Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Jasno pa je, da v tem razmerju okolje in gospodarstvo nista bila enakovredna partnerja.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Je ale jisté, že životní prostředí a hospodářství nejsou v tomto vztahu rovnocennými partnery.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Ma è chiaro che l’ambiente e l’economia non sono stati sinora partner alla pari in questo rapporto.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Mais il est clair que l'environnement et l'économie n'ont pas été des partenaires égaux dans cette relation.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Men miljø og økonomi har givetvis ikke været ligeværdige partnere i dette forhold.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.On kuitenkin selvää, että ympäristö ja talous eivät ole olleet tässä suhteessa tasavertaisia kumppaneita.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Pero está claro que el medio ambiente y la economía no han jugado en igualdad de condiciones.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Világos azonban, hogy a környezet és a gazdaság e kapcsolatban eddig nem voltak egyenlő partnerek.
Ancak çevre ve ekonominin bu ilişkide eşit birer ortak olmadıkları açıktır.Но е ясно, че околната среда и икономиката не са равни партньори в тези взаимоотношения.
Ancak hiç biri orijinal fikirler değildir.Sadece diğer insanların icatları için birer devrilme noktalarıdır.많은 사람들이 이루어낸 발명의 성과가 어느 임계점에 도달한 것에 가깝습니다.
Ancak hiç biri orijinal fikirler değildir.Sadece diğer insanların icatları için birer devrilme noktalarıdır.Les avancées les plus spectaculaires peuvent subvenir quand des idées sont combinées.
Ancak hiç biri orijinal fikirler değildir.Sadece diğer insanların icatları için birer devrilme noktalarıdır.Se tanto são pequenos pontos numa linha contínua de invenções de diversas pessoas
Ancak hiç biri orijinal fikirler değildir.Sadece diğer insanların icatları için birer devrilme noktalarıdır.בדרך רצופה המצאות של אנשים שקדמו לו
Ancak hiç biri orijinal fikirler değildir.Sadece diğer insanların icatları için birer devrilme noktalarıdır.独創的アイディアというより 発明家たちによる 発明の流れの節目ともいえるだろう もっとも劇的な結果は発想の転換が起き
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.A szüleim radikálisok voltak, (Nevetés) akik később, nos, felnőttekké váltak.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Bố mẹ tôi rất cấp tiến (Cười) đã trở thành những người lớn.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.I miei genitori erano radicali... (Risate) che sono diventati, beh, adulti.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.저의 부모님은 급진주의자였습니다. (웃음) 나중엔
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Meine Eltern waren Radikale -- (Lachen) und wurden nun, Erwachsene.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mes parents étaient des radicaux -- (Rires) qui sont devenus des adultes.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mijn ouders waren radicalen -- (Gelach) en werden nou ja, volwassen.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mis padres eran radicales - (Risas) que se convirtieron, bueno digamos que crecieron.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Moji rodičia boli radikáli... (smiech) z ktorých sa stali, nuž, dospelí.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Orang tua saya radikal -- (Tawa) yang menjadi, orang dewasa yang baik.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Os meus pais eram radicais... (Risos) ... que se transformaram em adultos.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Părinții mei au fost radicali -- (Râsete) care au devenit, ei bine, oameni mari.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Rodzice byli radykałami (śmiech) którzy stali się cóż, dorosłymi.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Οι γονείς μου ήταν ριζοσπάστες... (Γέλια) που έγιναν, εμ, μεγάλοι.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Мої батьки були радикалами - (Сміх) що стали... скажімо так - дорослими.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Родителите ми бяха радикали -- (Смях) които станаха, ами, възрастни.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.ההורים שלי היו רדיקליים- (צחוק) שהפכו להיות
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.لقد كان والدي راديكاليون (ضحك) و أصبحوا لاحقاً
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.(笑い) 成長して 大人になった人たちでした。
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Autá sú sochárskymi dielami. Vedeli ste o tom?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Autos sind Bildhauerei -- wussten Sie das?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Auto's zijn beeldhouwwerken.
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Az autók szobrok -- tudták ezt?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?차는 조각입니다 -- 그거 아셨나요?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Le auto sono sculture -- lo sapevate?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Les voitures sont une sculpture - le saviez-vous?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Los coches son una escultura -- ¿lo sabían?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Mașinile sunt sculpturi, știați asta?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Os carros são uma escultura.
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Samochody są rzeźbami - wiedzieliście o tym?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Колите са скулптура - знаехте ли това?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?Машина — это скульптура. Вы знали это?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?מכוניות הן פסלים -- ידעתם את זה?
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?السيارات هي تمثال -- هل كنت تعلم هذا؟
Arabalar birer heykeldir- bunu biliyor muydunuz?車は全て手作業で彫刻されています
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.Distribuì a tutti gli Israeliti, uomini e donne, una pagnotta, una porzione di carne e una schiacciata d'uva
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.또 이스라엘 무리의 무론 남녀하고 매 명에 떡 한 덩이와 고기 한 조각과 건포도병 하나씩 나누어 주었더라
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.Og han utdelte til hver enkelt i Israel, både mann og kvinne, et brød og et stykke kjøtt og en rosinkake.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.og uddelte til hver enkelt Israelit, både Mand og Kvinde, en Brødskive, et Stykke Kød og en Rosinkage.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.waarna hij iedere aanwezige (zowel mannen als vrouwen) een brood, een stuk vlees en wijn gaf.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.и роздал всем Израильтянам, и мужчинам и женщинам, по одному хлебу и по куску мяса и по кружке вина,
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.ויחלק לכל איש ישראל מאיש ועד אשה לאיש ככר לחם ואשפר ואשישה׃
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.وقسم على كل آل اسرائيل من الرجال والنساء على كل انسان رغيف خبز وكاس خمر وقرص زبيب
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並 且 分 給 以 色 列 人 、 無 論 男 女 、 每 人 一 個 餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡 萄 餅
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並且 分給 以色列人 、 無論 男女 、 每人 一 個餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡萄餅
Ardından, sağa ve sola birer adet 1 indiriyoruz.E então você traz o 2 para baixo, para a esquerda e para a direita.