Ana içeriğe geç
Sözlük

bireysel ile cümle

bireysel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2005'te "bireysel şampiyona" denilen yeni bir yapı getirildi.In 2005 a second set of championships was introduced, titled the "individual championships".
Müsabakalar 10 dalda (6 Bireysel 4 Takım) yapılmıştır.40 questions (10 per team member), 4 points each.
Bunlar ise, sayısız bireysel dünya görüşünden çok daha azdırlar.They are therefore much less concerned with security matters of an international level.
Çin hisse senetlerinin %80'i bireysel yatırımcılara ve birçok acemi sahibine aittir.80% of Chinese stocks are owned by individual investors, many novices.
Sleigh'in tasvirleri bir şekilde idealleştirilmiş olsa da büyük ölçütte bireysel kalmıştır.While somewhat idealized, Sleigh's figures remain highly individualized.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Her best individual finish was fifth in 10 km event.
Facebook için Docs.com, bireysel kullanıcıları (ör.Docs.com for Facebook was targeting individual users (e.g. students).
Bireysel etkinliklte ise 6. sırada yer aldı.In the individual jump, she came in sixth.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.See the individual products' articles for further information.
Sonuçta insanın bireyselliği ve ahlakı para için bir araç olmaktadır.The consequence is that human individuality and morality becomes a vehicle for money.
Ayrıca dini konularda bireysel tavır farklılığı istenilen bir durum değildir.It has also been argued that sexual desire is not a distinct phase in sexual response.
Bazı bireysel anarşizm taraftarlarınca sevilmiş ve saygı görmüşlerdir.While there was no great passion, they loved and respected each other.
Bir takım olarak, bireysel becerilerinin uyumu onları yenilmez kılıyor.Leading the fight: one man fate has made indestructible.
Ryan Lochte, 400 metre bireysel karışık ve 4x200 metre serbest stil bayrak şampiyonu.Ryan Lochte, winner of the 400-metre individual medley and 4×200-metre freestyle.
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Carrying out collective and individual training.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.Карьера — это постоянное развитие личности.
Dünyevi dans iki grup dansı ve bireysel performansları içerir.Couples dances include the two step and owl dance.
Bireysel suçlar ve bilişim suçları.Crimes and Misdemeanours.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.They did not view the land as something to own.
Devletçiler hem iktisadi hem de bireysel alanda daha çok hükûmet kontrolünü savunur.Authoritarians favor a lot of government control in both the personal and economic areas.
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.It may be practiced individually, within a family, socially, or in public.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Addictive individuals feel highly insecure when it comes to relationships.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Individual and Team Honors.
Fakat şu an bireysel alarak birkaç madende bireysel olarak küçük çaplı üretim yapılmaktadır.In some countries, that has led to a removal of at least individual installations.
Bireysellik bir puttur.A personal response.
Meilutytė'nin 200 m bireysel karışıktaki ilk performansı 2:15.10'du.His time in the 200 m backstroke was 2:00.52.
Etap 19, bir Bireysel zaman yarışıydı, genel klasmanı değiştirmek için son şanstı.The stage 19 individual time trial was the last chance for any changes to the overall standings.
Bireysel yıldızlardan oluştuğuna karar verilen ilk yıldız kümesidir.It was the first globular cluster in which individual stars were resolved.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.He reached the 400 m hurdles semi-finals at the competition.
Bu yöntemi kullanmanın avantajı kütlenin bireysel bölümlere oranı oldukça düşürülmüş oluyordu.This very personal hiding spot proved sufficient.
Bireysel arıcılık da yapılır.Individual membership is also provided.
2011 Avrupa Eskrim Şampiyonası'nda takım halinde 2012'de ise bireysel olarak şampiyon olmuştur.At the European Championship 2014 in his own country, he was Vice-European champion.
Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma hakkı veriliyor.All citizens will be able to file a petition with the Constitutional Court.
Grup Takvimi - bireysel takvime ek olarak grupların tarihlerini gösteren bir takvimdir.Group Calendar – a calendar showing dates of groups in addition to individual calendars.
O yarışmada 100 m sırtüstü ve 200 m bireysel karışık yarışını kazandı.There he competed in the individual 100-metre and 200-metre backstroke.
Bu durumda bireysel kimlikle sosyal kimliği birbirinden ayırmak gerekir.Again, the individual must be disabled under the Social Security definition.
Dünya şampiyonaları çerçevesinde 7'si bireysel olmak üzere toplam 9 madalya kazanmıştır.Croatia and France won 9 overall medals each.
İlk Bireysel Dünya Şampiyonası 1963'te Budapeşte'de yapıldı.The first World Championships for individual rhythmic gymnasts was held in 1963 in Budapest.
Son haftada iki tane Bireysel zaman yarışı vardı.It was a two-week-long competition.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Additional interdisciplinary programs are offered as well.
Tanrı, sadece kainat için başka bir isim mi? hiç bir bireyselliği olmayan?Is God just another name for the universe, with no independent existence at all?
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.I can't; you can't, as individuals; but we can change the world.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.But it wasn't just individuals.
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan.You talk of individuallity like there is such a thing. There isn't.
Elimizde rasgele bireysel içgörülerden oluşan bir koleksiyon vardı ama bütünsel bir model yoktu.We merely have a collection of random individual insights without an overall model.
Sıralama şöyle: ego, bireysel ruh, Atman.It goes: ego, individual soul, Atman.
Ve bireysel ruhtan Atman'a giden yol, tanrısal lütuf gerektiriyor.And the individual soul to the Atman is a step that needs grace.
Bireysel çalışmanın gücü böyledir.Such is the power of self-study.
Onlar öğretme ve öğrenmeyi bireyselleştiriyorlar.One is this: they individualize teaching and learning.
Gayet bireyselleştirilmişler.They're very personalized.
Sanırım özellikle buradaki dinleyiciler bireyselliğin önemini anlayabilirler.So I think this audience in particular can understand the importance of individuality.
Dahası, bizim için bireysel olarak ne yaptığımızı bilmek zor.Yet, it's hard for us to individually know what to do.
Gökyüzünde gösterilmiş bireyselliği.Its individuality, demonstrated in the skyline.
Sonra, kullanicilar kendi bireysel izleme listelerini olusturabilirler.And then users can set up their own personal watch list.
Şimdi onlar bağlı değil, bu yüzden onları bireysel varlıklarmış gibi düşünebilirsiniz.Now they're not attached, so you kind of consider them their own individual entity.
Bugün, bireysel olarak ne yapabileceğimiz üzerine odaklanmak istiyorum.Today I want to focus on what we can do as individuals.
Bireysel ve toplumsal sağlığın menfaati için,To suggest that in the interests of personal and human health
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.In America, the primary locus of choice is the individual.
Ancak bireysel çabalarındansa birlikte çalışmaları doğal olarak daha az zaman alıyor. . .Takes them 8 hours. But it makes sense that combined they're going to take
Sonra tüm rekabetleriyle, takım ve bireysel çalışmalarıyla tam bir Amerikan yolu izledim.So then I went the whole American way, with competitions, team and individual.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod