Birer birer öldüler."Alguien pudo haber muerto».
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Los pasos básicos de la danza son un paso hacia adelante y otro hacia atrás.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.La antiguas repúblicas soviéticas se proclamaron independientes.
Bütün bunlar, bu görkemli törenin birer parçasıydı.Era una parte esencial de cada festival.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Estas personas pasaron a convertirse en accionistas de Unicaja Banco.
Seks ve araba bu filmde birer simgedir.El clima y las estaciones tienen un papel importante en esta película.
Luke Haines'in şarkı sözleri küçük birer hikâye biçimindedirler.Mis canciones son similares a las de Tom Waits, sobre que son pequeñas historias.
Bunlardan bazıları birer aylak olarak yeniden canlanmıştır.Otros fueron sustituidos de la misma manera.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Oberon y Barda con el tiempo se harían buenos amigos.
Aktaş, ön elemelerde iki maçta da birer gol attı.Anotó un gol en cada uno de sus dos primeros partidos.
Örneğin yeryüzü bir beşik, dağlar ise birer kazıktır.Erano adorati come dei della terra (montagne) e del mare.
Çünkü bunlar onlar için birer beklentidir.Questi furono i loro temi preferiti".
Takımların her birinin, her devre için birer dakika mola kullanma hakları vardır.Tutti i round hanno un minuto di pausa tra loro.
Bunların elinde birer Osmanlı kılıcı bulunmakladır.Tra di essi vi è una spada che inaspettatamente si spezza.
Başları yakınına birer kap bırakılmıştır.Furono portati davanti al suo cospetto incatenati.
İki yanından birer dere akmaktadır.È accostata da due marchi di stadera (uno per lato).
VS-2.2, VS-3.6 ve SH-55 İtalyan yapımı dairesel şekilli plastik kasalı birer tahripli tanksavar mayınıdır.Le VS-2.2, VS-3.6 e SH-55 sono mine anticarro italiane, con innesco del tipo VS-N.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Alcuni esempi sono Proxima Centauri e Wolf 359.
Bu iki birimin başında da birer müdür ya da direktör yardımcısı yer almaktadır.In aggiunta ai capi citati sopra, il presidente di missione ha due o più assistenti.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Originariamente questi stivali erano pensati appunto per loro.
Hepsi birer spin-off sayılabilirdi.Potrebbe essere anche considerato uno spin-off.
Riley ve eşi oldukça sıkı birer Bruce Springsteen hayranıdır.We Take Care of Our Own è un singolo di Bruce Springsteen.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.I numeri razionali, i numeri reali e i numeri complessi costituiscono dei corpi.
Mahallede bazı ailelerin birer taneyi geçmeksizin büyükbaş hayvanı bulunur.In casa c'è una famiglia di orsi che si annoiano.
Fakat pek çok grup tanımlama yöntemleri, bu üç grubu da ayrı ayrı birer grup olarak göstermektedir.Tuttavia, la maggior parte dei metodi di identificazione indicano questi tre gruppi come ammassi separati.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Essa venne assegnata alle unità di cavalleria e di artiglieria.
Mahallenin giriş ve çıkışında (doğu-batı yönünde) birer dere bulunmaktadır.Il giunto è il sottile spazio (la commessura) tra una pietra e l'altra.
Yarattığı her bombayı da dolayısıyla birer sanat eseri olarak görmektedir.Per le sue particolari caratteristiche è considerata anche un'arte marziale.
Her dört ülke tarafından birer baş hakim, değişimli hakim ve savcı temin edilmiştir.Ognuna delle quattro nazioni giudicanti fornì un giudice, un sostituto e i procuratori.
Her iki yöne doğru birer şeride sahiptir.Ha due corsie in entrambe le direzioni.
Rick ve Carl silahlanır ve aylakları birer birer vurmaya başlar.Rick e Carl gli insegneranno a sparare.
Fotoğraflar, çizimler, diyagramlar, haritalar ve diğer resimler birer grafiktir.Le preghiere, i mantra e i diari sono buoni esempi.
Ayrıca ağır kilolarına rağmen çok iyi birer yüzücülerdir.Essendo un ottimo nuotatore sopporta anche correnti molto forti.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Manuele e Corrado erano da tempo diventati buoni amici.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando incontrò Dylan, i due vendettero harmonica licks, bevevano vino rosso e giocavano a croquet.
Takımlar birbirleriyle birer kez oynadılar.Le squadre si incontrano tra di loro una sola volta.
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Restare a sei passi di distanza uno dall'altro, fianco a fianco.
Daha sonra bu sancaklar Kudüs’e bağlı birer eyalet oldu.Oggi la conduzione è affidata a un comitato che ha sede a Gerusalemme.
Aynı gün, parçalar için birer video klip de yayınlandı.Il giorno stesso sono affiorati in rete alcuni scatti delle riprese.
Ayrıca serbest programda aldığı 150.06 puan ve genel toplamda ulaştığı 228.56 puan birer dünya rekorudur..Ottenendo 159.31 punti nel programma libero stabiliscono anche il nuovo record mondiale.
Burada "yeniden eğitilmiş" bazı tutuklular sonradan bizzat birer işkenceci haline getirilmişlerdi.Alcuni, che avevano sacrificato sotto tortura, tornarono per essere torturati di nuovo.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.Quindi i candidati furono chiamati uno per uno.
Bu tepeler Asurlular döneminde birer haber alma-verme aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir.In questi sistemi, una sezione del capillare è usata come rivelatore.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Tutti gli scambi si fanno al prezzo d'equilibrio.
Her mahallede birer tane olmak üzere toplam dört tane cami vardır.In alto sono presenti 4 monofore per lato.
Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır.Se l'incontro termina in un pareggio ad entrambe le squadre è assegnato un punto.
Geriye kalan taşlar oyun boyunca birer birer oyuncular tarafından çekilir.In caso contrario si procederà interpellando uno ad uno i restanti giocatori.
Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu.Un'altra leggenda molto simile narra che un re vide un serpente sul suo tappeto.
Her iki grup da Organized Noize'un Dungeon Family ortaklığının birer parçasıdır.Entrambi saranno integrazioni del Social Security Act di Roosevelt.
Habil ve ağabeyi Allah'a birer kurban sunmuşlardı.Перед тем, как выйти на ринг он вместе с братом помолился Аллаху.
"Muhammed'in hadisleri yalnızca müslümanlar için değil tüm insanlık için birer hikmet hazinesidir."Эта великая книга мудрости является достоянием не только индуистов, но и всего человечества».
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Но если бы они не пожелали разойтись, следовало применить против них силу.
‘All My Love Is For You’ için 4 Eylül’de, Oh!’ içinse 14 Eylül’de birer video yayınlandı.4 сентября вышел клип на песню «All My Love Is For You»,а 14 сентября — на песню «Oh!».
Erzak artık bitmişti; atlarını, develerini birer birer vurup yediler.Взамен жуки и их личинки получают пищу муравьёв.
Bu insanlar artık birer kan emici zombilere dönüşmüştür.Некоторые из них становятся кровососами.
Kuyruğun her iki tarafında zayıf birer elektrik organı bulunur.У некоторых видов по обеим сторонам хвоста расположены слабые электрические органы.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Затем эти филиалы стали самостоятельными техникумами.
Merkür ve Venüs birer alt gezegendir.За исключением Меркурия и Венеры, вокруг всех планет обращается хотя бы по одному спутнику.
Bu maksatla tüm üye ve aday ülkelerde sorumlu birer ulusal koordinatör belirlenmiştir.Появились национальные координаторы, назначаемые каждой страной.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Рабочие Завода — это, в первую очередь, мастера своего дела.