Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.כל אחד מהם שוכן בבניין אחר ברחבי העיר.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."הייתי מלקק לך את הפטמות".
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.בכל דירה היו שני חדרים ומטבח.
Öyle ki, bu yönleriyle tezkireler aynı zamanda birer edebî eser niteliği taşımaktadırlar.ניהול הצדק הוא עדיין בידיים של המנהיגים הללו במובן מסוים.
Her iki bölgede birer ziyaretçi merkezi bulunmaktadır.בשתי הנפות יש מרכזי מבקרים.
Takımlar birbirleriyle birer kez oynadılar.כל אחת מהן שיחקה כל האחרות פעם אחת.
Sırt ve gövde yanlarındaki leker, kuyrukta birer çizgi oluşturur.הגב והזנב מפוספסים בכמה שורות קווים.
Her mahallede birer kilise ve merkezde Rum okulu bulunmaktaydı.בכל אחד מהם הייתה כנסייה ובית ספר.
Takımların her birinin, her devre için birer dakika mola kullanma hakları vardır.כל קבוצה רשאית לקחת פסק זמן של דקה בכל רבע.
Aynı dönemde çektiği ünlülerin fotoğrafları birer belge niteliğindeydi.עם זאת, מעדויות של תושבים שחיו בו באותה העת, עולה תמונה שונה.
Medeni Kanun'lar birer Kod'dur.איסור הכנסת מכוניות הוא אחד מהחוקים.
Tüfeklerimiz birer makineli gibi işliyordu.התותחים ירו תחמושת מכמה סוגים.
Herkesin her istediğine sahip olduğu kapılı bir toplumda, sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.מהר מאוד הם מגלים שבעיירה לכל אחד יש משהו להסתיר.
Ayrıca ağır kilolarına rağmen çok iyi birer yüzücülerdir.למרות אורח חייהם העציים, הם שחיינים יעילים.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.ועד העובדים של החברה נחשב לאחד החזקים במשק.
Örneğin hayvan, cansız varlıklar, veya teknolojilerin her birisi birer eylemci olabilir.משתמש זואן יכול להיות כל יצור חי מטבעו, או כל חפץ על ידי טכנולוגיה מתקדמת.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.היא סבורה כי "כל שיר יכול להתנגן בליווי פסנתר ועדיין להיות להיט".
Örneğin yeryüzü bir beşik, dağlar ise birer kazıktır.На тях се раздавала земя (гора).
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.Изневярата помежду им преминва отвъд онова, в което са вярвали.
Her şubeden birer adet bulunmaktadır.На всяка от гредите има подпори.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Тази статия е за вида глас.
Suya daldıkları zaman burun ve kulak delikleri birer kapakla örtülür.Когато главата е под водата, ноздрите и ушите се затварят с клапи.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Обувките с дебела платформа стават еднакво модерни както за жените, така и за мъжете.
Trabzon'daki 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları'nda birer altın, gümüş ve bronz madalya kazandı.През 2011 година печели златен, сребърен и бронзов медал на Европейския олимпийски фестивал за младежи.
Arjantin ve Uruguay ikişer; İngiltere, Fransa ve İspanya ise birer şampiyonluk kazanmıştır.Уругвай, Аржентина и Франция са с по две титли, а Англия и Испания са спечелили трофея веднъж.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."Ще ги потопим един по един!“.
2,5 milyon satış rakamına ulaşmış ve neredeyse tüm şarkıları birer hit haline gelmiştir.Продаден е в тираж от 500 хиляди копия, а почти всички песни в него стават хитове.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Всеки глуон носи както цветен заряд, така и анти-цветен магнитен момент.
Sonra, iki deneğe birer yaprak kâğıt veriliyordu.Накрая са им поставяни по две двойни дръжки.
Her basışta, her takıma birer oyuncu atanır.По тази причина във всеки кръг ще почива по един отбор.
Tüm bu ayrımlar politik birer yargıdır.В крайна сметка, разграничението е въпрос на политическа преценка.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Добре познатите рационални, реални и комплексни числа са полета.
Buna rağmen Kanada, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı'nın hala birer parçası konumundadır.Канада се образува с обединението на северните територии на Великобритания и Франция.
Ayrıca birer Saturn Ödülü ve Golden Reel Ödülü kazandı.Впоследствие „Кожа и небе“ действително печели наградата.
Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçasıdır.Четвърта група са останалите водоснабдителни системи в поречието на Струма.
Ayrıca illerde birer küçük divan bulunurdu.Също там се намира и една от малкото му забележителности.
Bu maksatla tüm üye ve aday ülkelerde sorumlu birer ulusal koordinatör belirlenmiştir.Възниква институт на националните координатори, назначавани от всяка страна.
Beden duvarının üstü orta yerde büyük birer askı kemeri yaparak yükselir.Насред тавана на кафенето бил окачил един голям звънец.
İnsanları bu amaç uğruna harcanabilir birer hedef olarak görürler.Хората са особено подходящи за целта.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Приликата е в мотивната структура – тя съдържа три фрази, всяка от които е съставена от три звука.
11 idari bölge birer askeri vali tarafından yönetilir.Легионът е ръководен от щаб от 11 офицери.
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.В периода 1903 – 1904 г. корабите са превъоръжени с 152 mm оръдия.
Ayrıca beldede birer adet küçük çapta turşu ve bakliyat fabrikası bulunmaktadır.Изградена е даже пощенска система и малка фабрика за боеприпаси в Ужице.
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Thomas ju uvjerava da će sve biti u redu i da će njih dvoje biti dobri roditelji.
X ve Y birer topolojik uzay olsun.Neka su X i Y topološki prostori.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Nekoliko najbližih crvenih patuljaka su bljeskovite zvijezde, uključujući Proximu Centauri i Wolf 359.
Bunlardan bazıları birer aylak olarak yeniden canlanmıştır.Tri od njih su, kao i drugdje, bila skinuta g.
Bütün bunlar, bu görkemli törenin birer parçasıydı.Bio je to dio prekrasne vožnje.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.Godine 1988. otvoren je kampus u Madridu u Španjolskoj, a 2004. u Torinu u Italiji.
Bütün devlet memuriyetleri birer birer onlara tahsis edildi.Bilo je zamišljeno da se pojave svi državni neprijatelji na jednom mjestu.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Na početku su se isključivo proizvodile košulje.
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.Zato toliko cijenim udrugu Boys and Girls Club.
Ligin ilk üç haftasında ise Kara, her hafta birer gol attı.Kr. najprije je, greškom, svaka treća godina bila prijestupna.
Bu odaların yine küçük birer penceresi ateşi görmektedir.Kasnije su u pregradama prozora otvoreni manji prozorčići.
Fotonlar sanki birer parçacıklarmış gibi davranıyordu.Orchester znie ako keby bol rozbitý na kusy.
Koyda birer liman ve marina bulunmaktadır.Je tu malý prístav a marina.
Bu albümden "Moving on Stereo" ve "Are U Ready?" adlarında birer hit daha çıkarmıştır.Neskôr vydal hity ako „Moving on Stereo“ a „Are U Ready“.
Duvar kalınlıkları birer metredir.Múry sú hrubé jeden meter.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.Hlavné správy sú internetový denník.
Sürücü kısmında ise üzerilerinde birer makineli tüfek bulunan iki küçük taret bulunuyordu.V dvoch menších vežiach sa nachádzalo po jednom guľomete.