Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.因此,必然有一个事物是在任何情况和时刻下都存在的。
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.这时只听隆隆三声炮响。
Kent birdenbire büyümeye başladı.此后,博尔开始突然发展壮大。
Birdenbire her şeyi bir kenara fırlatarak, yalnızca aklımızı karıştırma amacı güden bir kısma geçiş yapıyor.即使我強制讓他們聽從於我,一切只會往更糟的方向發展。
Birdenbire bir umut ışığı parladı; Sivas Kongresi’ne delege çağırıyorlardı.儘管,有相當大的抗議活動,該提議推進到聖市議員路易斯董事會。
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.後來那個人因為瘟疫而死亡。
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.之後,他的生活態度發生了極大的變化。
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.리메이크판의 번외편 〈여름〉과 특별편〈센스〉에 등장한다.
Birdenbire "Raj"a dönüşmeye başlar.즉, 로부터 え로 변화되었다는 것이 된다.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.총 세 차례의 포위망이 있었다.
Nitekim birdenbire kartopu yağmuru başladı.התחיל ככל הנראה כריקוד גשם.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.פתאום נתרחקו כל הארצות ונתבלבלו בתגרה.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.וכל זה היה יודע בכל עת ובכל שעה ורגע.
Onun bu sırada niçin birdenbire fikrini değiştirip Hindistan üzerine gitmeye karar verdiği açık değildir.עדיין לא ברור עד היום אם כוונתו להמיר את דתו הייתה רצינית.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.ביולי הוציאה את הסינגל "פתאום הגיע קיץ".
Birdenbire balkonda Herman görünür.Внезапно на вратата на балкона се появява Герман.
Birdenbire hücre kapısı açılır.При това автоматично се отваря затвора.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Постепенно градът се разраства.
Ancak sonra birdenbire yerleşim terkedilmiş ve yok olmuş gibi görünür.По всяка вероятност след такова нашествие селището е напълно разрушено и престава да съществува.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Малко след това той умира от чума.
Temmuz ortalarında Maximilian ve Svabya liderleri birdenbire kendi birliklerinin baskısıyla karşılaştılar.Do sredine srpnja, Maksimilijan i švapski vođe su se iznenada našli pod pritiskom vlastitih vojnika.
Birdenbire her şeyi bir kenara fırlatarak, yalnızca aklımızı karıştırma amacı güden bir kısma geçiş yapıyor.U jednom trenutku miješa kompletnu priču s jednim jedinim ciljem: da nas zbuni.
Birdenbire, ülkedeki gençler bu eski şehirli müziğe karşı yeniden ilgi duymaya başladılar.Potpuna nezainteresovanost općine Tuzla prema mladim glazbenicima vlastitog grada.
Birdenbire, ülkedeki gençler bu eski şehirli müziğe karşı yeniden ilgi duymaya başladılar.Znova, ponorili sme sa do ranej periódy európskej hudby.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.V istom zmysle všetko existuje všade a vo všetkých okamihoch.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.Naenkrat so se dežele razšle, raztresene so bile v vojni.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Večkrat se je pojavila na balkonu buckinghamske palače.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.Staiga keičiasi žmogaus elgesys.
Birdenbire kaybolur.Staiga praregėjo.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Tačiau netrukus ji mirė nuo tuberkuliozės.
Ve birdenbire, tahminimce maçoluk ile alay eden o 'kick' sırası...Po to susikūrė klubinė grupė „O’key“.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Varsti pärast seda suri temagi katku.
Varzı'nın güneyinde arazi birdenbire çok pürüzlü dağlara dönüşür.Poolsaare lõunaosas muutuvad mäed kohati künklikuks tasandikuks.
A Bankası'na kredi vermiş olan herkes birdenbire korkmaya başlıyor.Každý s úvěry Bance A se najednou bojí.
A Bankası'na kredi vermiş olan herkes birdenbire korkmaya başlıyor.彼らは、それらの資産を評価する必要がありました。
Ama birdenbire her şey is ile kaplandıAd un tratto si è riempito tutto di fuliggine,
Ama birdenbire her şey is ile kaplandı하지만 모든 것이 흑연에 의해 오염되었을 때,
Ama birdenbire her şey is ile kaplandıles mites étaient moins susceptibles d"être pris par
Ama birdenbire her şey is ile kaplandıو لكن بمجرد ان اصبح كل شيء مغطى بالسخام الناتج عن دخان المصانع,
Ama birdenbire her şey is ile kaplandı暗めの色のガは、敵におそわれづらくなった。
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...Aber wie war der Tag, als plötzlich...
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...T: Και πώς ήταν η μέρα που ξαφνικά...
Ama o gun nas?lsa, birdenbire...Но как это было в тот день, когда вдруг -
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Aber als der Morgen kam, wollte ich hübsch aussehen.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Ale kiedy nastał ranek, chciała wyjść i ładnie wyglądać.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Dar cand aceasta dimineata se apropia vroiam sa vin aratand dragut.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Maar toen het morgen werd, wilde ik toch komen en mooi uitzien.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Mais quand le matin s'est pointé, je voulais sortir en étant jolie.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Men morgonen kom, jag ville komma ut vacker.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Nhưng tới sáng nay, mình lại muốn đến xem thế nào.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Però quando stamattina mi sono ripresa (dalla collera), volevo venire vestita in maniera carina.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Tapi saat pagi tiba, aku ingin keluar mencari keindahan.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Zjutraj pa sem hotela biti lepa za sestanek.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Αλλά μόλις ήρθε το πρωί, ήθελα να έρθω και να δείχνω όμορφη.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Но когда наступило утро, мне захотелось выглядеть красивой и пойти.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.אבל.. כשהבוקר הגיע, רציתי להראות יפה
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.و لكن عندما جاء الصباح, أردت أن أخرج و أبدو جميلة
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.私ってホントにあなたの事が 好きなんだと思わない?
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Aber plötzlich war da nun ein zweites Problem.
Ama şimdi birdenbire ikinci bir problem vardı:Ale nagle pojawia się drugi problem.