții de muncă Zi de muncă Contract de muncă Exploatare prin muncă
Tor bireysel amaçlar için kullanılmakla kalmaz.Tebaina nu este utilizată în scopuri terapeutice.
Bireysellik bir puttur.Principiul Individualizării.
SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır.Socionica distinge relații dintre tipuri după gradul de confort.
1984'te bireysel olimpiyat şampiyonluğunu kazandı.În anul 2000 câștigă la individual Campionatul Olimpic de ciclism rutier.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Ez az üzleti modell rengeteg befektetőt igényelt az üzleti és privát szektorból egyaránt.
Aşağıda Bireysel K-pop sanatçıların listesi verilmiştir.Ez a lista az egyéni K-pop előadókat tartalmazza.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Egyéniben és csapatban.
Bireyler kolektif bilincin kıskacından kurtulur ve bireyselliğini ve kişiliğini daha rahat ortaya koyar.Egyre kevesebb embert érdekel saját lelkének vagy lelkiismeretének tisztasága.
Bireysel Engel Atlama Yarışları'nda Olimpiyat'larda mücadele etmiştir.Az olimpián megnyerte az egyéni versenyt.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Az esetek természetesen mindig egyéni elbírálást igényelnek.
Etap 19, bir Bireysel zaman yarışıydı, genel klasmanı değiştirmek için son şanstı.Megnyerte a 19. szakaszt, a verseny utolsó egyéni időfutamát.
Ayrıca bu terapi, daha az zararlı davranış bozukluklarının bireysel tedavilerinde de kullanılmıştır.Ez a forma azonban nem megfelelő az egyéni magánpraxisban folytatott terápiás kezelések esetében.
Bireysellik bir puttur.Az individualitás kérdése.
Aynı zamanda kişiyi kendisi kılan unsurdur, yani bireysel kişiliktir.A nevelés fő tárgya az egyén, mi több, a személyiség.
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Szinte minden egyes írásában azt követelte, hogy a nők is részt vehessenek a politikai és társadalmi vitákban.
Oyunculuk kariyeri boyunca birçok bireysel ödül kazandı.Pályafutása során több egyéni díjat is nyert.
Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.Ensimmäisenä otettiin huomioon kunkin henkilön ravinnon tarve.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Yksilö- ja joukkuekatassa.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tämä liikemalli veti puoleensa monia sijoittajia niin yksityisistä kuin instituutioistakin.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Arvot erilaistuvat ja yksilöllistyvät.
400 m bireysel karışıkta ise 8. sırada yer almıştır.400 metrin aitajuoksussa hän sijoittui kahdeksanneksi.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.Hän osallistui myös yksilökilpailuun 600 metrin vapaakiväärissä.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Katso lisätiedot kustakin artikkelista.