Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Hänen vanhempansa olivat työmies Matti Viinamäki ja Leena Kaisa Luoma.
As takım da 7 maça çıkarak Elazığspor ve Kasımpaşaspor'a birer gol attı.Setänen haki myös seitsemän Mestis-ottelun verran vauhtia KeuPa HT:n paidasta.
İki kıyıya da birer takviyeli deniz piyade bölüğü çıkarılması için hazırlık yapılmıştır.Kummankin merivalvonta-alueen alaisuuteen on sijoitettu rannikkovalvontalaivue.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.Το 1988, ακολούθησαν εγκαταστάσεις στην Μαδρίτη, Ισπανία και το 2004 εγκαταστάσεις στο Τορίνο, Ιταλία.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Οι μύθοι είναι μεταφορές για τις πράξεις των θεών, τις οποίες δεν μπορούν να κατανοήσουν πλήρως οι άνθρωποι.
Ebeveynleri Elizabeth ve Richard Rumelt, hem okulda profesör hem de birer yazardırlar.Οι γονείς της είναι η Ελίζαμπεθ και ο Ρίτσαρντ Ρούμελτ, που είναι επίσης συγγραφέας.
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.Επιπλέον, κάθε ομάδα δικαιούνται να έχει 3 ξένους ποδοσφαιριστές.
Bu dört devlet Mikronezya Federal Devletleri bayrağı üzerinde birer yıldızla temsil edilir.Η καθεμιά από τις πολιτείες αυτές συμβολίζεται με ένα λευκό αστέρι στην εθνική σημαία.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Οι ρητοί αριθμοί, οι πραγματικοί αριθμοί και οι μιγαδικοί αριθμοί είναι όλοι παραδείγματα πεδίων.
2011 Copa América'da Uruguay ve Meksika'ya birer gol attı.Στο Κόπα Αμέρικα 2011 αρχικά προσκλήθηκαν η Ιαπωνία και το Μεξικό.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Ήτανε φίλοι από παλιά και τον ήθελε δίπλα του, συμπαραστάτη του.
Sürücü kısmında ise üzerilerinde birer makineli tüfek bulunan iki küçük taret bulunuyordu.Ο οδηγός εγκατέλειψε αυτά που έμοιαζαν να είναι με δυο όπλα χειρός.
Her iki birimde birer belediye başkanı tarafından yönetilir.Δήμος Πολιτικά διοικείται από τον εκάστοτε δήμαρχο.
Takımlar birbirlerine karşı birer kez oynadılar.Οι ομάδες αντιμετώπισαν από μία φορά η μία την άλλη.
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Thomas forsikrer hende om, at alt nok skal blive godt, og at de vil blive gode forældre.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga mener, at "al god musik kan spilles på et klaver og stadig lyde som et hit".
Vostok 3 ve Vostok 4, birer gün arayla fırlatıldılar.Vostok 3 og Vostok 4 blev sendt op med en dags mellemrum og tilsammen gennemførte de den første parflyvning.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.I 1988 fulgte et campus i Madrid, Spanien, og i 2004 åbnede et campus i Torino, Italien.
Pilotlar birer birer yok edilirler.Udyret tilintetgør dem én efter én.
Daimler-Benz, Krupp, MAN ve Rheinmetall ihaleye girdiler ve birer ilk örnek sundular.Daimler-Benz, Krupp, MAN og Rheinmetall fremstillede alle forskellige prototyper.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Lilo og Stitch er nu blevet endnu bedre venner.
Dönem süresi biten dekanlar üç defadan fazla olmamak üzere birer yıl süre ile yeniden seçilebilirler.Man kan først genvælges til kaptajn efter tre år.
Doğuya yönelen İsveçliler Novgorod ve Kiev’i ele geçirerek, buralarda birer prenslik kurdular.Svenskerne søgte mod øst op ad de russiske floder, hvor de etablerede fyrstendømmer ved Novgorod og Kijev.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Man kan blandt andet oprette sin egen butik hjemme.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flag viser bjørnen på en hvid baggrund med en rød stribe over og under.
Yuvarlak yapılar II. ve IIIA tabakalarda birer tanedir.Ny Tøjhus I og II er to lejlighedsbyggerier.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.O I Profetens hustruer, I er ikke som andre kvinder, hvis I er retfærdige.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Eksempler på legemer er de rationale tal, de reelle tal og de komplekse tal.
İlçeleri az nüfuslanmış birer küçük kasaba görünümündedir.I dagligsproget betegner flække en lille, ubetydelig by.
Saldırganlık ve şiddet birer araçtır.Den ene gruppe anser vold og terror som et middel til at nå målet.
Her evden birer tepsi börek yapılarak konak yerinde toplanılır.Et lys over hver urskive tændes, når parlamentet samles.
Çentüryalar, çoğunluklarından bir destek alınana dek birer birer oylamaya katılırlardı.Centurierne ville også stemme, en om gangen, inntil et virkemål hadde fått støtte fra et flertall av dem.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Frankland og Tyndall ble gode venner.
Takımlar birbirlerine karşı birer kez oynadılar.Lagene spilte mot hverandre én gang.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Hans hær hadde et overlegent kavaleri og artilleri.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Styret består av tre personer som hver har en selvutnevnt vararepresentant.
Örneğin yeryüzü bir beşik, dağlar ise birer kazıktır.De senere generasjonene bosatte seg under jorden og i fjellene.
Vücutlarının her iki yanında birer siyah leke bulunmaktadır.Begge kjønn har svart kropp.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Det er ikke kjent om disse lydene er en form for kommunikasjon.
Kıbrıs'ta ise kentler birer birer düşürüldü.For byen se Vytegra (by).
Takımlar, birer erkek ve kadın güreşçiden oluşmaktadır.Et lag består av en mannlig og en kvinnelig spiller.
Her ülke oylamanın başında birer 12 puan almıştır, yani hiçbir ülke yarışmaya sıfır puan ile başlamamıştır.I tillegg fikk hvert land 12 bonuspoeng, slik at ingen skulle stå tilbake med null poeng.
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.Hun har bemerket at hennes barn har fire besteforeldre fra fire forskjellige europeiske land.
Son 16 ve çeyrek finalde birer gol kaydetti.I 1/16 finalene kjørte man 2 heat.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flagg viser bjørnen på hvit bakgrunn, med en rød stripe over og under.
Amore, hepsiyle birer birer alay etti.Han gjorde narr av alle og enhver.
10 bölge merkezinde birer öğretmen okulu inşaatı başlattı.Ved oppstarten var det etablert ti professorater ved senteret.
Orhan, iki turnuvada da birer gol attı.Singh spilte én kamp og scoret to mål i OL-turneringen.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.Deltagerne ble stemt ut en etter en.
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.Gunung Du (独山), Gunung Jin (巾山) dan Gunung Ming (明山) mewakili tiga dewa.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga percaya bahwa "semua musik bagus bisa dimainkan di piano dan masih terdengar seperti sebuah hit".
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Tempat tujuan profesi pekerja bangunan tentu saja perkotaan.
Arapça bu bölgelerde birer ortak dil olarak hizmet etmeye başladı ve lehçeler oluştu.Bahasa Arab mulai dijadikan lingua franca di kawasan-kawasan tersebut dan logat-logatnya pun bermunculan.
İlk iki filmi Replacement Killers (1998) ve The Corruptor (1999) tam birer hayal kırıklığı idi.Dua film pertamanya di Hollywood, Replacement Killers (1998) dan The Corruptor (1999) tidaklah laris.
Bu dört devlet Mikronezya Federal Devletleri bayrağı üzerinde birer yıldızla temsil edilir.Keempat negara masing-masing diwakili oleh bintang putih pada bendera nasional.
İki hareket de gittikçe büyüyen Alman milliyetçiliğinin birer parçasıydı.Kedua gerakan tersebut adalah bagian dari perkembangan nasionalisme Jerman.
Birer "vigilante" olmuşlardır.Teguh dijadikan "bodyguard".
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Semua dijual dengan harga yang sangat terjangkau.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.Pada tahun 1988 dibuka kampus di Madrid, Spanyol dan tahun 2004 di Torino, Italia.
Her şubeden birer adet bulunmaktadır.Setiap mukjizat-Nya mengandung ajaran-ajaran tertentu.