Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir.Il reste moins de 50 individus matures vivants.
Diğerleri: psikanaliz, bireysel psikoloji.Articles détaillés : Psychologie individuelle et Psychologie analytique.
1984'te yapılan bir çalışma sonucunda MAcellan Boğazı'nda 3.400 bireyin olduğu tahmin edilmiştir.Une étude de 1984 a évalué à 3 400 le nombre d'individus présents dans le détroit de Magellan.
Bu sebeple anti devletçi düşünceler aşırı bireyci ya da aşırı kolektivist olarak sınıflandırılır.Ainsi, les catégories de pensée antiétatistes sont parfois classés comme collectivistes ou individualistes.
Her insandaki ruh bireysel ve ölümsüzdür.Chaque être humain est doté d'une âme éternelle et de libre arbitre.
Bireysel Engel Atlama Yarışları'nda Olimpiyat'larda mücadele etmiştir.Il a disputé la vitesse individuelle aux Jeux olympiques de Rio.
Şirket, bireyler ve şirketler için geniş bir hizmet yelpazesi üzerine uzmanlaşmıştır.L'entreprise propose une large gamme de services pour les particuliers et pour les entreprises.
Sollys Lig sonunda 5 oyuncu bireysel ödüller aldı.Cinq joueurs des Americans ont gagné des récompenses individuelles.
Bireyin grup içerisindeki konumu da özdeşleşmenin yaşanmasında önemli bir etkendir.La reconnaissance par des personnes extérieures est vitale à l'existence du groupe.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.Cette maladie concerne des individus de petite taille.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Regarder les articles individuels pour plus d'information.
Ayrıca, her öğrenci spor etkinliklerine bireysel olarak katılabilir.Ils peuvent participer quel que soit leur niveau sportif.
Anormal sonuçlar bireysel elektronların olması durumunda oluşur.Des résultats non-attendus peuvent se produire dans le cas d'électrons individuels.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Les jeunes peuvent être gardés avec les adultes.
Bölümler yalnızca bireysel başvurulara bakmaktadır.Les candidats sont jugés uniquement sur les demandes spécifiques des clients.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Ils sont directionnels et réglables séparément.
Programlara bireyler, aileler ve topluluklar katılmaktadır.Interventions auprès de groupes, de familles.
İnsan bireylerinin var olma tarzıdır.Certaines ont des formes humaines.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.Dans ces cas, il s’agit plutôt des amis ou de la famille très proche.
Bireysel etkinliklte ise 6. sırada yer aldı.Sur l'épreuve individuelle, elle prend la sixième place.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Priez pour celle que le pauvre n'implorera jamais en vain ».
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Chaque joueur doit fournir de la couleur demandée.
Birey bunlardan sadece birinde yer alır.Lui-même s'en plaint en plus d'un endroit.
Bu arada ama toplumsal ilişkilere karşı bireysel karar alma özgürlüğünden yana olduğunu da vurguluyordu.Néanmoins, il continue d'insister sur le libre arbitre de l'individu face aux déterminismes sociaux.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır.La séparation entre les gens des comptes et ceux du parlement commence à apparaître.
Ama evdeki bireylerden sadece hizmetçi bu çağrıya yanıt verebilir.Il pouvait de même n'y avoir qu'une seule personne dans la maisonnée à ce poste.
Bununla birlikte "Yalnız birey yoktur."Nous sentons que nous ne sommes pas seuls.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.La recherche scientifique montre que le sexe d'une personne influence son comportement,,,,.
İroni kavramı ise bireyin mükemmelleşmesine dogru giden yolu gösterir.Une balance romaine illustre parfaitement ce qu'est l'égalité des moments.
Dolayısıyla, ahnentafelde farklı numaralara sahip olan bireylerin aslında aynı kişiler olmaları mümkündür.Pourquoi les gens qui sont fondamentalement différents ne peuvent-ils avoir les mêmes droits ?
Uyumlu bireyler diğerleriyle kolay geçinir.Très sociable, il s’intègre facilement aux autres.
Birey savunma mekanizmaları ile tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.Il tente visiblement de les protéger des limiers.
Bireysellik bir puttur.Lâcheté personnelle, donc.
Avrupa nüfusları, 20.000.000 ila 36.000.000 birey arasında tahmin edilmektedir (BirdLife International 2004).La population européenne est estimée à entre 270 000 à 290 000 couples par BirdLife International .
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Incapacité de répondre adéquatement dans les relations interpersonnelles.
Modern toplumsal yapı içindeki bireylerin direkt olarak siyasi surece katılmaları imkansızdır.Elle est en effet la seule de la Maison Blanche à s’impliquer directement dans la vie politique.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Les particuliers furent eux aussi tentés par l'acquisition de biens immobiliers.
Genç bireyler daha kahverengimsidir.Les jeunes sont plus brunâtres.
18 yaş altı bireyler için tercih edilen yöntem psikoterapidir.La psychothérapie est le traitement de choix pour les patients de moins de 18 ans.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Tous les patients ont rapporté une capacité à avoir une érection et une sensation normale.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.L'espèce a souvent deux générations par an.
Hala aile bireyleri tarafından yönetilmektedir.Chacun était géré par les membres de la famille.
Çocuk ölümlerinin yarısı bu yaş grubundaki bireylerdir.Elle est de moitié chez les hommes de la même tranche d'âge.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Un grand nombre de types de cartes de crédit et de débit est produit pour les clients commerciaux et privés.
Avusturyalı psikolog Freud'a göre bireylerde çocukluktan beri bilinçaltına itilmiş birçok şey vardır.Sarah Jane révèle avoir peur des clowns depuis l'enfance.
1926'dan itibaren tüm şampiyonalarda erkekler bireysel epe, flöre ve kılıç müsabakaları yer almaya başladı.Les championnats existent depuis 1906 pour le fleuret masculin, l'épée masculine et le sabre masculin.
Grup halinde veya bireysel olarak yapılmaktadır.Elles peuvent se faire en individuel ou en groupe.
Bireysel ürünler Glacéau adını taşıyordu ve şirketin ilk ürünü Glacéau Smartwater idi.Le premier produit ne tarda pas à être fabriqué : Glacéau Smartwater était né.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Et le temps est compté lorsque l'une des victimes est tuée.
Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bir çalışması 60 bireylik bir grup ile karşılaşıldığını belirtir.Des employés du Comité international de la Croix-Rouge affirment avoir vu des douzaines de cadavres.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.On les observe surtout en forêt.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Les variables individuelles sont aussi à prendre en compte.
İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.Il a réuni sur les deux représentations un peu plus de 150 personnes.
11, 32 ve 43 gereğince) bireysel kolluk işlemleri de yapabilirler.Le moteur 11.9 ou 14/32 pouvait être commandé au même prix.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Ce verdict vous met hors la loi, vous et tous ceux qui défendent votre cause.
Tipik bir pilot balina sürüsü 50 - 100 bireyden oluşur.Cette colonie semble composée de l'ordre de 50-100 oiseaux.
Genç bireylerin tepesi genelde soluk renklidir.Les glumes légèrement inégales sont souvent rougeâtres.
Fakat birey olası sonuçlar hakkında belirsizlik yaşar.Les individus déforment les probabilités.
Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.La matière du roman devient l'époque tout entière et au-delà, la nature humaine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod