Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.Ein Sturmschwalbenpaar nutzt alljährlich wieder denselben Nistplatz.
Hiddet ve saldırı: Bireyler neden ve ne durumlarda başkalarına saldırırlar.3 Luftsicherheitsgesetz: Wann und warum darf der Staat töten?
Daha sonralarda üyelerin bireysel tanıtım videoları da yayınlandı.Daraufhin folgten weitere Solo-Veröffentlichungen der Mitglieder.
İbranice İncil insanların isimlerini taşıdıkları bireyler aracılığıyla kökenlerini açıklamaktadır.Die Liste biblischer Personen führt die Eigennamen von Personen auf, die in der Bibel vorkommen.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Individuation und Einzelnsein.
Bu rakam basitçe alanda yaşayan birey sayısı alanın yüzölçümüne bölünerek yapılır.Man errechnet sie, indem man die Einwohnerzahl des Gebietes durch die Fläche des Gebietes teilt.
Programlara bireyler, aileler ve topluluklar katılmaktadır.Unternehmen, Vereine und Familien sind willkommen.
Seansın süresi, hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenir.Die Behandlungsdauer entspricht den individuellen Bedürfnissen der Patienten.
Seçilim bireyleri nedir?Welchen Nutzen haben Bewerber?
Kısır bireylerdir.(Über die städt.
Döllenme olayı dişi bireyin vücudunun içinde olur.Das Gesicht wird dann auf dem Körper des anderen angezeigt.
Küçük kekler veya bireysel kekler fiyat açısından daha verimli olabilir.Zylindrische oder konische Gläser sind weniger gut geeignet.
1950'lerde önlem alındığında vahşi ortamda sadece 25 birey kalmıştı.Bis zum Neubeginn in den 1950er Jahren waren nur wenige Tiere im Zoo.
Yıllar sonra iki yetişkin birey olarak tekrar karşılaşırlar.Jahre später treffen sich die beiden Frauen erneut wieder.
Şu ana kadar kaydedilmiş en ağır birey 44,7 kg'dir.Das bisher festgestellte Maximalgewicht liegt bei 4,1 kg.
En son birey 1979 yılında görüldü.Der letzte Exemplar wurde 1979 gesichtet.
2 - 5 bireyden oluşan aile grupları içinde yaşarlar.Nachtaffen leben in Familiengruppen aus zwei bis fünf Tieren.
Üyelik mevcut üyelerin davetiyle olur ve 250 bireyle sınırlıdır.Der Verband blieb unter seinen selbstgesetzten Zielen und hatte zuletzt 250 Mitglieder.
Buda, bireysel olarak varlığı ve yeniden de doğabilecek sabit bir bütünlüğü reddetti.Der Buddha verneinte die Existenz von ātta als persönliche und beständige Einheit.
2 - 3 bireyden meydana gelen gruplarda, açık denizin derin bölgelerinde yaşar.Beide Mitte dreißig, leben sie in völlig unterschiedlichen Welten.
Bazı uzmanlar kitabın tek bir birey tarafından yazıldığını kabul eder.Der Text wurde von einem einzigen Skribenten kopiert.
Bireysel farklılıklar her zaman göz önünde bulundurulur.Es muss stets der Einzelfall betrachtet werden.
Anne bireyler, genellikle her yıl aynı bölgeye döner.Die Weibchen kehren grundsätzlich jedes Jahr zu denselben Gelegestellen zurück.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Er erwähnt aber auch, dass jeder einzelne dieser Männer den Tod eigentlich verdient habe.
Genç ve yetişkin bireyler arasında önemli renk farklıkları görülür.Auch zwischen Jugend- und Erwachsenenfärbung gibt es deutliche Unterschiede.
(2004), Defterler 1914-1916, Birey Yayınları.Texte und Dokumente 1914–1918 (= dtv.
Kredi puanı yüksek olan bireyler krediye daha kolay erişim hakkına sahiptirler.Die beteiligten Unternehmen sollen leichter Kredite erhalten.
Liberaller bu dönemlerde bireycilik, özgürlük ve eşit haklara yoğunlaşmaktaydı.Deine Väter einst stritten um Freiheit und Recht.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.Die Art bildet gewöhnlich zwei Generationen pro Jahr aus.
Bütün karakterleri, Hıristiyanlık ideallerine göre yaşayan güçlü romantik bireylerdir.Für alle, welche nach der christlichen Vollkommenheit streben wollen.
Evsizlik olgusunu yaşayan bireye evsiz denilmektedir.Von der Obdachlosigkeit ist im weiteren Sinn die Wohnungslosigkeit zu unterscheiden.
Bazı rivayetlere göre tutsak tutulan bireyler severek balık yemiştir.Es gibt Berichte, wonach Tiere in Gefangenschaft mit Begeisterung Fische gefressen haben.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Der Agent kennt seine momentane Situation.
Bireysel göreceli yoksunluk ise aynı kavramların bireysel düzeyde gerçekleşmesidir. ^Der persönliche spirituelle Aufstieg müsse individuell erreicht werden.
Geriye çoğunlukla genç bireylerden oluşan sürüler kalmıştır.Bei den meisten handelt es sich um die Überreste von jungen Männern.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.In Gefangenschaft gehaltene Tiere können ein Lebensalter bis zu 25 Jahren erreichen.
Litvanya'da yüksek öğrenim gören birey sayısı AB ortalamalarından yaklaşık iki kat yüksektir.Die Anzahl gehörloser oder hörbehinderter Menschen in Neuseeland ist ungefähr doppelt so hoch.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.Preisträger können Einzelpersönlichkeiten, Eigentümer, bürgerschaftliche Initiativen oder Körperschaften sein.
Kaynak izleme hataları şizofren bireyler arasında sağlıklı kişilere oranla daha sıklıkla görülmektedir.Die schizotype Störung findet sich häufiger bei Personen mit manifest schizophren Erkrankten in der Familie.
Hala aile bireyleri tarafından yönetilmektedir.Er will die Familienmitglieder beherrschen.
Ayrıca bir hanede ortalama 8 birey bulunmaktadır.Beide Länder können im Durchschnitt mehr als 8 Punkte vorweisen.
Albaraka Türk bireysel ve küçük işletme bankacılığında da müşterilerine hizmet vermektedir.Albatros betreut im Versicherungsgeschäft sowohl Firmen- als auch Privatkunden.
O ayrıca 20. etapta Bireysel zaman yarışı' nı kazanmıştı.Sie trat auch in den Einzelwettbewerben an und wurde 20. im Mehrkampf.
Bir birey kendinden bir tavşan alabilir, ancak bir tavşan erkeklerden azdır.Ebenso könne ein Kaninchen mit einem Hund gejagt werden, aber nicht ein Hase.
Bu yılın başlarında B1A4 üyeleri bireysel aktivitelerine odaklandılar.En début d'année, les membres de B1A4 étaient focalisés sur leurs activités individuelles.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Le business model a attiré beaucoup d'investisseurs institutionnels et privés.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Les personnes agréables ont aussi une vision optimiste de la nature humaine.
Bireyler kendilerinin sahipleridir.Ses habitants sont les Tichissois(es).
Birey/toplum değişir mi?On veut changer la société?
Bireyler, kitleye dahil olarak deşarj olurlar, bu sayede mesafelerin yükünden kurtulurlar.Ceux qui t'aimeront partageront assurément ton malheur, tandis que les autres t'abandonneront.
Birey olmak ne demektir?Que veut dire être humain?
Bireysel arıcılık da yapılır.L'abattage individuel est également pratiqué.
Bireyselliği ve hümanizmi ile en önemli isimlerden biri ise Michel de Montaigne'dir.Un exemple fameux est celui de Michel de Montaigne.
Etaplar * bireysel zaman yarışıydı.Il s'agissait du concours individuel.
1 milyon insanda 1 birey olmak üzere çok nadir görülen bir hastalıktır.Il s'agit d'une maladie rare, atteignant environ un enfant sur un million.
Genellikle 10-30 bireylik gruplar halinde bulunur.Il vit habituellement en groupes de 10 à 30 individus.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Des Juifs, en tant qu'individu, jouent un rôle important dans le nationalisme égyptien.
Dolayısıyla işçilerin bireysel kazançları, üretimleriyle doğru orantılıydı.Ainsi, leurs salaires individuels étaient directement liés à leur quantité de travail.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Même si deux individus détiennent la même information, la façon dont ils l'interprètent peut être biaisée.
Gençlik Olimpiyatlarına bireysel olarak katılma hakkı kazanma durumu yoktur.Ne doit pas être confondu avec Jeux olympiques de la jeunesse.