Ajans iç muhalefeti yönetmek ve rejimin bireysel üyelerinin çıkarlarını korumak için kullanılır olmuştur.Създадена е Национална доброволческа милиция, която да следи дейността на противниците на режима.
Bu takımların oluşumunda Genin’in bireysel yetenekleri baz alınır, böylece takımlar arasında bir denge olur.Sastav tima je određen prema pojedinačnim sposobnostima Genina, tako da se održi ravnoteža između timova.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Molimo pogledajte pojedinačne proizvode te članke za dodatne informacije.
Ülke genelini bireysel silahlanmadan arındırdı.Osobno su razdužili oružje HVO.
Daha sonralarda üyelerin bireysel tanıtım videoları da yayınlandı.Članovi sastava su također naknadno ubačeni u video.
Karşılıklı yarar esasını benimseyen şirket bireysel ve kurumsal tüm sınıfları içinde barındırıyordu.Samoubojstvo je zastupljeno proporcionalno, unutar svih razina i skupina zajednice.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Zastupao je načelo ekonomskog izjednačavanja ljudi kao temelj društvene harmonije.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Rastu u skupinama ili pojedinačno.
Her 1000 bireysel üye Komitato için bir üye seçebilir.Na svakih 10.000 stanovnika se birao jedan zastupnik u oblasnoj skupštini.
Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma hakkı veriliyor.Svi građani imaju pravo predložiti prijedloge pred pokrajinskom skupštinom.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tento podnikateľský model prilákal mnoho firemných aj súkromných investorov.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Vždy sa prihliada na individuálnosť jednotlivca.
Hiç takım yoktu; tüm katılımlar bireyseldi.Netrvalo dlho a všetci sa delili o jeden byt.
Bireysel e-postalar geçilebilir.Je možné digitálne podpísať email.
Etaplar * bireysel zaman yarışları.Dostihy je individuálny šport.
Hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında faaliyet göstermektedir.Pôsobí v segmentoch životného a neživotného poistenia.
2. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları karar bağlar.Nález Ústavného súdu SR č. II.
Bu süre hayvanın ırkına ve bireysel direncine göre uzayıp kısalabilir.V budúcnosti zúri boj medzi ľudskou a mimozemskou rasou.
Feminist olmayı yeniden tanımlaması çerçevesinde "bireysel" bir harekettir.Prostredníctvom socializácie ako celoživotného procesu sa jedinec stáva osobnosťou.
Moskova'da bireysel olarak bu kez final grubuna kalan sporcu, karşılaşmaları beşinci bitirdi.Víťazstvom nad Prešovom v poslednom kole sa to Zvolenčanom podarilo, skončili piaty.
Bireysel geribildirim alınarak puanlandığında, bu özellikler yüzdeli biçimde gösterilirler.Keď ju tak hrajú ľudia, vyznieva naozaj špecificky.
Elementer sigorta, hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında sigorta acenteliği yapmaktadır.Je to poistenie na zabezpečenie príjmu v starobe a pre prípad úmrtia.
Böylelikle de trenin merkezindeki hız, herhangi bir vagonun bireysel hızını geçmektedir.Na ta način hitrost središča vlaka presega hitrost vsakega posameznega vagona.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Ta poslovni model je pritegnil številne industrijske in zasebne vlagatelje.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Vsak človek bi bil tako državljan sveta.
O ayrıca 20. etapta Bireysel zaman yarışı' nı kazanmıştı.Tam je na tekmi posameznic bila uvrščena na 20. mesto.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Njena najslabša rezultata sta bili dve uvrstitvi na deseto mesto.
Roger, eğlenceye ve bireysel zevklerine düşkün, espritüel bir karakterdir.Je politični vodja, ki mu ni mar nič drugega kot lastna dobrobit in zabava.
Bu dönemden sonra Antik Filistinlerin tarihine dair kayıtlar halktan ziyade bireysel şehirler hakkındadır.Najzgodnejši zapisi iz faraonskega obdobja že opisujejo posamezne okvare delavcev.
Takım ya da bireysel olarak yapılabilir.Izvaja se ga lahko individualno ali skupinsko.
Bu yapı genel resaptakulum üzerinde bireysel çiçeklerin tabanında bulunur.Na cvetišču so lahko ščetinasti predlisti posameznih cvetov.
Toplam risk bireysel sınıf risklerinin toplamıdır; aşağıya bakınız.To podobno velja za vse stvarje pravice na tuji stvari (glej spodaj).
Bireysel özgürlük konusunda ise liberallere yakındırlar.Palyginti su kitomis Liberijos etninėmis grupėmis, liberai labiau išsilavinę.
Bu Komite, bir bütün olarak EPSA Bireysel Hareketlilik Projesi’nin (IMP) gelişmesi yararına çalışır.IMP Tarybos koordinatorius dirba siekdamas plėtoti EPSA Individualaus mobilumo projektą (IMP), kaip visumą.
Koloniler hâlinde yuva yaparlar ancak bireysel çiftler tek eşlidir.Sudaro kolonijas, tačiau rasti tik pavieniai individai.
Deathmatch: Herkesin bireysel savaştığı oyun türü.Deathmatch – režimas, kuriame žaidėjai kovoja tarpusavyje.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Auginamas pavieniui arba grupėmis.
Aynı zamanda kişiyi kendisi kılan unsurdur, yani bireysel kişiliktir.Ji viskas, kas padaro žmogų unikalų, panašiai kaip asmenybė.
Bireysel iş sözleşmeleri Toplu iş sözleşmesiIndividualūs darbo teisiniai santykiai.
Fakat, bireysel sistem seviyesinde sketchup kullanmışlardır.Aukščiau aprašyta žmogaus virškinimo sistema.
Etaplar * bireysel zaman yarışları.Meksikos etapo individualaus persekiojimo rungtyje.
Bireysel haklar, bireylerin devlet ve diğer bireyler karşısındaki hak ve özgürlükleridir.Konstitucinė teisė įtvirtina žmogaus ir piliečio teises ir laisves.
Bireysel Engel Atlama Yarışları'nda Olimpiyat'larda mücadele etmiştir.Lietuvos rinktinės sudėtyje dalyvavo olimpinėse žaidynėse.
Bireysellik bir puttur.Individualistų paroda.
Etaplar * bireysel zaman yarışları.Võistlejad võistlusrajal (individuaaldistants).
Boşta geçen bu süreçte çalışmalarına bireysel olarak devam etti.Neid vabu tunde kasutas igaüks omal moel.
Özel şirket, herhangi bir şahsa veya bireysel bir yatırımcıya ait olan ticari şirkettir.Ettevõtte aktsionär on füüsiline isik või juriidiline isik, kes omab selle ettevõtte aktsiaid.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.Individuaalse arengu soodustamine.
Testin eksikliklerini bilen bir kişi gözleminde kişiler bireysel olarak testi doldurabilir.Seega võib süsteemi, mis suudab seda testi läbida, lugeda inimeseks.
Gaudin buradaki bireysel mücadeleye yine final grubunda veda etti.Tol õhtul jätsid Goebbelsid hüvasti oma kaaskonnaga.
Bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir.Sotsiaalliberalismis püütakse leida tasakaalu indiviidi vabaduse ja ühiskondliku õigluse vahel.
Ayrıca, her öğrenci spor etkinliklerine bireysel olarak katılabilir.Igal inimesel peab olema võimalus tegeleda spordiga vastavalt oma individuaalsetele vajadustele.
Bireysel yıldızlar, teleskopla ayırt edilemeyecek kadar birbirlerine yakındırlar.Väikeste mõõtmete tõttu ei ole nad teleskoobis eristatavad tähtedest.
Londra'da hem bireyselde hem de Güney Kore takımıyla şampiyonluğa ulaştı.Ta esindas nii Jaapani kui ka Lõuna-Korea jalgpallikoondist.
21. yüzyılda bireyselliği yüceltiriz, ancak bireyin gücü, bu dönem için oldukça radikal bir düşünce.Zucker: C'est un idée vraiment radical, la notion du pouvoir du individuel.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.Aber dies galt nicht nur für Individuen.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.Ale netýkalo sa to len jednotlivcov.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.Bukan hanya perorangan.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.Dar nu au fost doar persoane individuale.
Ama bu sadece bireysel seviyede değil.De nem csak az egyes emberek használták.