Ayrıca bu terapi, daha az zararlı davranış bozukluklarının bireysel tedavilerinde de kullanılmıştır.Ez a forma azonban nem megfelelő az egyéni magánpraxisban folytatott terápiás kezelések esetében.
Bireysellik bir puttur.Az individualitás kérdése.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Minden színes embert kiközösítenek.
Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız.Az emberek rólad beszélnek, ezt nem tudod megállítani.
İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.Mintegy 250 fiatal érkezett a világ minden tájáról.
İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar.Kicsit tágasabban: egy saját szabadság, egy személyes magánvalóság létrehozása.
Birey tehlikenin yakınında olmamak için yüksek alarmdadır.Egyéni tőrvívásban helyezés nélkül zárt.
Her bireyden tam bir bağımlılık ister.A társfüggőségről mindenkinek.
Aynı zamanda kişiyi kendisi kılan unsurdur, yani bireysel kişiliktir.A nevelés fő tárgya az egyén, mi több, a személyiség.
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Szinte minden egyes írásában azt követelte, hogy a nők is részt vehessenek a politikai és társadalmi vitákban.
Oyunculuk kariyeri boyunca birçok bireysel ödül kazandı.Pályafutása során több egyéni díjat is nyert.
Çift olarak veya 3 - 10 bireyden oluşan gruplar içinde yaşar.Párokban vagy három-négy egyedből álló csoportokban él.
Devletin olmadığı yerde bireyler birbirlerini istismar edebilir.Közbefogás nélküli körnél az egymással szemben ülő felek egyáltalán nem kommunikálhatnak.
Son bireyi 1936'da hayvanat bahçesinde öldü.Viimeinen tunnettu yksilö kuoli eläintarhassa vuonna 1936.
Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.Ensimmäisenä otettiin huomioon kunkin henkilön ravinnon tarve.
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.Joskus harvoin kesällä ja syksyllä ne voivat uida suuremmissa, 100 yksilön ryhmissä.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Yksilö- ja joukkuekatassa.
Genç bireyler daha kahverengimsidir.Nuoret yksilöt ovat ruskeampia.
Kum saati yunusları 5 - 10 bireylik gruplar hâlinde hareket ederler.Tiimalasidelfiinit liikkuvat 5–10 yksilön ryhmissä.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tämä liikemalli veti puoleensa monia sijoittajia niin yksityisistä kuin instituutioistakin.
Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar.Ilmiö vaikuttaa sekä yksittäisten työpaikkojen että koko yhteiskunnan tasolla.
Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bir çalışması 60 bireylik bir grup ile karşılaşıldığını belirtir.Yksi kansainvälisen valaanpyyntikomission tutkimuksessa kirjattu ryhmä käsitti 60 yksilöä.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Arvot erilaistuvat ja yksilöllistyvät.
Ancak bireyin eşcinsel ilişkide bulunması günah kabul edilmiştir.Homoseksuaalisen seksin harjoittamista pidetään syntinä.
400 m bireysel karışıkta ise 8. sırada yer almıştır.400 metrin aitajuoksussa hän sijoittui kahdeksanneksi.
Genellikle bazal vücut sıcaklığı bireyin uyandığı ilk anda ölçülmesi gerekmektedir.Suden hetkellä ihmisen ruumiinlämpö lähtee nousuun ensin laskettuaan.
Etik açısından özgürlük ise bireyin iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır.Mark puolestaan on poika, joka ei osaa erottaa oikeaa ja väärää.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Lisäksi hän antoi anteeksi kaikki lainat, niin valtioiden, kuin yksityistenkin.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Sielut ovat ainutlaatuisia: kahdella enkelillä tai ihmisellä ei voinut olla samanlaista sielua.
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.Viimeinen luonnonvarainen susi ammuttiin vuonna 1926.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.Hän osallistui myös yksilökilpailuun 600 metrin vapaakiväärissä.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Miten puhumme kun puhumme politiikkaa.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Katso lisätiedot kustakin artikkelista.
Çocuğun babasının Manet ailesinin bir bireyi olduğu düşünülmektedir.Työläisperheen pojan isä ajatteli pojan olevan hullu.
İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.Merkkejä ilmestyi noin 95 erilaista.
Bazı türleri bireyleri eğer isterlerse düzenden ayrılma konusunda bile serbest bırakır.Kukin on halutessaan vapaa eroamaan jäsenyydestä.
Yalnızca tek birey tipinden tanımlanmıştır.Lajilta on kuvattu vain yksi pesä.
Kadınlar bireysel okçuluk yarışmasının sıralama turunda ise 17. sırada yer aldı.Lisäksi hän osallistui siellä kalvan yksilökilpailuun jääden 17. sijalle.
Siyah çeneli yunus 5 ile 20 birey arasında küçük gruplar halinde yaşarlar.Mustaposkidelfiinit kokoontuvat pienissä, 5–20 yksilön ryhmissä.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Lisäksi on osavaltiokohtaisia edistysohjelmia.
Aynı türün bireylerinde görülür.Sama ominaisuus on kertolaskullakin.
Ayrıca genelde William Godwin de bireyci anarşist olarak değerlendirilir.Historioitsija Albert Weisbord pitää Godwinia varauksetta individualistisena anarkistina.
Bunların çoğu da, bayrak yarışları gibi türleri olsa da, bireysel sporlardır.Kilpailuja on niin yksilökilpailuja kuin joukkuekilpailuja.
Çin hisse senetlerinin %80'i bireysel yatırımcılara ve birçok acemi sahibine aittir.Noin 20 prosenttia Soneran osakekannasta myytiin koti- ja ulkomaisille yksityishenkilöille ja sijoittajille.
Bu siyasi öğretiyi savunan bireylere de monarşist denir.Tämän aatteen kannattajaa sanotaan monarkistiksi.
Kendilerini ifade etmekte zorlanır, hatta bazı eşcinsel bireyler yaşamı boyunca kendini asla ifade edemez.Leikkauksen jälkeen nainen ei pysty tuntemaan kovin paljon seksuaalista nautintoa koko loppuelämänsä aikana.
Bu durumda eğitim bireyin, toplumun ve gelecekteki insanlığın gelişim ve refahını güçlendirmeyi amaçlar.Täten omaksumme optimistisen näkökannan ihmiskunnan kykyihin ja tulevaisuuteen.»
Bazı bireylerinde daha uzun olabilmektedir.Se on jonkun verran korkeuttaan pidempi.
Postunun üstündeki benekler, insanların parmak izi gibi her bireyde farklılık gösterir.Laikut ovat yksilöllisiä,kuten ihmisen sormenjäljet.
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Lajista arvellaan olevan jäljellä alle 50 yksilöä.
Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi hali.Puritanismi: ahdistava pelko siitä että jossakin joku on onnellinen.
Bireysellik bir puttur.Yksilöllisyyden kiinteytyminen.
Otizm tanılı bireyler yineleyici ve sınırlı davranışın birçok türünü gösterirler.FCI-hyväksyntään vaaditaan paljon jäljitettäviä ja elossaolevia rodun edustajia.
Hayatın Kaynağı'nın teması "insanın ruhundaki bireycilik ve kollektivistlik"tir.Kysymykset ovat yleisiä, kuten ”sielun ja ruumiin yhtymisestä”.
Her bireyin kromozom sayısı, şekli ve büyüklüğü onun karyotipini ifade eder.Solun, yksilön tai lajin tyypillistä kromosomien määrää ja rakennetta kutsutaan karyotyypiksi.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Jokainen jakso nähdään aina eri henkilön näkökulmasta.
Kelle vergisi, tüm bireylerin eşit mükellef olduğu vergi türü.Tasasummavero on kysymyksessä, kun kaikki verovelvolliset maksavat yhtä suuren summan.
İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar.Oikeus tehdä vapaita ja vastuullisia valintoja lisääntymisestä.
Annelik duygusunun yaşanması için bebek ve birey arasında kan bağı olmasına ihtiyaç yoktur.Sikiön ja äidin verenkierto eivät siis joudu kosketuksiin toistensa kanssa.
Sosyal liberalizmde toplumun iyiliği bireyin özgürlüğü ile uyumlu görülür.Σύμφωνα με τον κοινωνικό φιλελευθερισμό, το καλό της κοινότητας είναι σε αρμονία με την ελευθερία του ατόμου.