Norveç, Danimarka günümüzde birer NATO üyesidir.Venstre wenst dat Denemarken ook lid blijft van de NAVO.
Hepsi birer spin-off sayılabilirdi.Hij kan veranderen in een Spinosaurus.
Aralıklarla hepsi birer haftalık olmak üzere iki kez daha listenin zirvesine yükseldi.De bouwsnelheid lag hierdoor op twee verdiepingen per week.
Her basışta, her takıma birer oyuncu atanır.Uit iedere groep zal een speler afvallen.
Ayrıca "She's out of My Life" ve "It's the Falling in Love" birer melodik pop balladlarıdır."'Til I Get My Way/Girl Is On My Mind" is een split-single van de The Black Keys.
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.Każdy dolar z każdego biletu jest przekazywany dla Boys & Girls Clubs of America.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.Niechże walczą na drodze Boga ci, którzy za życie tego świata kupują życie ostateczne!
Örneğin yeryüzü bir beşik, dağlar ise birer kazıktır.Kala jest energią góry (słońca), a makara dołu (Ziemi).
Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.Oto obydwaj przynieśli ofiarę; i została przyjęta od jednego z nich, a nie została przyjęta od drugiego.
1992'de Plochingen ve 1998/1999'da Darmstadt'da (the Waldspirale) birer Hundertwasser evi inşa edilmiştir.W 1992 wybudowano Hundertwasser House w Plochingen, a w 1998/1999 kolejny w Darmstadt (nazwany Waldspirale).
İç gezegenlerden üçünün (Venüs, Dünya ve Mars) önemli birer atmosferi vardır.Trzy z czterech planet wewnętrznych (Wenus, Ziemia i Mars) mają atmosferę.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Nie potrafił jednak w żaden sposób uciszyć swego gniewu i chcąc się go pozbyć, skierował go przeciw sobie.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.Bogowie są prawdziwi, nie jako istoty, ale jako nośniki mocy.
Kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter da birer oyuncudur..Bracia Billa – Alexander, Gustaf i Valter – są także aktorami.
Çünkü bunlar onlar için birer beklentidir.Oni są jednomyślni: oni podziwiają."
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.SarniZleb: Na początku rysowałem buty.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.Zamek ma czworokątną strukturę, w każdym z czterech kątów znajduje się wieża.
Bu da Jakobenlerin halkçı yönünü vurgulamak isteyenler için bir birer tez konusu oldu.Mając złoczyńcę, postanowili posłać go wraz z Hlawą do Juranda, by ten uczynił z nim, co zechce.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Każda z ostojnic natomiast ma trzy wykroje maźnicze z przyspawanymi prowadnicami.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Powstanie osiedla dla pracowników tejże fabryki stało się priorytetem.
Her ikisi de birer yıl ara ile sinemaya aktarıldılar (1967 ve 1968).Obie powieści sfilmowano (odpowiednio 1968 i 1967 rok).
Bütün bunlar, bu görkemli törenin birer parçasıydı.Stanowiła ona nieodłączną część tego zabawnego przedsięwzięcia.
Hipertekst belgeler birer iletişim araçlarıdır.Autohipnoza jest jedną z przyczyn wypadków komunikacyjnych.
Kepçeyle karıştırarak kuvvetli ateşte birer dakika kadar kızartılarak servis tabağına alınır.Następnie zamieszać i gotować na małym ogniu pod przykryciem kilkanaście minut.
Arjantin ve Uruguay ikişer; İngiltere, Fransa ve İspanya ise birer şampiyonluk kazanmıştır.Dwukrotnie zwyciężali: Argentyna, Francja i Urugwaj, który był zarazem zwycięzcą turnieju inauguracyjnego.
Bu eşlerinden birer kızı olmuştur.Spotyka się z córką jednego z nich.
Bu araçlar çok iyi birer savunma silahıydı.Moździerze tego typu były bardzo nieporęczną bronią.
Koyda birer liman ve marina bulunmaktadır.W Menominee znajduje się port i marina.
1966 ve 1968 yıllarında da birer kez unvan dağıtımı yapılmıştır.Właśnie wydarzenia z 1966 i 1968 roku są mu najczęściej wypominane.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Obok każdej z nich stoi osierocony syn.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Na koniec sezonu najgorsze drużyny spadają do ligi regionalnej.
Bu insanlar artık birer kan emici zombilere dönüşmüştür.Wkrótce sami stają się obiektem ataku krwiożerczych morskich istot.
Sonradan kurulan bu mahkemeler birer devrim mahkemesi niteliğindedir.Sprawy badano od razu przed Trybunałem Rewolucyjnym.
İki seviyede de birer hat-trick yaptı.W zaledwie kilku występach skompletował dwa hat-tricki.
Hikâyenin sonunda iki çiftin de birer çocuğu olur.On także na koniec łączy dwie młode pary.
İlk defa Kasım 1979`da kaydedilmiştir, Ocak 1980`de ve son olarak Mart 1980`de birer defa daha kaydedilmiştir.Pierwszy numer ukazał się w kwietniu 1979 roku, a ostatni z datą marzec–kwiecień 1980.
Atlar ise birer çizgi oyunundan öteye geçmez.Gracze nie mogą wykraczać poza swoją część boiska.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Współcześnie są elementem ubrań zarówno kobiecych jak i męskich.
Hastalar için balkonunda da birer yatak vardı.W obozie była izba chorych.
Tali soylular birer birer imparatorluk güçlerine biat ettiler.Możni królestwa podzielili się na zwolenników jednej lub drugiej księżniczki.
Her basışta, her takıma birer oyuncu atanır.W każdym biegu każdą drużynę reprezentuje jeden zawodnik.
Halk, üç uyanık arkadaşa sorular sorar, bunlara uygun birer cevap alırlar.Każda para dostaje po trzy pytania z trzema wariantami odpowiedzi.
X ve Y birer topolojik uzay olsun.Niech X , Y {\displaystyle X,Y} będą przestrzeniami topologicznymi.
Her bir soruya verilen yanıtın sayısal değerlerinin tümü birer anakütle olur.Może więc odpowiedzi na wszelkie rodzące się pytania dostarczy nam scjentyzm?
Larry Niven ve Robert J. Sawyer sekiz kere aday gösterilmiş ama ancak birer kere ödülü kazanmışlardır.Larry Niven och Robert J. Sawyer har nominerats åtta gånger men har bara vunnit en gång.
Habil ve ağabeyi Allah'a birer kurban sunmuşlardı.Gere, Gude (och) Ljuv efter sina bröder.»
Her ülke oylamanın başında birer 12 puan almıştır, yani hiçbir ülke yarışmaya sıfır puan ile başlamamıştır.Alla länder fick 12 poäng i början av omröstningen för att undvika att något land skulle hamna på noll poäng.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Alla f.d Sovjetländerna förklarar sig självständigt.
Sağında ve solunda son cemaat yerine girişi sağlayan birer kapı bulunmaktadır.Klarabergsgatan (till höger) och Mäster Samuelsgatan (vänster), båda på provisoriska broar.
1988 yılında, Madrid, İspanya’da bir yerleşke, 2004’te ise Torino, İtalya’da birer yerleşke kurulmuştur.År 1988 följde ett campus i Madrid, Spanien, och år 2004 ett i Turin, Italien.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."Spela med dina simmar."
Ted Bundy ve John Wayne Gacy organize seri katillere uygun birer örnektirler.Coral Watts, Ted Bundy och John Wayne Gacy är bra exempel på den här typen av seriemördare.
Atlar ise birer çizgi oyunundan öteye geçmez.De har inte längre så mycket med strid till häst att göra.
Daimler-Benz, Krupp, MAN ve Rheinmetall ihaleye girdiler ve birer ilk örnek sundular.Daimler-Benz, Krupp, MAN och Rheinmetall byggde prototyper.
Takımların her birinin, her devre için birer dakika mola kullanma hakları vardır.Alla kunder får till exempel en minut på sig att betala.
2008 ve 2009 sezonlarında takımına birer gollük katkılarda bulundu.År 2003 och 2008 har landet representerats av bidrag på låtsasspråk.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Den har en unik design, då den har tre distinkta kurvor som alla är helt olika.
Kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter da birer oyuncudur..Hans yngre bröder Gustaf, Bill och Valter Skarsgård är även de verksamma som skådespelare.
Ayrıca Bahreyn'deki ordu üssünde ve Katar'daki hava kuvvetleri karargahında birer Pesah sederi kurulacaktır...Det kommer också att finnas två seder vid arméns högkvarter i Bahrain och flygvapenkoncernen i Qatar.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Det fanns dessutom detachement för kavalleri och artilleri.