Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?Давайте соберем детей и заставим их играть месяцами. Они все станут гениями и поступят в Гарвард."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?אז בואו ניקח את כל הילדים, נשים אותם בלולים, ונכריח אותם לשחק חודשים. הם כולם יהיו גאונים וילכו להרווארד."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?إذاً دعونا نضع الأطفال في حظائر و نتركهم يلعبوا لعدة أشهر. سيصبحوا جميعا عباقرة و يرتادوا هارفرد."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?数ヵ月遊ばせれば 全員が天才になって ハーバ-ドへ行けるだろう 人々が教授の研究を誤解して
Hepsi birer dehanın ürünüdür.De que son el producto de genios
Hepsi birer dehanın ürünüdür.천재들의 생산물들이고
Hepsi birer dehanın ürünüdür.Mais la créativité n'a rien de magique.
Hepsi birer dehanın ürünüdür.שהיא תוצר של גאונות
Hepsi birer dehanın ürünüdür.天才の手のなかに 電気のように突然現れると思われている
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Ce ne sont pas tous des anges, mais ce ne sont pas non plus des monstres.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.전부 다 천사는 아니지만 괴물도 아닙니다.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Mereka semua bukan malaikat, tapi bukan monster juga.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Może nie są aniołami, ale nie są również potworami.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Nem mindegyik angyal, de nem is szörnyek.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Ne všichni jsou andělé, ale nejsou ani monstra.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Nie sú to žiadni anjeli, ale ani žiadne monštrá.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Niet allemaal lieverdjes, maar ook geen monsters.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Ninguno es un ángel pero tampoco son monstruos.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Non sono stinchi di santo, ma nemmeno dei mostri.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Nu sunt toţi îngeri, dar nici monştrii.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Sie alle sind keine Engel, aber sie sind auch keine Monster.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Tất cả bọn họ đều không phải là thiên thần, thế nhưng họ cũng không phải là ác quỷ.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Todos não são anjos, mas também não são monstros.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Δεν είναι όλοι τους άγγελοι, αλλά ούτε και τέρατα.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Все они не ангелы, но и не монстры.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.Никой от тях не е ангел, но не са и чудовища все пак.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.הם לא מלאכים, אבל הם גם לא מפלצות.
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.جميعهم ليسو ملائكة وايضا ليسو وحوش
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.モンスターでもないんだ」 写真に写った目が
Hepsi birer melek değil belki, ama bir canavar da değiller.佢哋都唔系天使 但亦唔系惡魔
Hepsi, inanılmaz kendinden geçirici birer etki yaratıyor.وتفاعل المجال الحيوي كل هذه، لها تأثير جمالي بالغ الروعة
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.A cada uno de ellos les dio un vestido nuevo; y a Benjamín le dio 300 piezas de plata y 5 vestidos nuevos
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.hver især gav han dem et Sæt Festklæder, men Benjamin gav han 300 Sekel Sølv og fem Sæt Festklæder;
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.또 그들에게 다 각기 옷 한벌씩 주되 베냐민에게는 은 삼백과 옷다섯벌을 주고
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.Maar Benjamin gaf hij vijf stel nieuwe kleren en bovendien nog 300 zilverstukken!
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.Všechněm jim dal, každému dvoje šaty; ale Beniaminovi dal tři sta stříbrných, a patery šaty jiné a jiné.
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.каждому из них он дал перемену одежд, а Вениамину дал триста сребренников и пять перемен одежд;
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.На всеки от тях даде дрехи за премяна; а на Вениамина даде триста сребърника и дрехи за пет премени.
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.לכלם נתן לאיש חלפות שמלת ולבנימן נתן שלש מאות כסף וחמש חלפת שמלת׃
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.واعطى كل واحد منهم حلل ثياب. واما بنيامين فاعطاه ثلاث مئة من الفضة وخمس حلل ثياب.
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.又 給 他 們 各 人 一 套 衣 服 、 惟 獨 給 便 雅 憫 三 百 銀 子 、 五 套 衣 服
Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamine ise üç yüz parça gümüşle beş kat yedek giysi verdi.又 給 他 們 各 人 一 套 衣服 、 惟獨給 便 雅憫 三百 銀子 、 五 套 衣服
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Allora ammetti che è tutta interpretazione.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."אז אתה מודה שהכל פרשנות.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Deci admiteţi că e vorba doar de interpretare.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz." Donc vous admettez que ce n'est que de l'interprétation.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Du gibst also zu, dass alles nur Interpretation ist.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Entonces admites que todo es cuestión de interpretaciones"
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Je geeft dus toe dat het allemaal interpretatie is.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."아, 그러면 당신들이 주장하는 것은
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Przyznasz zatem ze to wszystko jest interpretacją.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Så du indrømmer, at det hele er fortolkninger.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Takže připouštíte, že je to vše jen interpretace.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Takže pripúšťate, že je to len výklad.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz.Và bạn chấp nhận đó đều là những sự diễn dịch
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Ώστε παραδέχεστε ότι τα πάντα είναι ερμηνεία.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."- значи признавате, че всичко е интерпретация."
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz."Ты признаешь, что все дело в интерпретации.
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz.إذا فإنك تعترف بانها كلها ترجمات .
"Hepsinin birer yorum olduğunu kabul ediyorsunuz.誰も進化を目にしたことがない。