Ana içeriğe geç
Sözlük

birer ile cümle

birer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kıbrıs'ta ise kentler birer birer düşürüldü.また同時に城下町も整備された。
Takımlar, birer erkek ve kadın güreşçiden oluşmaktadır.1チーム男女1名ずつで構成される。
Takip eden yirmi yıl içerisinde üyelerin tamamı birer birer bağımsızlıklarını kazandılar.しかしそれから20年後、彼等はそれぞれ問題を抱えていた。
Bu odaların yine küçük birer penceresi ateşi görmektedir.防火扉付きの小窓もある。
Çorlu’da, Turhal Ulutepe’de birer caddeye, Ayvalık Küçükköy’de bir sokağa adı verilmiştir.ある港街の片隅にある小さな商店街に「さくらシュトラッセ」と呼ばれる通りがあった。
Her ikisi de birer bulutsunun içindedir.また双方で目明し(岡っ引き)もした。
Enine birer üçgen lam biçimindedirler.獅子は三連の鋸歯図形に載っている。
Aksi halde Cin, büyük tanrılardan gelen birer ışıması (Emanation) olarak kabul edilir.またジェム(後述)から最大限に力を引き出す「喚起(チャーム)」の天恵を持つ。
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.負担重量は馬の体高による。
Günümüzde bu mağazanın haricinde 14th Street ve Brooklyn'de birer mağaza daha vardır.天下一通りと泰平通りに1店舗ずつ店を構えている。
Birlikte gelip buradaki ormanın içinde birer ev yaparlar.親子揃って森に帰ってゆく。
Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır.土塁の四隅には砲座が配置されている。
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.現代の正装の着物には、男性用・女性用ともに紋を入れる。
Fotoğraflar, çizimler, diyagramlar, haritalar ve diğer resimler birer grafiktir.画像、絵画、図面、地図などは2次元である。
Bu rekorunu daha sonra 1982 ve 1985 yıllarında birer kez yeniledi.このリサイタルは、1981年と1982年にも再演された。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.昔者,三苗之居,左彭蠡之波,右有洞庭之水,文山在其南,而衡山在其北。
Aksi halde Cin, büyük tanrılardan gelen birer ışıması (Emanation) olarak kabul edilir.基拉基拉(キラキラ) 唯有萬中選一光明之眾,也就是勇者,才能使用的最高階光明魔法。
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.在一切結束後開了家壺的專賣店。
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.在这种情况下,工厂对象就派上用场了。
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.而在1902年至1904年的现代化改造期间,这些舰只又增设了两门105毫米炮。
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.这些观点起初是作为先验的公理被引入的,但现今已有相关研究工作试图对它们进行验证。
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.每個膠子帶有一個色荷與一個反色荷。
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.而各種動詞活用方式都具備有完整的六個活用形,但是活用的規則不同。
İkinci sezonda ise Öykü ile Şeyma tekrar yakın birer arkadaş olmuşlardır.而第二部是末日後,人妖共存的故事。
Her bir soruya verilen yanıtın sayısal değerlerinin tümü birer anakütle olur.在量子力學裏,每一個可觀察量所對應的算符都是厄米算符。
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.事实上我们之间相处得很好,是亲如姐妹的好朋友。
Biyolojide rastladığımız protein tabanlı moleküler motorlardan birçoğu gerçekte birer Brown motoru olabilir.在生物學裡,許多細胞內的蛋白質分子馬達實際上即是一種布朗馬達。
Devletler arasında ikili ilişki sürdürmemeleri, birbirlerini birer devlet olarak tanımamalarını gerektirmez.两个国家之间没有双边外交关系并不意味着不承认对方。
Dört tarafında da birer saat ve tepesinde bir çan bulunmaktadır.其側則有過去四佛坐及經行遺迹之所。
Sayma, sayma adımlarıyla yapılır; bunlar, genelde birer birer olur.只是還難以適應人的形態,走路經常跌倒。
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.家裡除了父母,還有比自己年長4歲的姐姐。
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.其死狀如同背負重荷的馬的姿態。
Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu.枳首蛇是一種首尾兩端都長有一個蛇頭的雙頭蛇。
Tipik olarak korktuklarında havlarlar ama arkadaş canlısı olmaları iyi birer bekçi köpeği olmalarını engeller.他们會向可疑的声響吠叫,但因個性極為友善而通常不作為看门狗。
Kitap üç kısma ayrılmıştır ve bir önsöz, 24 fasıl ve birer son söz içermektedir.本书分为6部分共24章,外加一个前言和附录。
Ayrıca kitap trakelerine ait birer çift solunum deliği (stigma) vardır.官至二品金陵鹽道觀察使,任上病故,諡忠義,親友將其遺言編為《自乂瑣言》一書。
Matthau iki kez evlenmiş ve iki eşinden birer çocuğu olmuştur.奧伯斯曾結婚兩次,有一子活到成年。
Londra'da, Los Angeles'ta ve Fas'ta birer evi var ama çoğunlukla Londra'da yaşıyor.他們現在住在洛杉磯老家,並經常前往倫敦和巴林。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.이 3산의 와전으로인지 신산을 산신(産神)이라 하여 아이를 베풀어 주는 산으로 삼기도 한다.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.힐러리와 텐징은 평생동안 친구로 지냈다.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.각각의 대차는 3개의 동축을 가지고 있으며, 이들은 독립적으로 구동되는 형식이다.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.막 케크트는 그 둘을 쳐죽였다.
Ayrıca kitap trakelerine ait birer çift solunum deliği (stigma) vardır.서화(書畵)에 두루 능하여 초서(草書) 대자(大字)와 산수묵도(山水墨圖)를 잘 그렸다.
Amore, hepsiyle birer birer alay etti.다들 한 번쯤은 머리카락으로 장난쳐 봤지?
Bu savaş tankları denemek için iyi birer fırsat oldu.이 전투에서 막대한 전리품을 획득하였다.
Aküler de birer pil çeşitidir.다듬잇돌은 각각 음색이 다르다.
1904 yılında faaliyete geçen limanda, çalışanlar birer, ikişer evlerini kurmaya başlarlar.선교사들이 주거용으로 이용하던 건물로 1904년에 땅을 사기 시작해서 각각 다른 시기에 6동의 건물을 지었다.
Buna rağmen eğer modern buke-zukuri tarzında kuşanılırsa hâlâ birer katanadırlar.하지만, 말처럼 완전히 융합되어있는 경우라도, 팔꿈치머리는 여전히 존재한다.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."“당신은 브래지어를 벗어 던질 자신 있는가?”.
Bahriye Mektebi Öğrencilerinde olduğu gibi, bu öğrenciler de yakalarına birer çıpa işareti takıyordu.또한 같은 날 제주도에서 선배 학생들이 후배 학생들의 옷을 찢고 바다에 빠뜨린 사건이 발생했다.
Üç mahallede de birer camisi vardır.다음 세 곳의 캠퍼스가 있다.
Örneğin, tüm kelime işlem yazılımları birer imlâ düzeltme aracı taşır.종이접기라는 말은 각 글자 획의 단자가 완벽한 수직 평행을 이루고 있다는 뜻이다.
Musa İbni Meymun'a göre Sabiilerde Yıldızlar birer tanrı idi ve en büyük tanrı Güneş idi.어느 날 바다로부터 벤벤(Ben-Ben)이라는 언덕이 바다 속으로부터 솟아 올랐고, 그 언덕에서 아툼 스스로 존재하여 최초의 신이 되었다.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.לכן הן מהוות מדד טוב לרמת התנודתיות.
Karamçand'ın ilk iki eşi birer kız çocuk doğurduktan sonra bilinmeyen bir nedenle ölmüşlerdir.שתי נשותיו הראשונות של קרמצ'נד, שכל אחת מהן ילדה לו בת, מתו מסיבות לא ידועות.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.כל הצעת רכש תעניק מחיר שווה לכל הניצעים.
Birlikte gelip buradaki ormanın içinde birer ev yaparlar.גרים יחדיו בבית ביער.
Daha sonra bu sancaklar Kudüs’e bağlı birer eyalet oldu.ומתוך קשר זה הפכה ישראל למדינה שמהותה ירושלים.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.בנקודה זו מתפצלת העלילה לשלוש מערכות, כאשר לכל מערכה עלילה משלה.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.שני הוריו השתלבו כמורים במערכת החינוך.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod