Hershel, eğer Rick'in grubunun kalmasını istiyorsa, ayaklara birer insan gibi davranmaları gerektiğini söyler.Dar Reggie îi răspunde că viitorul omenirii stă pe umerii lor așa că trebuie să dea exemplu copiilor.
Bu grupların kendi aralarında seçtikleri birer liderleri vardır.Liderul vostru e printre voi.
Tüm heykelcikler birer tapınma nesnesi olarak görülmektedir.Toate celelalte dispozitive sunt cunoscute ca slave.
Birleşik Krallık'ı meydana getiren her ülkenin birer millî takımı vardır.Statele care au făcut Imperiul German aveau fiecare armata sa separată.
Ayrıca bu sebillerin profilli birer teknesi bulunmaktadır.Cele trei fațade rezultate simbolizează profilul unei ambarcațiuni.
Aegon iki kız kardeşiyle de evlenmiş ve her ikisinden de birer oğul sahibi olmuştu.Abbath a fost căsătorit cu una dintre cele două surori ale lui Demonaz și are un fiu cu ea.
Bu insanlar artık birer kan emici zombilere dönüşmüştür.O importanță similară a devenit atașată față de sângele uman.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Odată cu nașterea fiecărui copil în familie se adăuga câte o lumânare în plus.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.În cazul în care meciul se termină cu o remiză, ambii wrestleri pierd ceea ce au pariat.
Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Majoritatea grupului este contaminat, devenind zombi.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Administrația a construit câte o casă pentru fiecare familie.
Vostok 3 ve Vostok 4, birer gün arayla fırlatıldılar.Divizile a III-a și a IV-a au ajuns în următoarea zi.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Cele trei procese sunt iterative și fiecare prevede inputuri pentru celălalt.
(Magie, 1950: 132) Bu dönemden kalan sikkeler bunun birer göstergesidir.(Însemnări postume 1914-1951) Dacă ceva este bun, este și divin.
Buna benzer sapma davranışı içinde olanlar, olağanüstü birer kişi ve kahramandırlar.La noi e altfel, unul care este responsabil de moartea atâtor oameni, este erou.
Kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter da birer oyuncudur..Gustaf, Bill és Valter is színészek.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Később pedig a legjobb barátnők lesznek, és úgy szeretik egymást, mint a testvérek.
Tüm heykelcikler birer tapınma nesnesi olarak görülmektedir.Mások szolgálatát egyfajta istentiszteletnek tekintik.
Bu insanlar artık birer kan emici zombilere dönüşmüştür.De minden hiába, most valóra válnak véres víziói.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Többek között a gyár logója is az ő munkája.
Yani eve dönenler, kendi çocukları olmuş birer yetişkindir artık.Nekünk most be kell bizonyítani, hogy mi felnőttek vagyunk.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Szlogenje: "Jó érzés jó zene!".
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Minden szülő egy gyermekét hozhatja magával.
Her iki kilisenin birer orgcusu bulunuyordu.Mindkét településen található egy-egy ortodox templom.
Tuberculum sellae her iki yanında sivri birer uçla sonlanır.Az utolsó éjjel lázas készülődéssel telik mindkét oldalon.
Her kenardan birer kare oluşturulur.Minden oldalról dombok övezik.
Fotoğraflar, çizimler, diyagramlar, haritalar ve diğer resimler birer grafiktir.Figyeljük meg a képeket, ábrákat, diagramokat egyéb illusztrációkat is!
Her bir bölgeyi farklı birer mafya ailesi yönetir.Minden család fölött uralkodik a Nagy Fészek.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.A homlokzat csúcsát egy ágaskodó ló díszíti.
Her mahallede birer tane olmak üzere toplam dört tane cami vardır.Minden alomban körülbelül négy egér van.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Jos (vastaaja) ei (niitä) halua, (kantaja) älköön (olko pakotettu) varustamaan hänelle katettuja vaunuja.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Muita tunnettuja flare-tähtiä ovat Proxima Centauri ja Wolf 359.
Tüm işçiler farklı silahlarla; ama aynı yürekle birer asker."Työläiset ovat aseistautuneet erilaisilla aseilla, mutta samalla rohkeudella.
Birçok pin-up resmi, kendi dönemlerinin birer seks sembolü olarak görünen Şöhretler (Celebrity)dir.Useat pin-up-tytöt olivat seksisymboleina pidettyjä julkisuuden henkilöitä.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kukin sääty sai talosta oman istuntosalinsa.
İç gezegenlerden üçünün (Venüs, Dünya ve Mars) önemli birer atmosferi vardır.Aurinkokuntamme neljästä maankaltaisesta planeetasta kolmella (Venus, Maa ja Mars) on kaasukehä.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Kaikki neuvostotasavallat itsenäistyivät.
Takımların 30'ar saniyelik birer mola hakkı vardır.Kummallakin joukkueella on oikeus yhteen 30 sekuntia kestävään aikalisään.
Sumo'da turnuvalar 15 gün sürer ve bu 15 günün her birinde sumo güreşçileri birer maç yapar.Nykyaikainen sumo-turnaus kestää 15 päivää, jokainen ottelija kohtaa yhden vastustajan päivässä.
Avrasya ile Amerika birer kardeş gibi olarak süper kıta olacaktır.Britanniaa pidetään länsimaisen populaarimusiikin supervaltana Yhdysvaltojen ohella.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.Se on taitava kiipeilijä.
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.Säännön mukaan jokaisella joukkueella tulee olla vähintään yksi ulkomaalainen pelaaja.
Yazıtın önemli tarafı, güftenin her hecesinin üzerinde birer notanın yer almasıdır.Muualla maassa kaikkien on täytettävä paperinen lomake.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Pian heistä tuleekin ystävykset, jotka rakastavat toisiaan kuin siskokset.
Burada hem öncüller hem de sonuç birer önermedir.Lähtöarvot ja tulos kuuluvat väliin .
Her iki augustus kendilerine birer caesar atayacaktı.Caesar armahti heidät kummallakin kerralla.
Aegon iki kız kardeşiyle de evlenmiş ve her ikisinden de birer oğul sahibi olmuştu.Aegon oli naimisissa kahden siskonsa kanssa ja he omistivat kolme lohikäärmettä.
Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Kaikki jotka ihmissusi surmaa muuttuvat zombieiksi.
Herkesin her istediğine sahip olduğu kapılı bir toplumda, sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.Tunnetussa ohjelmassa kaikki tekevät samat liikkeet.
Çaylakların gerçek birer kahraman olmadan dünyayı terk etmeyeceğine yemin eder.Koukku on vannonut, että merirosvot eivät lähde Mikä-Mikä-Maasta ennen kuin hän on saanut kostonsa.
Pek çok haber websitesi ve bloggler birer Hiperlokal medya haline dönüşmektedir.Monia päiväkirjan ja blogin kirjoittajia on arveltu hypergrafisiksi.
Hikâyenin sonunda iki çiftin de birer çocuğu olur.Heillä oli tarinan lopussa jo yksi poika.
Hepsi birer spin-off sayılabilirdi.Muut mahdolliset spin-offit peruttiin myös.
Seks ve araba bu filmde birer simgedir.Kirkko ja kaupunki Tämä elokuviin liittyvä artikkeli on tynkä.
Tengricilik inancına göre doğadaki tüm nesneler birer tine sahiptir (Animizm).Tengrismin mukaan jokaisessa elävässä olennossa oli tengri eli luonnonhenki.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.Heillä oli keittiö ja kaksi huonetta.
Ayrıca "She's out of My Life" ve "It's the Falling in Love" birer melodik pop balladlarıdır.Esimerkiksi ”You’ve Got to Hide Your Love Away” -kappaleessa on huilusoolo.
Ayrıca illerde birer küçük divan bulunurdu.Myös muualla tälle oli tapana omistaa pieniä temppeleitä.
Her mahallede birer tane olmak üzere toplam dört tane cami vardır.Näistä kolmen yhteydessä on yhteensä neljä kaupunkityyppistä taajamaa.