Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuk ölümlerinin yarısı bu yaş grubundaki bireylerdir.Половината от децата умират до тригодишна възраст.
Litvan sporcu 50–100 m kurbağalama, 50 m serbest ve 100 m bireysel karışık yüzdü.Плуване – плуването е 50, 100 и 200 метра свободен стил.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Всичко се свежда до това дали любовта и справедливостта ще надделеят пред всичко останало.
Tropik palyaço balıklarında, bir gruptaki baskın birey dişi olurken diğerleri erildir.При тропичната риба клоун доминантният мъжки в групата става женска докато другите запазват пола си.
Eğitimsel değerlendirme, eğitimsel ölçme sonucu bireyin yeterlilik düzeyinin belirlenmesine denir.Знание или равнище на образованието, което се преценява според степента на грамотност на възрастните.
Bu şekilde, bireysel kimliğin hem bilinçte hem de iletişimde yeri vardır.И при двата мащаба се изисква следователно лицето да притежава знания и умения в своята област.
Hiç takım yoktu; tüm katılımlar bireyseldi.Отбори няма, всеки играе за себе си.
Aristoteles'e göre, halk doğaya uygundur ve bireye önseldir.Аристотел счита, че имитацията е естествена за човечеството и е едно от предимствата на хората пред животните.
1999 yılında yaklaşık 900 birey olduğu tahmin edilmektedir.През 2001 г. наброява около 900 индивида.
Koloniler hâlinde yuva yaparlar ancak bireysel çiftler tek eşlidir.Не създава колонии, а всяка двойка остава отделно от останалите.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Няколко семейства са се събирали в домовете си.
Etaplar * bireysel zaman yarışıydı.Конкурсът е индивидуален.
Cinsiyetli üreme sonucunda birbirinden farklı bireyler oluşur.Съществителните от женски род имат отделни окончания.
Genç bireyler tamamen koyu renktir, ergin tüylerine kavuşması yaklaşık 5 yıl alır.Има 13 счупени кости и му трябват 5 години, за да се възстанови напълно.
Ajans iç muhalefeti yönetmek ve rejimin bireysel üyelerinin çıkarlarını korumak için kullanılır olmuştur.Създадена е Национална доброволческа милиция, която да следи дейността на противниците на режима.
Keşke dünyadaki her bireyle konuşabilsem.Иска ми се да можех да говоря с всеки един човек в света.
3.evre de genellikle kişinin açık bir şekilde LGBT bir birey olarak yaşamasını içerir.Treća se faza odnosi na življenje otvoreno kao LGBT osoba.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.Ekonomski teret hepatitisa C značajan je kako za pojedinca tako i za društvo.
Bu nedenle, 'beklenen yavru sayısı', tek bir bireyin ürettiği sayı değil, ortalama olan sayıdır.Zbog toga izraz 'očekivani broj potomstva' znači prosječan broj, a ne stvaran broj potomstva neke jedinke.
Bu takımların oluşumunda Genin’in bireysel yetenekleri baz alınır, böylece takımlar arasında bir denge olur.Sastav tima je određen prema pojedinačnim sposobnostima Genina, tako da se održi ravnoteža između timova.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Molimo pogledajte pojedinačne proizvode te članke za dodatne informacije.
Ülke genelini bireysel silahlanmadan arındırdı.Osobno su razdužili oružje HVO.
Daha sonralarda üyelerin bireysel tanıtım videoları da yayınlandı.Članovi sastava su također naknadno ubačeni u video.
Yönelimi "biseksüellik" olan bireyin cinsel kimliği de biseksüeldir.Biseksualac/Biseksualka je i seksualni identitet biseksualnih osoba.
Bir tür bireyci anarşizm biçimi olarak karakterize edilir.Postoji nekoliko tradicija individualističkog anarhizma.
Temel soru ise neler devlet kontrolüne bırakılmalı, neler bireye bırakılmalıdır?Sad je ostalo neriješeno mučno pitanje, što učiniti sa zatočenim kraljem?
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Konzervativizam ima pesimističan pogled na ljudsku prirodu.
Aile bireylerinin talimatları ile onu evlenmeye ikna etmeye çalışır.Upozna se sa zaručnikovom obitelji i pokuša je odgovoriti od braka.
Ancak oyun devam ettikçe aile bireyleri gittikçe çocuklaşır ve bunun sonucunda oyun kaos içinde sonuçlanır.Kako se igra nastavlja, Jimmy se počne osjećati sve slabije te se na kraju sruši na pozornici.
Her bireyden tam bir bağımlılık ister.Ona je svima ulijevala pouzdanje.
Her bireyin renk miktarı göz renginin görünümünü belirler .Količina pojedine boje kod pojedinca određuje izgled njegove/njezine boje očiju.
Bu doğal yetenekli bireylere Doğruluk Büyücüleri (Truth Wizards) denilmiştir.Muški praktikant vještičarstva naziva se vještac.
Bir bireyin seçilim değeri, onun fenotipine bağlı olarak belirtilir.Sposobnost opstanka jedinke manifestira se u njezinu fenotipu.
Karşılıklı yarar esasını benimseyen şirket bireysel ve kurumsal tüm sınıfları içinde barındırıyordu.Samoubojstvo je zastupljeno proporcionalno, unutar svih razina i skupina zajednice.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Boju oka određuje to koliko od svake boje pojedinac posjeduje.
Sağlıklı yetişkin bireylerin birkaç doğal avcısı vardır.Odrasli plijenori imaju vrlo malo prirodnih neprijatelja.
Erkek ve dişi bireyler benzer görünür.Mužjak i ženka isto izgledaju.
Pasolini'ye göre çağdaş bireyin “kutsalı” algılayabilmesinin imkânı yoktur.Kao rezultat toga, Hadrosaurinae prema definiciji ne može uključivati tradicionalne "hadrosaurine".
Genellikle kolonileri 100.000'den fazla bireye sahiptir.Autonomni gradovi po pravilu imaju više od 100.000 stanovnika.
Birey olmak ne demektir?Što nas čini ljudima?
Bir ölçü olarak kullanılan "doğurganlık oranı" bir çiftin, bireyin veya nüfusun üretebildiği yavru sayısıdır.Kao mjera, stopa fertiliteta broj je rođene djece po osobi, paru ili populaciji.
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.Degeneracija makule je glavni uzrok sljepoće kod ljudi starijih od 50 godina.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Zastupao je načelo ekonomskog izjednačavanja ljudi kao temelj društvene harmonije.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Rastu u skupinama ili pojedinačno.
Toplumsallıktan bireyciliğe geçişte yaşanan bu süreç Lirik şiiri beraberinde getirmiştir.Ova zbirka nastala je u razdoblju pjesnikove otvorenosti prema društvu.
Bu, bireyci sanattan vazgeçtikten sonra yazdığı ilk romandı.To je prvi pravi pejzaž nakon rimske umjetnosti.
Her 1000 bireysel üye Komitato için bir üye seçebilir.Na svakih 10.000 stanovnika se birao jedan zastupnik u oblasnoj skupštini.
Bu durum daha da kötüleşirse, birey toplumdaki tüm olumsuzlukları kışkırtmaya daha da eğilimli olur.Da bi situacija bila još gora, svi će zajedno živjeti.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.Spajanjem nekoliko naroda može se razviti nov narod.
Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma hakkı veriliyor.Svi građani imaju pravo predložiti prijedloge pred pokrajinskom skupštinom.
Bireyler yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan bilgileri örgün eğitim veren okullarda alırlar.Djeca se mogu i školovati kod kuće učeći tijekom dana kako bi zadržali dobre ocjene.
St. Lawrence halicindeki nüfus ise yaklaşık 1000 bireyliktir.Otoci Abd Al Kuri i Samha imaju oko 1000 stanovnika.
Genellikle 10-30 bireylik gruplar halinde bulunur.Obično imaju 10 ili 11 okvira.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tento podnikateľský model prilákal mnoho firemných aj súkromných investorov.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Vždy sa prihliada na individuálnosť jednotlivca.
Seçilim bireyleri nedir?Ako silná je pozícia odberateľov?
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir."Konajme len takú prácu, ktorá slúži verejnosti.
Kapitalizm bireyci bir modeldir.Mačka je individualista.
Benlik modeli, kişinin ne ölçüde kendini sevgiye layık, değerli bir birey olarak gördüğüdür.Chýba vnímanie partnera ako ľudskej bytoti zasluhujúcej si osobitú pozornosť a lásku.
Hiç takım yoktu; tüm katılımlar bireyseldi.Netrvalo dlho a všetci sa delili o jeden byt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod