Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Väl i stan blir hon attackerad av en zombie.
Ayrıca beyaz yanaklarında da birer siyah benek bulunur.Dessutom finns svart-vita mönster i ansiktet.
Sayma, sayma adımlarıyla yapılır; bunlar, genelde birer birer olur.Några saker att lägga märke till: Om ett ord slutar på konsonant(er) är denna (dessa) oftast stum(ma).
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Det är en linje med kläder och accessoarer för både män och kvinnor.
Ayrıca BAL’da ve kadın futbol liglerinde birer takımı vardır.Klubben har utöver fotboll för herrar och damer även bowling på programmet.
Takip eden yirmi yıl içerisinde üyelerin tamamı birer birer bağımsızlıklarını kazandılar.Under de följande 20 åren lyckades man rädda ett enda par.
Birer "vigilante" olmuşlardır.De "föds" ut från en Guardian.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.3 cd. ^ "Jag tycker denna musik är alldeles fullkomlig.
İnsanların başına yapıştıktan sonra onları kontrol ederek birer zombiye dönüştürür.När den får tag i en människa gör den denne till en zombie.
Bu dört devlet Mikronezya Federal Devletleri bayrağı üzerinde birer yıldızla temsil edilir.Mikronesiens federerade staters flagga är ljusblå med fyra femuddiga stjärnor.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Väggarna kan ha varit spånklädda redan från början.
Saldırganlık ve şiddet birer araçtır.Terrordåd och mord var metoderna.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Ґаґа вірить, що "вся гарна музика може бути зіграна на піаніно і все ще звучати як хіт."
İç duvarların bütün bölgelerinin her dalga boyunda çok iyi birer emici olması çok önemli değildir.Не обов'язково, щоб кожна внутрішня стіна добре поглинала кожну хвилю.
Ayrıca BAL’da ve kadın futbol liglerinde birer takımı vardır.Є успіхи й у жіночому футболі.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.У 1988 році відкрився кампус у Мадриді, Іспанія, а в 2004 році — в Турині, Італія.
Bu isimlerin birer mit veya efsanevi kahraman olmaları da çok mümkündür.Існує також досить цікавий чи то факт, чи то легенда.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Кожен член родини має з'їсти хоча б одного коржа.
Merkle-Hellman da, anahtarlar birer sırt çantalarıdır.В системі Меркле-Хеллмана ключі складаються з послідовностей.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Обидва з дітей стали вченими.
Dursun, normal sürede ve penaltılarda birer gol attı.А потім раптом несподівано опинялися в штрафний і забивали голи.
Ayrıca birer Saturn Ödülü ve Golden Reel Ödülü kazandı.Серіал також здобув 3 премії Golden Reel Award .
Beş ve altıncı tur'da birer katılımcı elenmiştir.Вирішальний і 5-ий сет дещо здивував.
Bunlardan her biri, sırasıyla antimavi, antiyeşil ve antikırmızı olmak üzere birer antirenk ile tamamlanır.Кожен з них доповнюється антикольром: антисиній, антизелений і античервоний.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Вони хочуть, щоб їх ще й любили — як Великого Брата.
Haberleşen taraflardan her birinde birer çift anahtar bulunur.За кожне пройдене випробування пара отримує ключ.
Düğün hazırlığının başında güveyi ve gelin güvendikleri olgun birer arkadaşlarını sağdıç olarak seçerler.У чистоту та безневинність дітей спочатку вірить і старий священик, який приймає у них сповіді.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Один з відділів повинен буде зробити правильний стрибок у кінці сезону.
İmparatorluk içerisinde soylular, kendi mülklerinde birer prens gibi hüküm sürmeye başladılar.Новгородці змінювали тоді своїх святителів так часто, як князів.
Daha sonraki süreçte, dini merkezler birer eğitim alanlarına dönüştü.Поступово університети перетворилися на своєрідні інтелектуальні центри.
Dört tarafında da birer saat ve tepesinde bir çan bulunmaktadır.З кожного боку висить годинник, нагорі знаходиться дзвін.
1894, 1895 ve 1905'te bu şehirde birer resim sergisi açtı.[1] Zonaro'nun II.Фаусто Зонаро відкрив виставку живопису в Стамбулі в 1894, 1895 та 1905 роках.
Kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter da birer oyuncudur..Gustaf, Bill a Valter jsou také herci.
Guadalcanal: Guadalcanal, her iki ucunda birer üs bulunan büyük bir adadır.Guadalcanal Guadalcanal je velký ostrov se dvěma základnami na každém konci.
İçlerinde Meryem oğlu İsa ve Üzeyr de dahil olmak üzere peygamberlerin hepsi birer insandır.Také pro nadsvěťany je Pán nočních můr stvořitelem všeho a je pro ně "Matkou jejich moci".
İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir.Víno, hra majsir, obětní kameny a vrhání losů šípy jsou věru věci hnusné z díla satanova.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Miluj bližního svého jako sebe sama.
Birer birer öldüler."Ale všichni jsou mrtví!"
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.On beztoho sám nic nedělá, aniž tak snadno dělati co bude, proč tedy v cestě těm, kdož chtí?“.
2010-11 sezonunda ise ligde ve kupada ancak birer gol atabildi.Pouze v letech 1963 a 2011 dokázali zdvihnout nad hlavu ligový pohár.
Sonra, aynı şeyi tekrar tekrar yaptık - her biri birer taslak daha.Poté je znovu jednou proveden první krok a tak stále dokola.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Každý gluon nese barevný náboj a antibarevný magnetický moment.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Každý z článků je navíc usazen na vlastním krajním podvozku, přičemž všechny tři jsou hnací.
Kitap üç kısma ayrılmıştır ve bir önsöz, 24 fasıl ve birer son söz içermektedir.Kniha je rozdělena na tři části a skládá se z prologu, 24 kapitol a epilogu.
İnsanları bu amaç uğruna harcanabilir birer hedef olarak görürler.Je velkou inspirací pro lidi s podobným osudem.
Ama bu planları uygulamak yapılan girişimler gerçekleşemeden bu kampanyalar birer felaket ile sona erdiler.Ať již tímto svým činem zamýšlel cokoliv, jeho plány rychle ztroskotaly.
Bu savaş tankları denemek için iyi birer fırsat oldu.Byla to příprava na invazi tanků.
Köyün her mahallesinde birer cami bulunmaktadır.V každé z vesnic lze přijmout quest.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Wolf 359 (CN Leonis) je po hvězdách soustavy alfa Centauri a Barnardově šipce Slunci nejbližší hvězdou.
Tüfeklerimiz birer makineli gibi işliyordu.Používá stejné náboje jako Automag.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.Webová prezentace je speciální případ webové stránky.
Üç höyük de birer Hitit yerleşmesidir.Tři úsečky se připojují ke každému vrcholu.
Kitabından sonunda da birer arkadaş olmuşlardır.O, oameni ai Cărții!
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Ca urmare, și muncitorii fabricii deveneau la rândul lor ținte ale războiului.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Cea mai apropiată vecină a Soarelui, Proxima Centauri, este o stea eruptivă, ca și o altă vecină Wolf 359.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.În 1988 a fost deschis un campus în Madrid, Spania, iar în 2004 a urmat un alt campus, în Torino, Italia.
Daimler-Benz, Krupp, MAN ve Rheinmetall ihaleye girdiler ve birer ilk örnek sundular.Daimler-Benz, Krupp, MAN și Rheinmetall au venit cu prototipuri.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Artista este de părere că „toată muzica bună poate fi cântată la pian și tot va suna ca un hit”.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.La fiecare din cele patru colțuri se ridica câte un turn de apărare.
Aynı gün, parçalar için birer video klip de yayınlandı.În aceeași zi s-a lansat și un scurt videoclip în culisele serialului.