Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Vậy, Ba-lác làm theo như Ba-la-am đã nói; trên mỗi bàn thờ, người dâng một con bò đực và một con chiên đực.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.και εκαμεν ο Βαλακ ως ειπεν ο Βαλααμ και προσεφερε μοσχον και κριον εφ' εκαστον βωμον.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.И Валак направи както рече Валаам, и принесе по юнец и овен на всеки жертвеник.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.И сделал Валак, как сказал Валаам, и вознес по тельцу и овну на каждом жертвеннике.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.ויעש בלק כאשר אמר בלעם ויעל פר ואיל במזבח׃
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.ففعل بالاق كما قال بلعام واصعد ثورا وكبشا على كل مذبح
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.巴 勒 就 照 巴 蘭 的 話 行 、 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公 牛 、 一 隻 公 羊
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.巴勒就照 巴蘭 的 話行 、 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公牛 、 一 隻 公羊
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.Írjuk le azt is, ha nem kívánjuk, hogy újraélesszenek.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.그리고 소생 거부장을 넣어두세요.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.ועם הוראת איסור ביצוע ההחייאה.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.وطلبك لعدم إعادة الإنعاش.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.代理人の車に 1通と
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.Daarna bouwde Bezaleël de ark. Hij bestond uit acaciahout en was 1, 13 meter lang, 68 cm breed en 68 cm hoog.
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.Derpå lavede Bezal'el Arken af Akacietræ, halvtredje Alen lang, halvanden Alen bred og halvanden Alen høj,
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı."브사렐이 조각목으로 궤를 만들었으니 장이 이 규빗 반, 광이 일 규빗 반, 고가 일 규빗 반이며"
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.Og Besalel gjorde arken av akasietre, halvtredje alen lang og halvannen alen bred og halvannen alen høi.
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.Und Bezaleel machte die Lade von Akazienholz, dritthalb Ellen lang, anderthalb Ellen breit und hoch,
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.ויעש בצלאל את הארן עצי שטים אמתים וחצי ארכו ואמה וחצי רחבו ואמה וחצי קמתו׃
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.وصنع بصلئيل التابوت من خشب السنط طوله ذراعان ونصف وعرضه ذراع ونصف وارتفاعه ذراع ونصف.
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.比 撒 列 用 皂 莢 木 作 櫃 、 長 二 肘 半 、 寬 一 肘 半 、 高 一 肘 半
Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.比撒列 用 皂莢木 作櫃 、 長二肘半 、 寬一肘半 、 高一肘半
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Ale znáte to, něco jako "Naše mozky byly upraveny, jsme všichni závislí."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Della serie "I nostri cervelli sono stati manipolati, siamo tutti dipendenti."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.In der Art: "Unsere Gehirne wurden manipuliert, wir sind alle Süchtige."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.하지만 뭐랄까 "우리 뇌는 조작되어 왔고, 우리 모두 중독자입니다."라는 것을 알 것입니다.
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Mais vous savez, dans le genre "on manipule nos cerveaux, nous sommes tous accros."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Man hör ofta "våra hjärnor har blivit manipulerade, vi är alla missbrukare".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Men I ved, en slags "vores hjerne er blevet manipuleret; vi er alle misbrugere."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Nhưng các bạn biết đây, kiểu như là "Não chúng ta đã bị điều khiển, tất cả chúng ta đều là mấy tên nghiện."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz."O nosso cérebro foi manipulado, estamos viciados".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Știți sintagma: "Mințile noastre au fost manipulate, toți suntem dependenți."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Tapi seperti "Otak kita telah dimanipulasi, kita semua adalah pecandu."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz."To manipulacja, jesteśmy uzależnieni".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Úgy, hogy "manipulálták az agyunkat, mind függők vagyunk!"
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Una especie de "Manipulan nuestros cerebros, somos todos adictos".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Zoiets als "Onze breinen zijn gemanipuleerd, we zijn allemaal verslaafden."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Αλλά όλοι ξέρετε τι λένε, "Εχουν εκμεταλλευτεί το μυαλό μας, είμαστε όλοι εξαρτημένοι."
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.Но знаете, "Нашими мозгами манипулируют, мы все зависимы".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.אבל אתם יודעים, משהו כמו "המוחות שלנו הושפעו, כולנו מכורים"
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.لكن كما تعلمون, نوعاً من" أدمغتنا قد تم التلاعب بها, إننا مدمنون بالكامل".
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.中毒という言葉は蔓延しています
Bilişim teknolojisi S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).As tecnologias da informação progridem por entre linhas curvas em que cada uma é um paradigma diferente.
Bilişim teknolojisi S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).Informační technologie se vyvíjí na řadě S křivek kde každá znamená jinou formu.
Bilişim teknolojisi S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).Informationsteknologi skrider frem gennem en serie af S-kurver hvor hver enkelt af dem er et nyt paradigme.
Bilişim teknolojisi S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).Postęp w informatyce opisuje ciąg krzywych w kształcie litery S: każda z nich dotyczy innego paradygmatu.
Bilişim teknolojisi S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).Tehnologia informaţiei progresează printr-o serie de curbe S. unde fiecare reprezintă o paradigmă diferită.
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?Hai anh chị có muốn dùng rượu không ạ?
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?لقد تأخرتم قليلًا، هل تريدون كأسًا من الشراب ؟
Biraz geciktiniz. Birer kadeh şarap ister misiniz?いいえ、大丈夫です
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.Avanzano, uno dopo l'altro, una infermiera, un insegnante, una casalinga, e si salvano vite.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.A verpleegster, een leraar, een huisvrouw- en levens worden gered.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.간호사, 선생님, 주부, 그들이 나아가고, 그리고 생명이 지켜집니다.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.Un à un, ils nous rejoignent, une infirmière, un enseignant, un constructeur et des vies sont sauvées.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.Ένας ένας βγαίνουν μπροστά, μια νοσοκόμα, μια δασκάλα, μια νοικοκυρά και σώζουν ζωές.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.Один за одним, они выходят вперед -- медсестра, учитель, домохозяйка. И жизни спасены.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.אחות, מורה, עקרת בית, וחיים ניצלים.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.الممرضة، المعلم، ربات المنازل، ويتم إنقاذ الارواح.
Birer adım ileri, bir hemşite, bir öğretmen, bir ev kadını ve hayatlar kurtuldu.そして命は救われる 課題は計り知れない
Birer ayrı sayfa olarak iki sayfa hazırladık, çünkü okuyucular böyle algılıyordu.A két oldalt egységként kezeltük, ahogyan azt az olvasó is érzékeli.