Kadınlar bireysel okçuluk yarışmasının sıralama turunda ise 17. sırada yer aldı.Lisäksi hän osallistui siellä kalvan yksilökilpailuun jääden 17. sijalle.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Lisäksi on osavaltiokohtaisia edistysohjelmia.
Bunların çoğu da, bayrak yarışları gibi türleri olsa da, bireysel sporlardır.Kilpailuja on niin yksilökilpailuja kuin joukkuekilpailuja.
Çin hisse senetlerinin %80'i bireysel yatırımcılara ve birçok acemi sahibine aittir.Noin 20 prosenttia Soneran osakekannasta myytiin koti- ja ulkomaisille yksityishenkilöille ja sijoittajille.
Bireysellik bir puttur.Yksilöllisyyden kiinteytyminen.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Jokainen jakso nähdään aina eri henkilön näkökulmasta.
1956 ve 1964 yılları arasında Sovyet takımı ile 4 tane, bireysel ise 14 olimpiyat madalyası kazanmıştır.Ανάμεσα στο 1956 και το 1964 κέρδισε 14 ατομικά ολυμπιακά μετάλλια και τέσσερα ομαδικά.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Η δραστηριότητα γίνεται είτε ατομικά είτε ομαδικά.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Δεν θεωρούνται πάντα διαφορετικές ουσίες.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Βλέπε τα αντίστοιχα άρθρα της ομάδας για περισσότερες πληροφορίες.
Bu ortam, hem bireysel hem de işbirlikçi öğrenme ortamı sağlar.Αυτή η προσέγγιση είναι αποτελεσματική τόσο για την ατομική μάθηση ,όσο και για την κοινωνική υποστήριξη.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Læs venligst de individuelle produkters artikler for mere information.
Bu yılın başlarında B1A4 üyeleri bireysel aktivitelerine odaklandılar.I starten af 1999 fik A4 B5 sit egentlige facelift.
Müsabakalar 10 dalda (6 Bireysel 4 Takım) yapılmıştır.Der blev fægtet i ti øvelser (seks individuelle og fire hold).
Metal üzerindeki her bir atomu bireysel olarak gözlemleye izin verir.STM gør det muligt at se de enkelte atomer på overfladen af materialer.
Cinsiyet gelişimi, cinsiyetin bireysel ve çok yönlü olarak kendine nasıl yön verdiğidir.Det er individuelt, hvilke senfølger det enkelte menneske udvikler og i hvilken grad.
Son haftada iki tane Bireysel zaman yarışı vardı.Der var to sessioner af konkurrencer hver dag.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.De sidder enkeltvis eller i grupper.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Diverse kredit- og købekorttyper udstedes til private og virksomhedskunder.
Bireysel iş sözleşmeleri Toplu iş sözleşmesiUdkast til: Ansættelseskontrakt for funktionær
Bu durum bireysel girişimciler tarafından dönüştürülen araç sayısında bir artışa öncülük etti.Derved skete en stigende spredning af befolkningsvæksten, fremmet af privatbilerne.
Kariyeri boyunca bireysel ödüller almıştır.Hun fortsatte med at modtage priser gennem hele sin karriere.
Fakat, bireysel sistem seviyesinde sketchup kullanmışlardır.Spillet gør i personskabelses fasen brug af SPECIAL Systemet.
19. yüzyıl sonlarında bu dans, çiftlerin icra ettiği danzón dansında bireyselleşmiş bir hal aldı.I den niende uge dansede parrene én af deres individuelle danse.
Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür.Individualisme er en etisk, politisk og social filosofi som omhandler individuel frihed.
Toplam risk bireysel sınıf risklerinin toplamıdır; aşağıya bakınız.Eventulle medejeres andel af resultat og egenkapital medtages særskilt – se afsnittet minoritet.
Hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında faaliyet göstermektedir.Brand Liv og Pension arbejder med livsforsikringer og pensionsopsparinger.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Bønnen blir fulgt av en preken (khutba) som man ikke er pålagt å høre.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.De må bli borgere hver for seg.
Kadınlar bireysel okçuluk yarışmasının sıralama turunda ise 17. sırada yer aldı.Han kom på 17.-plass i den individuelle trapkonkurransen.
Etaplar * bireysel zaman yarışıydı.Herfra var konkurransen individuell.
Son haftada iki tane Bireysel zaman yarışı vardı.To ganger i uka var det streikemøte.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Sosialt nederlag er en form for sosialt stress.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Flere egyptiske jøder spilte en rolle i Egypts nasjonalisme.
Bireysel yıldızlardan oluştuğuna karar verilen ilk yıldız kümesidir.De forgylte stjernene må anskaffes av den enkelte.
Seansın süresi, hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenir.Behandlingen retter seg etter den enkelte pasients spesielle behov.
O ayrıca 20. etapta Bireysel zaman yarışı' nı kazanmıştı.Han kom på 20.-plass i det individuelle rennet.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Han ble nummer 5 i det individuelle løpet.
400 m bireysel karışıkta ise 8. sırada yer almıştır.Individuelt deltok hun også på 400 meter, der hun kom på 8.-plass.
Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür.Individualisme er en etisk, politisk og sosial filosofi som vektlegger individuell frihet.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.De øvrige 50 % av aksjene var da eid av en lang rekke private- og institusjonelle investorer.
Her 1000 bireysel üye Komitato için bir üye seçebilir.Per 1.000 anggota individu, anggota perseorangan dapat memilih salah satu anggota ke Komitato.
Bireysel Üyelerin yanı sıra, 17 adet ulusal Esperanto organizasyonu da UEA ile bağlantılıdır.Selain itu, terdapat 70 organisasi Esperanto nasional yang berafiliasi dengan UEA.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Doa adalah ibadah yang harus ditujukan kepada Allah dan tidak boleh ditujukan kepada selain-Nya.
PLB (Personal Locator Beacons/Bireysel yer belirleme vericileri) Bireysel kullanım için.Personal Locator Beacon (PLB) untuk penggunaan perorangan.
Müttefikler ise bireysel topluluklar halinde bulunmaktadır.Selain itu juga bermakna: Kaum yang berkumpul atas suatu perkara.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Berdaulat, berdikari dan berkepribadian.
Başka bir deyişle bireysel atomlar enerjiyi az ya da çok teslim edebilir ancak onların frekansına bağlıdır.Dengan kata lain, foton dapat menghasilkan cahaya lebih banyak atau lebih sedikit tergantung frekuensinya.
Bireysellik bir puttur.Terj: Sikun Pribadi.
Anormal sonuçlar bireysel elektronların olması durumunda oluşur.Efek induktif terjadi karena adanya perbedaan keelektronegatifan.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Setiap manusia adalah individu yang unik.
Bireysel geliştiriciler 19 $ USD ve şirketler ise 99 $ USD-ye kayıt edebilir.Các nhà phát triển cá nhân có thể đăng ký với giá 19 USD và các công ty với giá 99 USD.
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Chuẩn bị hồ sơ nhân viên và chính sách cá nhân.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.Cải tiến liên tục về cách cá nhân hoạt động.
1956 ve 1964 yılları arasında Sovyet takımı ile 4 tane, bireysel ise 14 olimpiyat madalyası kazanmıştır.Giữa năm 1956 và 1964, bà đã giành được 14 huy chương Olympic cá nhân và bốn huy chương đồng đội.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Mọi công dân đều có thể được chọn làm thành viên.
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.Cầu nguyện có thể là cá nhân hoặc xã và nơi công cộng hay riêng tư.
Daha sonralarda üyelerin bireysel tanıtım videoları da yayınlandı.Sau đó các đoạn video biểu diễn cá nhân của các thành viên đã được đăng tải lên mạng.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Bản thân hiện hữu có tính hữu hạn và tính đặc thù.
Maçta takım rekorlarının yanında kırılan bireysel rekorlar da vardı.Ngoài các kỷ lục của đội tuyển, trận đấu cũng chứng kiến những kỷ lục cá nhân bị phá vỡ.