Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü bu suçlu bireylerle ilgili bir şey değil,Because this isn't about individual perpetrators.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Gamers are super-empowered hopeful individuals.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.These are people who believe that they are individually capable of changing the world.
Bu her bireyin ağrıyı biraz daha farklı şekilde algıladığı anlamına gelir.This means that every single individual perceives pain in a slightly different way.
Birbirinden farklı 2 bireyi çalışabiliriz.We can study individual dyads.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Individuality will be emphasized rather than uniformity.
Ufaklık ise -birey-. Bu ikisini nasıl bir araya getirebilirsiniz?And how do you bring those two things together?
Ve sonunda, ağın içerisinde obez olan ve olmayan bireylerin kümelendiğini göreceksiniz.And, by the end, you're going to see clusters of obese and non-obese individuals within the network.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Maybe, in fact, emotions have a collective existence, not just an individual existence.
Süper organizmalar sadece bireyleri çalışarak anlaşılamayacak özelliklere sahiptirler.Superorganisms have properties that cannot be understood just by studying the individuals.
Görüntülemeyi yoğunluğa göre bireyselleştirmemiz gerek.We need to individualize screening based on density.
Şehirler kutlamanın, bireysel ifadenin mekanları.Cities are places of celebration, personal expression.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Yeah, but there were hundreds of individuals, obviously, who made that a reality.
Yani mümkün olan tüm fırsatlardan bireysel eylemleri desteklemek için yararlanacağız.So, utilizing all of these ways to inspire individual action.
"Hayır." dedi "Ben olsam bireylerle konuşurdum."He said, "No, I'd talk to the individuals."
Aslında herşey bireylere bağlı.It's all about the individuals.
Bu türün, 116 metre yüksekliğe ulaşan bireyleri vardır.The range of the species goes up to as much as 380 feet tall.
Birkaç gün içinde neşesiz, uyuşuk ve boş boş bakan bireylere dönüşüyorlar.Within a few days, they were listless, lethargic, and staring into space
Milgram'ın çalışması bireysel otoritenin insanları kontrol etmesi hakkında.Milgram's study is all about individual authority to control people.
Kendinin bireysellikten çıkması. Kişisel sorumluluğun dağılması.Diffusion of personal responsibility.
Sadece bireye odaklanan tıbbi modelden uzaklaşan bir değişim.The shift is away from the medical model that focuses only on the individual.
Şiddet bir hastalıktır. Engizisyondan beri bu problemlere bireysel düzeyde çözüm arıyruz.Since the Inquisition, we've been dealing with problems at the individual level.
Kesin bir ifadeyle, makine bireysel kameraların pikselleri aracılığıyla görüyor.In a certain sense, the machine is seeing through the pixels of individual cameras.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.On closer scrutiny, you might recognize... ...individual, intelligent beings.
Ask bireylerin kendi araslarinda anlamli bir sekilde iliski kurmasini mümkün kilar.It impels them to leave their shells and risk being being honest and spontaneous together.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.You have the stories of the individuals in the orchestra and in the audience.
Demek istediğim bugün bireylerin sahip oldukları için o zaman krallar savaşa gidebilirdi.I mean, individuals own things that kings would have definitely gone to war to get.
Kaç kişi burada bireysel emekliliğin var mı?How many people here have got a pension?
Olağan şüpheliler. Burada, Tanzanya'da, bireylerin yüzde 30'unun yüksek tansiyonu var.Right here in Tanzania, 30 percent of individuals have hypertension.
Bireyler hedef.Targeted individuals.
Bir de onlara bir laf öğrettim. " Ben bir bireyim."I am somebody. I was somebody when I came.
Geldiğimde bireydim. Gittiğimde daha iyi birisi olacağım.I'll be a better somebody when I leave.
En dipteyken, bir birey olmadığımı hissediyorken... ... siz beni bir birey yaptınız.You made me feel like I was somebody, when I knew, at the bottom, I wasn't.
Bireyler, çevre tarafından şekillendirilir.Individuals are shaped by environment.
Eğer ilkel bir kültür içerisinde yetişmişseniz ilkel bir birey olucaksınızdır.If you're brought up in a culture with very primitive equipment you're going to be primitive.
Bu arada, bireysel tasarruf aniden düştü.And in the mean time, personal savings absolutely plummeted.
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Are we these novelty-seeking, hedonistic, selfish individuals?
İnternet bizim birey olarak katkıda bulunmamız ve duyulmamıza izin veriyor.It allows us to contribute and to be heard as individuals.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.They make up a mix of influences as individual and idiosyncratic as the woman herself.
Her bireyde farklı şekilde görülür, bu nedenle Remi Sam'den çok farklı.It manifests in each individual differently, hence why Remi is so different from Sam.
İçinde karadelikten başka birey kalmamış olan bir evrende yaşayacağızçWe will live in a universe with nothing in it but black holes.
8 bin 200 birey.8,200 animals.
Bu kadar. Dünya çapında 8 bin birey.That's it -- 8,000 animals in the world.
Bu bir birey olarak kim olduğunuzu nasıl etkiliyor?How does that affect who you are as a person?
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.This is the first voice they've created for an individual.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.All individuals and all cultures have ideals that cannot possibly be realized in reality.
Ve bir bireyin hayatında bunu bir objeyle bağdaştırıyoruz.And in the life of an individual, we often associate that with some object.
Ya bireyselleştirilmesi gerekiyorsa?What if it can't be scaled up?
"benim" yerine "bizim" gelir ve bireysel inanç merkezi önemini yitirir."my" becomes "our" and individual faith loses its central importance.
Ve sıradan hayatlarımızda bireysel olarak varoluyoruz.And in our ordinary lives we exist as individuals.
Bireysel arzularımızı tatmin etmek istiyoruz.We want to satisfy our individual desires.
Bireysel hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz.We pursue our individual goals.
Belki bir birey yanlış sınıflandırılmıştır vs.Maybe a single individual is misclassified or so.
Ancak, bir Avrupalı ve bir Afrikalı bireye bakınca, bu durum farklı.But this is different if we now look at the European individual and an African.
Her bireyin oynayacak bir rolü vardır.Every individual has a role to play.
Tarihi boyunca içerecektir son derece etkili ve finans, iş, medya ve siyaset güçlü bireyler.So it's essentially the precursor in an engine of this New World Order.
- Bireysel inançların beni ilgilendirmiyor.[Black] (God) doesn't care about our individual ears???
- Bunlar hep bireylerin yaptığı şeyler...Bırak da konuşayım.It's all individual human ... Oh please let me explain something.
Gördüğünüz gibi, Batıda, temel ekonomik ve sosyal birim, ... ...bireydir.You see, in the West, the basic economic and social unit is the individual.
Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve ailenizin bireyleridir.If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod