Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rosé'den başlayarak tüm grubun birlikte ve bireysel teaser görüntüleri yayınlandı.Fotos teaser deles também foram divulgadas e o perfil de cada um.
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Somente um deles conseguiria esse posto.
Özel şirket, herhangi bir şahsa veya bireysel bir yatırımcıya ait olan ticari şirkettir.Empresa privada é uma empresa cujo proprietário é uma pessoa natural ou jurídica.
Ve ilk defa bireysel zaman yarışında start rampası kullanılıyordu.Nesta edição foi incluida pela primeira vez uma etapa de corrida Contra-relógio individual.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.As partes então se regeneram em novos indivíduos.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.A investigação científica mostra o sexo do indivíduo influencia em seu comportamento.
Douglas’ın reformunun ana hedefi bireysel özgürlük ve temel iktisadi özgürlüktü.A liberdade individual, a principal liberdade econômica, era o objetivo central da reforma de Douglas.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Ele observa que todo ser humano tem a necessidade de pertencer a um grupo.
Ayrıca “parole” kavramının da sosyal ve bireysel bir tarafı bulunmaktadır.Mesmo essas imagens "privadas" tem um viés social.
Bireylerin bu gücü toplumun gücünü oluşturur.O poder político se origina dessa necessidade que as pessoas têm de viver em sociedade.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Agir como italianos significava colocar a família acima de todos os outros interesses.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Esse povo não adotava a propriedade individual do solo.
Bu ya bireysel ticarette ya da müşterilerin vekâletinde ortaya çıkar.Dependerá da crença individual ou do conjunto da loja.
HSE geliştiren bireylerin yaklaşık %50'si 50 yaşın üzerindedir.A GMSI é identificável em cerca de 3% da população acima dos 50 anos.
Nüfustaki bireyler uygunluk değerleri azalan şekilde sıralanır.Membros de uma organização são aptos para reconhecer seus valores razoavelmente de maneira fácil.
Genellikle kolonileri 100.000'den fazla bireye sahiptir.Os municípios geralmente possuem mais de 10.000 habitantes.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Possuem o comportamento de bater os dentes como mecanismo de defesa quando se sentem ameaçados.
Bireyin tek çekirdekli bir hücreden gelişebileceği bu çalışmalar ile ilk defa olarak önerilmiştir.Esta foi a primeira vez que era sugerido que um indivíduo se desenvolve a partir de uma única célula nucleada.
Ama insan özü, tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Mas a essência do homem não é uma abstração inerente a cada indivíduo.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Flex-Able, Amerikalı gitar ustası ve besteci Steve Vai'ın bireysel sanatçı olarak çıkardığı ilk albümdür.Flex-able é o álbum de estreia de Steve Vai como artista solo.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.As linhas da frente são geralmente reservadas para membros próximos da família ou amigos.
Ayrıca, öğrenciler spor etkinliklerine bireysel olarak da katılabilir.Neste ponto ainda devemos prestar atenção nas características individuais do esporte.
İki karakter bakımından birbirinden farklı olan bireyler arasında yapılan çaprazlamaya denir.Fazendo distinção entre duas terceiras pessoas referidas.
Erkek ve dişi bireyler arasında görünüşte az bir fark vardır.Há poucas diferenças visíveis entre machos e fêmeas.
Kendi aralarında bireysel farklılıklar gösterirler.De qualquer modo, é importante registar as diferenças entre cada um.
Birey kendi sağlık kaydını doktor, veya başka ilgilenen biri ile paylaşabilir.O pesquisador pode ser funcionário da editora ou um profissional à parte.
Yalnızca en aşırı bireyciler anarşi yanlısıdır.Todos os homens bons são anarquistas.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.O primeiro é o tráfico para colecionadores particulares e zoológicos.
Bu durum daha da kötüleşirse, birey toplumdaki tüm olumsuzlukları kışkırtmaya daha da eğilimli olur.Se torna-se mais ambicioso, este seria preocupado com o bem-estar da sociedade.
Keza bu aile içinde ancak bir birey olabilir.Nesta série só há um membro nesta família.
Bu cinste sınıflandırılan türler genellikle altı kolludur ancak beş kollu bireylere de rastlanmaktadır.Usualmente, três pessoas ocupavam o mesmo leito, mas podia haver até cinco pessoas.
Genç fok bireyleri ise yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilirler.Eventualmente, manda os filhos para longe, onde estarão mais seguros.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
AVC 21 yas ustu bıreylerı organizasyona kabul etmektedır.AVC aceita inscrições de pessoas a partir de 21 anos de idade.
İkinci döngü bireye ve topluma adanmıştır.Um olhar voltado para a empresa e a sociedade.
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.O grupo estimula o desenvolvimento individual.
(Bireysel ortaklık anlamını açıklamak için bağ.verildi.)(Há que se diferenciar aprendizagem de condicionamento).
Gözlemin nesnesi bireysel insan öğeleri değil, daha çok 'yapı'dır.Não são mais consideradas "doidas", e sim pessoas especiais.
Yani, öncelikle bireyin yazgısını ve kurtuluşunu dikkate alır.E que, sobretudo, dá-lhe o controle sobre as vinhas e as prensas.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Tamanhismo ou discriminação por tamanho é uma discriminação baseada no tamanho de alguém.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.Competiu também nos 400 metros medley individual, na qual terminou em sexto lugar.
En iyi performansı bireysel kategorideki beşinciliğiydi.Zijn beste individuele prestatie daar was de vijfde plaats bij de individuelen.
Bireysel Üyelerin yanı sıra, 17 adet ulusal Esperanto organizasyonu da UEA ile bağlantılıdır.Behalve individuele personen zijn 99 landelijke Esperanto-organisaties lid van UEA.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Maar lelijkerds zoals ik voelen zich daar juist thuis.
Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir.Bij de familie zijn drie geslachten met acht soorten ingedeeld.
Anne bireyler, genellikle her yıl aynı bölgeye döner.Mannetjes keren waarschijnlijk jaarlijks terug naar hetzelfde territorium.
BVI birey sabah uyandıktan hemen sonra ölçülür.Tsjechov was er 's morgens vroeg net na het opstaan.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.De meeste protestanten nemen de idee van transsubstantiatie niet aan.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Zij moeten individuele burgers zijn.
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Beëindig het level en alle bijbehorende missies.
Eşcinsel olmayan erkek bireylere hakaret olarak da kullanılır.Zelf onterecht voor homoseksueel worden aangezien.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Zakahar voor wie de juiste gebeden niet zegt en geen aalmoezen geeft.
Üreyen bireyler avlanma sırasında yuvadan 14 km uzaklaşabilir.Het dier kan tijdens het jagen tochten maken van wel honderd kilometer.
Ross Adası üzerinde yaklaşık yarım milyon bireyden oluşan adelie pengueni kolonisi vardır.Er is een kolonie op het eiland Ross van ongeveer een half miljoen adeliepinguïns.
Facebook için Docs.com, bireysel kullanıcıları (ör.Docs.com voor Facebook was gericht op individuele gebruikers zoals studenten.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.De Baule geloven dat ieder mens een partner heeft in Blolo.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Veel kinderen komen, begeleid door volwassenen.
Besbelli ki, o adam birey sıfatı ile yok olacaktır.De wandbeenderen vormen achteraan een duidelijke dwarskam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod