Bunlar genelde bireysel çabalar değildi.These were typically not solitary efforts.
DJ: Bu bireyselciliği... ...hayvanların her türünde... ...özellikle de kedilerde bulduk.Now we've found these individualisms in all sorts of animals, in particular in the cats.
Lütfen aşırı bireysel özgürlükçüyüm diyorsanız elinizi kaldırın.Please raise your hand if you'd say you're libertarian.
Bu 50,000 bireysel parçadan oluşan bir oyun. Buna başalama kararı aldığımda çıldırmış olmalıyım.I was crazy when I decided to start it, but I'm in the middle of it now.
Modern liberal bir bireyselciyeIf you said to a modern liberal individualist,
Çok bireysel bir tarzın varmışI've heard of your individualistic style
Yani kültürümüz bireysellikle ilgili çok romantik fikirlere sahiptir.So we have a lot of very romantic ideas in our culture about individualism.
Ve aslında bizim ülkemizde çok romantik bir bireysellik fikri üzerine kurulmuştur.And our nation's really founded on a very romantic concept of individualism.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.That nagging dread of self-hood didn't exist when I was dancing.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.I was starting to be friends and get to know their personal stories.
Elimizde rasgele bireysel içgörülerden oluşan bir koleksiyon vardı, ama bütünsel bir model yoktu.We merely have a collection of random individual insights without an overall model.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.These are people who believe that they are individually capable of changing the world.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Individuality will be emphasized rather than uniformity.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Maybe, in fact, emotions have a collective existence, not just an individual existence.
Görüntülemeyi yoğunluğa göre bireyselleştirmemiz gerek.We need to individualize screening based on density.
Şehirler kutlamanın, bireysel ifadenin mekanları.Cities are places of celebration, personal expression.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Yeah, but there were hundreds of individuals, obviously, who made that a reality.
Yani mümkün olan tüm fırsatlardan bireysel eylemleri desteklemek için yararlanacağız.So, utilizing all of these ways to inspire individual action.
Milgram'ın çalışması bireysel otoritenin insanları kontrol etmesi hakkında.Milgram's study is all about individual authority to control people.
Kendinin bireysellikten çıkması. Kişisel sorumluluğun dağılması.Diffusion of personal responsibility.
Şiddet bir hastalıktır. Engizisyondan beri bu problemlere bireysel düzeyde çözüm arıyruz.Since the Inquisition, we've been dealing with problems at the individual level.
Kesin bir ifadeyle, makine bireysel kameraların pikselleri aracılığıyla görüyor.In a certain sense, the machine is seeing through the pixels of individual cameras.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.On closer scrutiny, you might recognize... ...individual, intelligent beings.
Kaç kişi burada bireysel emekliliğin var mı?How many people here have got a pension?
Bu arada, bireysel tasarruf aniden düştü.And in the mean time, personal savings absolutely plummeted.
Ya bireyselleştirilmesi gerekiyorsa?What if it can't be scaled up?
"benim" yerine "bizim" gelir ve bireysel inanç merkezi önemini yitirir."my" becomes "our" and individual faith loses its central importance.
Ve sıradan hayatlarımızda bireysel olarak varoluyoruz.And in our ordinary lives we exist as individuals.
Bireysel arzularımızı tatmin etmek istiyoruz.We want to satisfy our individual desires.
Bireysel hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz.We pursue our individual goals.
- Bireysel inançların beni ilgilendirmiyor.[Black] (God) doesn't care about our individual ears???
Bireysel torrentlerin hız sınırlarını belirleSet the speed limits of individual torrents
Bireysel girdi dosyalarını dışa aktarExport individual entry files
Eğer işaretliyle, her bir girdi için bireysel dosyalar yaratılacaktır.If checked, individual files will be created for each entry.
Bireysel sözcük dağarcığı sütunlarının gösterilmesini aç/ kapatToggle display of individual vocabulary columns
Ateş topu bireysel çerçeve genişliğiFiring cannon individual frame width
Ateş topu bireysel çerçeve boyuFiring cannon individual frame height
Bireysel ateş topu çerçevelerinin sayısıNumber of individual firing cannon frames
Patlayan top bireysel çerçeve genişliğiExploding cannon individual frame width
Patlayan top bireysel çerçeve boyuExploding cannon individual frame height
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıNumber of individual exploding cannon frames
Vakıf, her yıl 28 Eylül'de Bireysel Silahsızlanma Günü'nü kutluyor.The Foundation observes Individual Disarmament Day every year on 28 September.
Bilim ve Teknoloji: Zagreb'de bireysel kullanıma yönelik ilk kök hücre bankası açıldıScience and Technology: First stem cell bank for individual use opens in Zagreb
Daha sonra ise bireysel ve toplu terapi şeklinde psikolojik destek veriyoruz.Then psychological assistance, individual and group therapy.
Sözlerine, her ülkenin elde ettiği başarinin bireysel olarak değerlendirileceğini ekledi.Every country will be judged individually in terms of progress made, he added.
Miloyciç, "Bu safhada bizden sadece bireysel kurmay subayları göndermemiz istendi."At this stage, we have been asked to send only the individual staff officers.
Yunan bilim insanlarının buluşu bireysel kalp krizi riskini değerlendiriyorInnovation by Greek scientists assesses individual heart attack risk
Romen Sandra İzbasa ise bayanlar bireysel genel klasmanda gümüş madalya aldı.Romania's Sandra Izbasa won the silver in the women's individual all-around event.
Bulgaristan'ın bireysel kategorilerde aldığı en kötü puan 3,75 ile yolsuzluk alanında oldu.Bulgaria's worst score in the individual categories was for corruption -- 3.75.
Artık insanlar daha bireysel yaşıyor.People stand on their own.
Oancea'ya göre, yeni özel sistem "bireysel sorumluluğu artırıyor".According to Oancea, the new private system "increases individual responsibility".
Kaliteli bireysel oyuncu sayısı daha fazlaydı.There were more quality individual players.
Bölgedeki her ülke belli alanlarda özel ve bireysel olarak [uzman] konumunda.Every country in the region is special and is individually [expert] in certain areas.
Miladinovski Atina'da 100m kelebek ve 200m bireysel karışık stilde yarışacak.In Athens, Miladinovski will compete in the 100m butterfly and 200m individual medley.
Spor ve antrenmanlar için bireysel ve ortak kullanımlı fitness salonları da otelde yer almaktadır.Private and common fitness centers for sports and training are also available at the hotel.
Seri devrelerdeki rezistörlerin toplam rezistansı her bir rezistörün bireysel toplamına eşittir.The total resistance of resistors in series is equal to the sum of their individual resistances:
Her resistördeki bireysel akım Ohm kanunu ile bulunabilir.The current in each individual resistor is found by Ohm's law. Factoring out the voltage gives
Öğrenme hem bireysel hem de ilişkisel bir süreçtir.Learning is both an individual process and a relational process.
Bireysel müşteriler ve ekipler için üç epistemolojik perspektif sunar.[1]It provides three epistemological perspectives on individual clients as well as teams.[1]
Dünya Kupası bireysel podyumlarıWorld Cup individual podiums