Aslında onlar birer dijital kamera.このアトラス検出器のところで私は働いています
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.A tutti gli effetti siete un accordo, ognuno di voi è un accordo musicale.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Deci sunteţi, de fapt, o coardă, fiecare dintre voi, o coardă individuală.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.De hecho, Uds son, un acorde, cada uno es un acorde individual.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Donc vous êtes, en fait, un accord, chacun de vous est un accord individuel.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Então vocês são, de facto, um acorde -- cada um de vocês um acorde individual.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Jadi anda, sebenarnya, sebuah nada, anda masing-masing adalah sebuah nada tersendiri
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Jesteśmy akordem, każdy z Was jest akordem.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Jullie zijn dus in feite een akkoord, elk van jullie is een individueel akkoord.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Så man er, faktisk, en streng -- I er hver især en streng.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Sie sind also eigentlich ein Akkord, jeder von Ihnen ist ein individueller Akkord.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Takže jste vlastně akord, každý z vás je jeden jednotlivý akord.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Tehát igazából akkordok vagyunk, mindannyian egy egyedi akkord.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Và vì thế, thật ra, bạn là một hợp âm, mỗi người có một hợp âm riêng biệt
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.V podstate ste akord - každý z vás samostatný akord.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Άρα είστε στην ουσία, μια χορδή, ο καθένας από σας μια ατομική χορδή.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Така че вие сте всъщност един акорд, всеки един от вас е един индивидуален акорд.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Таким чином, ви, по суті, акорд, кожен з вас - індивідуальний акорд.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.Так что фактически вы — аккорды, каждый из вас — это отдельный аккорд.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.כך שאתם למעשה מיתרים, כל אחד מכם הוא מיתר נפרד.
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.اذا انتم في الوقع " اوتار " كل واحد منكم وتر مستقل عن الاخر
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.それぞれ固有の和音です 健康とは この和音が完全に
Aslında siz , bir akor hepiniz ayrı birer akortsunuz.이렇게 여러분은 실제로 하나의 현(弦)이며, 각각의 개별적인 현입니다.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.A Balák urobil tak, ako hovoril Balám. Potom obetoval Balák a Balám junca a barana na každom oltári.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balac hizo como le dijo Balaam, y ofrecieron Balac y Balaam un toro y un carnero en cada altar
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Ba-lác làm như Ba-la-am đã nói ; hai người dâng một con bò đực và một con_chiên đực trên mỗi bàn_thờ .
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Ba-lác làm như Ba-la-am đã nói; hai người dâng một con bò đực và một con chiên đực trên mỗi bàn thờ.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak fece come Balaam aveva detto; Balak e Balaam offrirono un giovenco e un ariete su ciascun altare
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak fit ce que Balaam avait dit; et Balak et Balaam offrirent un taureau et un bélier sur chaque autel.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde såsom Bileam sade; och Balak och Bileam offrade en tjur och en vädur på vart altare
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde, som Bileam sagde, og Balak og Bileam ofrede en Tyr og en Væder på hvert Alter.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde som Bileam sa; og Balak og Bileam ofret en okse og en vær på hvert alter.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak volgde zijn aanwijzingen op en op elk altaar offerden zij een jonge stier en een ram.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.In Balak stori, kakor mu je rekel Balaam. In darovala sta Balak in Balaam junca in ovna na vsakem oltarju.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.I udělal Balák, jakž mluvil Balám. Tedy obětoval Balák a Balám volka a na každém oltáři.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.발락이 발람의 말대로 준비한 후에 발락과 발람이 매 단에 수송아지 하나와 수양 하나를 드리니라
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Niin Baalak teki, niinkuin Bileam käski. Ja Baalak ja Bileam uhrasivat härän ja oinaan kullakin alttarilla.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Uczynił tedy Balak, jako mówił Balaam, i ofiarował Balak z Balaamem cielca, i barana na każdym ołtarzu.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Валак сделал так, как говорил Валаам, и вознесли Валак и Валаам по тельцу и по овну на каждом жертвеннике.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.И Валак стори, както рече Валаам; и Валак и Валаам принесоха по юнец и овен на всеки жертвеник.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.ויעש בלק כאשר דבר בלעם ויעל בלק ובלעם פר ואיל במזבח׃
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.ففعل بالاق كما تكلم بلعام. واصعد بالاق وبلعام ثورا وكبشا على كل مذبح.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.巴 勒 照 巴 蘭 的 話 行 了 . 巴 勒 和 巴 蘭 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公 牛 、 一 隻 公 羊
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.巴勒照 巴蘭 的 話行了.巴勒 和 巴蘭 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公牛 、 一 隻 公羊
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.A Balák urobil tak, ako povedal Balám, a zase obetoval junca a barana na každom oltári.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balac a făcut cum zisese Balaam, şi a adus cîte un viţel şi cîte un berbece pe fiecare altar.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balac hizo como le dijo Balaam, y ofreció un toro y un carnero en cada altar
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak fece come Balaam aveva detto e offrì un giovenco e un ariete su ogni altare
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak fit ce que Balaam avait dit, et il offrit un taureau et un bélier sur chaque autel.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak gjorde, som Bileam sagde, og ofrede en Tyr og en Væder på hvert Alter.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak tat, wie ihm Bileam sagte, und opferte je auf einem Altar einen Farren und einen Widder.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balaque, pois, fez como dissera Balaão; e ofereceu um novilho e um carneiro sobre cada altar.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.De koning deed wat Bileam had gezegd en offerde op elk altaar een jonge stier en een ram.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.In Balak stori, kakor je rekel Balaam, in daruje junca in ovna na vsakem oltarju.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.I učinil Balák, jakž řekl Balám, a obětoval volka a skopce na každém oltáři.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.I uczynił Balak, jako mu rozkazał Balaam, i ofiarował cielca i barana na każdym ołtarzu.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Ja Baalak teki, niinkuin Bileam käski, ja uhrasi härän ja oinaan kullakin alttarilla.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.발락이 발람의 말대로 행하여 매 단에 수송아지 하나와 수양 하나를 드리니라
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Och Balak gjorde såsom Bileam sade; och han offrade en tjur och en vädur på vart altare.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Og Balak gjorde som Bileam sa, og ofret en okse og en vær på hvert alter.