Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Был прикомандирован к кавалерии и артиллерии.
Köyü kuran kişiler alim birer zat olduklarından köye Ermen denilmiştir.Деревню назвали Сугутами, чтоб знали, откуда переселились.
Albümün ismi, grup üyelerinin kişiliklerini belirten birer kelimeden ibarettir.Название альбома является одновременно самоназванием стиля группы.
Her ikisi de birer bulutsunun içindedir.В обоих матчах Прудников отметился голами.
Çünkü bunlar onlar için birer beklentidir.За это они им и поклоняются».
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Оба из детей стали учёными.
Bu modemler genellikle birer kutu görünümü şeklindedirler.Снизу оправы почти всегда имеют вид коробочки.
Diğer bir deyişle bu yapıların birer açık hava tapınağı olduğu anlaşılmaktadır.На сохранившихся фотографиях очевидно, что это очень красивый храм.
Takımlar, birer erkek ve kadın güreşçiden oluşmaktadır.Команды состоят из одного мужчины и одной женщины.
Merkle-Hellman da, anahtarlar birer sırt çantalarıdır.В системе Меркля-Хеллмана ключи состоят из последовательностей.
Bu yöntemlerin her biri ayrı birer karakter kodlama biçimi olarak adlandırılır.Вы знаете, я думаю, что каждый по-разному является образцом для подражания.
Milano'da ise La Scala opera evinde 1916 ve 1961de birer defa sahnelenmiştir.В 1961—1962 годах стажировалась в миланском театре «Ла Скала» (Италия).
Bazen bu çentikler birer delik olarak da görülebilir.Личинка иногда видна через эту пору.
İki takımda daha önce kupayı birer kez müzelerine götürdüler.Обе картины сразу были приобретены музеями.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Взвешенные по ценам предпочтения равны для всех товаров.
Fransa ve İngiltere Lig Kupasını kazanan birer takım UEFA Avrupa Ligi'ne katılmaktadır.Победители Кубков лиги Англии и Франции получают право выступать в Лиге Европы.
Ayaklanmalar Moskova’daki ayaklanmanın bastırılmasıyla birer birer çözülür.Новые причины к негодованию, Восстание Москвы.
Riley ve eşi oldukça sıkı birer Bruce Springsteen hayranıdır.«Мне было бы очень скучно следовать примеру и Брюса Спрингстина.
Ardından birer sene arayla Konyaspor ve MKE Ankaragücü'nde oynamıştır.Кроме того, некоторое время они жили в Куручешме и Ортакёе.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Все республики РСФСР объявили суверенитет, а некоторые — независимость.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.Самой дорогой частью станут эскалаторы.
Aynı nüshaların birer istinsahlarıdır.Некоторые проповедники такие же.
Özellikle de ABD Rusya ve Çin yarışta amansız birer rakiptir.В следующий раунд прошли спортсмены из США и Китая.
Paraguay:LIT-CI'nın ve Birsek'in birer seksiyonları mevcut.Существуют предположения о наличии у сицкарей белорусского и даже литовского этнического компонентов.
Birleşik Krallık'ı meydana getiren her ülkenin birer millî takımı vardır.Все страны, входящие в состав Соединённого Королевства, имеют разный статус.
Musa İbni Meymun'a göre Sabiilerde Yıldızlar birer tanrı idi ve en büyük tanrı Güneş idi.Рябинин был в многолетних дружеских отношениях с Карамзиным и с князем А. И. Вяземским (отцом писателя).
Takımlar birbirleriyle birer kez oynadılar.Команды играют друг с другом один раз.
Çoğunda 2. ve 3. göğüs segmentlerinden birer çift kanat çıkar.Во многих группах насекомых второй и третий сегменты груди несут по паре крыльев.
Arapça bu bölgelerde birer ortak dil olarak hizmet etmeye başladı ve lehçeler oluştu.وبدأت اللغة العربية في العمل كنطقة مشتركة في هذه المناطق ونشأت اللهجات.
1848 ile 1849 yıllarındaki devrimler Marx ve Engels için büyük birer deneyim olmuştu.سنوات الثورة من 1848 إلى 1849 كانت تجربة عظمى لكل من ماركس وإنجلز.
Öte yandan Roma'ya yakınlık bu şehir devletlerini kolay ve açık birer hedef haline getirmişti.وكان في ذلك وفي قربهم من روما، جعل منهم أهدافاً سهلة وواضحة.
Devletler arasında ikili ilişki sürdürmemeleri, birbirlerini birer devlet olarak tanımamalarını gerektirmez.إذا كانت دولتان لا تقيمان علاقات دبلوماسية مع بعضهما، فهذا لا يعني أنهما لا تعترفان ببعضهما كدول.
Ön ve arka uçlarından ayrılan birer büyük aorttan başka yanlarından da yedi çift arter çıkar.ولقد آتيناك سبعاً من المثاني والقرآن العظيم..).
Seks hayatları hakkında konuşuyorlardı, birbirlerinin kanlarını boyunlarında birer kolyede taşıyorlardı.وكانوا يتحدثون عن الحياة الجنسية، وكانوا يرتدون قلادة تحتوي على دمائهم.
Türkiye’ye dönüşünde birer yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektronik ve Ekonomi bölümlerine devam etti.وحينما عادت إلى تركيا واصلت تعليمها بأقسام الإلكترونيات والإقتصاد بجامعة الشرق الأوسط الفنية لمدة عام واحد.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.فهنالك غرف منفردة وغرف مزدوجة.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.كانت تلك الأفكار في البداية من المُسلّمات، ولكن اليوم هناك جهود لاختبار كل منها.
Stand-up komedi, tasarım ve yazarlık da Mayer'ın kariyerinin birer parçasıdır.إن متابعة الكوميديا وتصميم الجرافيك والكتابة تعد جزءا من حياة ماير المهنية.
Futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporudur.كرة القدم هي رياضة جماعية تُلعب بين فريقين يتكون كل منهما من أحد عشر لاعباً بكرة مُكوَّرة.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.إنما كانوا أصحاب إيمان راسخ، فأنكروا على قومهم شركهم بالله، وطلبوا منهم إقامة الحجة على وجود آلهة غير الله.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.الانترنت هو أحد الأمثلة عن الشبكات الحاسوبية.
Ne Einstein ne de Langevin bu sonuçları birer paradoks olarak değerlendirmemiştir.ولا عجب أن لم تكن بغداد ولا طهران على استعداد لقبول هذه النتيجة.
Albümden çıkan "You Make Me Wanna", "My Way" ve "Nice and Slow" singleları birer hit olmuştur.بعد نجاح ألبومه الأول الذي يحمل اسمه، أصدر ألبوم My Way، وكانت أشهر أغانيه You Make Me Wanna وNice and Slow.
Hava Kalitesi Endeksi değerleri aşamalara göre sınıflandırılmıştır ve her aşama birer renk ile simgelenir.وتقسم قيم مؤشر جودة الهواء في نطاقات، ويتم تعيين كل مجموعة بوصف و لون يرمز لها.
Bu dört devlet Mikronezya Federal Devletleri bayrağı üzerinde birer yıldızla temsil edilir.هؤلاء الاربعة ولايات يمثلون بنجمة بيضاء في الشعار الوطني.
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.يحق لكل فريق اشراك ثلاث لاعبين أجانب فقط.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.والفلسفة الي ترتكز عليها هذه المعارف الثلاث واحدة، غير أن كلاً منها تطبق بشكل متفرد عن الأخرى.
Rakipler birer birer elenir.رجل الأعمال نزار ريدان.
Genellikle kalelerin arkasına birer file konulsa da, bu durum kurallar tarafından zorunlu kılınmamıştır.توضع عادة الشباك خلف المرمى، على الرغم من أن هذا لم يكن مطلوبًا في القوانين.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando chegou lá, os dois beberam um copo de champanhe e Lana forçou Enzo a tirar sua roupa.
Her peygamber, birer imâm, rehber olarak kabul edilir ve ona tabi olanlara da onun ümmeti denir.Cada mensageiro será um membro da igreja pela qual ele é apontado.
Gece olunca evden çok sayıda ses duyulur ve Bill'in arkadaşları birer birer kaybolmaya başlar.À medida que a noite cai, os ruídos na casa aumentam e os amigos de Bill começam a desaparecer um a um.
Bu nedenle, genelde her köyün, denize ulaşımı mümkün kılacak birer iskelesi vardır.E cada um dos grupos tem uma nava-mãe capaz de transportar a todos.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga acredita que "toda boa música pode ser tocada em um piano e ainda soar como um sucesso".
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.Eles confiavam em si mesmos, consideravam-se justos e desprezavam os outros.
Birçok pin-up resmi, kendi dönemlerinin birer seks sembolü olarak görünen Şöhretler (Celebrity)dir.Muitas pin-ups eram fotografias de celebridades consideradas sex symbols.
Bu iki ada Bismark Takımadaları'nın birer adasıdır ve Saint George Kanalı'yla birbirlerinden ayrılmaktadırlar.Ambas integram o Arquipélago de Bismarck, e estão separadas pelo Canal de São Jorge.
Her 3 gerilimden birer pin hotplugging için kullanılır.Para cada uma das três tensões, um dos três pinos é usado para hotplugging.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır."Os deuses são reais, e não como pessoas, mas como veículos do poder.