Bu modemler genellikle birer kutu görünümü şeklindedirler.Bentuk dari keju ini biasanya adalah kotak.
Bu insanlar artık birer kan emici zombilere dönüşmüştür.Lucy sendiri akhirnya menjadi vampire penghisap darah.
Takımlar birbirlerine karşı birer kez oynadılar.Tim bermain melawan satu sama lain sekali.
Formata göre yapılan bir kriket maçında, takımlar maksimum 20 over üzerinden birer innings oynamaktadır.Dalam pertandingan satu innings per tim, ada batas maksimal over untuk tiap innings.
Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Sementara semua orang penghuni kota berubah menjadi zombie.
Ricciardo daha sonra Hungaroring ve Hockenheim’da da birer yarış kazanmayı başardı.Ia menambahkan dua kemenangan lain di Hungaroring dan Hockenheimring.
Marge, Homer'ın dansözden özür dileyerek kadınların birer obje olmadığını Bart'a göstermesini ister.Marge menyuruh Homer untuk minta maaf kepada wanita itu dan mengajari Bart bahwa perempuan itu bukan benda.
Aynı gün, parçalar için birer video klip de yayınlandı.Pada hari yang sama, sebuah video lirik dirilis pula.
Onun ardından tekrar kapı açılır ve içeri birer tane daha Amy ile Rory girer.Untuk membereskan sisanya, Jelangkung Mancung pergi ke dalam lagi untuk membunuh Mandy dan Amy.
Köyde birer adet köy kahvesi ve camii bulunmaktadır.Cara satu - satunya adalah menemukan Kamila dan Kaffa.
Beş ve altıncı tur'da birer katılımcı elenmiştir.Di program kelima dan keenam, masing-masing 1 peserta akan tereliminasi.
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.Keluarganya terdiri dari orang tua dan saudara laki-laki empat tahun lebih tua darinya.
Kitap, birer paragraflık kısa bölümlerden oluşur.Resolusi ini diadopsi paragraf per paragraf.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.Ukuran tubuhnya berkisar antara ukuran singa sampai ukuran kuda.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim.""Hajad Dalem Labuhan".
LaVeyan satanistler birer ateisttir, ve Şeytan'ın varlığına inanmazlar.Meskipun disebut sebagai penyembah setan, tetapi mereka tidak mengakui adanya setan.
Bütün plakalardaki aynı hizada bulunan izler birer silindir oluşturur.Masing-masing bagunan yang berada di plataran memilki penyangga atapnya masing-masing.
Ted Bundy ve John Wayne Gacy organize seri katillere uygun birer örnektirler.Ted Bundy và John Wayne Gacy là những ví dụ về những kẻ giết người hàng loạt có tổ chức.
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.Trong đợt hiện đại hóa từ năm 1902 đến năm 1904, các con tàu được bổ sung thêm một khẩu 10,5 cm.
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.Jackson quyên góp một phần lợi nhuận của chương trình tới Boys & Girls Clubs of America.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.Đất nước này đủ chỗ cho hai người và cả những căn phòng đẹp.
Siparişler birer birer iptal olur.Mọi mối bang giao đều bị hủy bỏ.
Bunlardan bazıları birer aylak olarak yeniden canlanmıştır.Một số nạn nhân được phục hồi nhân phẩm.
Bu nedenlerden ötürü bu tip parçacıklar birer baryondur.Do vậy số baryon của nó là 1.
İki rapçinin sırayla söylediği birer verse'ün ardından son kez nakarat girmektedir.Câu nói cuối thậm chí còn được chàng rapper nhắc lại 2 lần.
Albümden çıkan "You Make Me Wanna", "My Way" ve "Nice and Slow" singleları birer hit olmuştur.Bốn đĩa đơn từ album đã được phát hành: "You Make Me Wanna...", "Nice & Slow", "My Way", "Bedtime".
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Tiếng kêu của loài này là một chuỗi các âm rõ sắc.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Anh bình luận: "Chúng tôi trở thành những gã nhạc sĩ tồi...
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ve bu şekilde yüklenir ve kaldırılır.Về mặt cấu trúc, ba ứng dụng này là một và được cài đặt và gỡ cài đặt cùng nhau.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Quá trình này dẫn tới nhiều trong số các nước cộng hòa của Liên Xô tuyên bố độc lập.
Grup aşamasında 3 maçta da birer gol kaydetti.Ông ghi được một bàn trong 3 trận đó.
Her ülke oylamanın başında birer 12 puan almıştır, yani hiçbir ülke yarışmaya sıfır puan ile başlamamıştır.Hai bên đánh nhau hơn trăm hiệp, chưa ai kém ai một nước nào.
Özellikle meyveleri kuşlar için iyi birer yiyecektir.Các loài chim này chủ yếu là chim ăn quả.
Bu sistemi bir raya oturtarak, Velho tüm köyleri birer birer yıkmaya başlamıştır.Hắn sợ rằng một ngày nào đó tộc Senju thế thống trị toàn bộ Làng Lá.
Takımlar birbirlerine karşı birer kez oynadılar.Các đội chỉ thi đấu với nhau một lần.
Hepsinden birer çocuğu olur Gönül’ün İffet, Can Marko ve Ziya.Phúc âm Mark 6:3 ký thuật rằng "Giêsu là con của Maria, anh của Giacôbê, Giuse, Giuđa và Simon".
Yani eve dönenler, kendi çocukları olmuş birer yetişkindir artık.Những người con của ông bây giờ đã trưởng thành, có đời sống riêng của họ.
Her iki bölgede birer ziyaretçi merkezi bulunmaktadır.それぞれの地区にビジター・センターがある。
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.羽根一枚と対価に、願い事を叶えて貰う。
Od tna her bir ateşe ve ocağa birer tane İye (koruyucu ruh) gönderir.火は炎心と内炎と外炎によって構成されている。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.当寺には花山法皇が禅衣(笈摺)、杖、及び三首の御詠歌を奉納したとされる。
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."「ネコのひげを抜いてくる」。
Ön ve arka uçlarından ayrılan birer büyük aorttan başka yanlarından da yedi çift arter çıkar.先(まづ)七づゝ引(ひく)時、二つ残ると云。
Domuzcukların birer birer öldüğünü görmek Rick'e fazla gelir.訝るカールに、人にはそれぞれ死との折り合いの付け方があるのだとリックは説明する。
Kitabından sonunda da birer arkadaş olmuşlardır.これらには篆書による以下の詔書(権量銘)が刻まれている。
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.尻尾の性能自体は同じだが、三匹それぞれに得意不得意がある。
Özellikle meyveleri kuşlar için iyi birer yiyecektir.果実は主として鳥に食べられている。
Vücutlarının her iki yanında birer siyah leke bulunmaktadır.また、体の両側には黒い斑点が1つずつある。
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.母は教師で、4歳上の兄が1人いる。
Birer ara yüz olan "kanallar" aracılığıyla çevreseller sisteme bağlanırlar.周辺機器は「チャネル」経由でシステムと接続する。
Her iki üniversitenin de bölge dışında ayrı birer kampüsü vardır.両校とも他所にキャンパスを持っている。
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.ここで彼は、手はじめにゴム靴を作った。
Bu nedenlerden ötürü bu tip parçacıklar birer baryondur.これは角質層がバリアとなっているため。
Takımlar birbirleriyle birer kez Singapur'da yarıştılar.シングルスではプレイヤーが1人ずつ交代で競技する。
Alttan birer kilometre doğuda bulunan göllere akıntısı olduğu sanılmaktadır.数千平方マイルある北極海で人が住んでいる地点に来るという、全くの偶然だった。
Her iki birimde birer belediye başkanı tarafından yönetilir.地域の行政の長は、2人の理事官によって任命される市長が担った。
Kızı Christiane Krüger ve oğlu Hardy Krüger Jr. da kendisi gibi birer sinema oyuncusu olmuşlardır.娘のクリスティアーネ・クリューガーとハーディ・クリューガー・ジュニアは共に俳優。
Kulüp ayrıca iki kez Polonya Kupası, birer kez de Polonya Süper Kupası ve Ekstraklasa Kupası kazanmıştır.クラブはこれまでポーランド・カップを2度、ポーランド・スーパーカップ(英語版)を2度、エクストラクラサ・カップ(英語版)を1度制している。
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.これには砲兵隊と竜騎兵隊も含まれていた。
Bu ülkelerin tamamı birer defa başvuruda bulundu.各国で仲間ともども、指名手配にされている。