Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Op een dag trekt een jonge vrouw tijdelijk in in een huis in de buurt.
Arapgir'e doğru birdenbire kesilir.Huwajdżat Szinan (arab.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Cesarz nagle doświadczył pewnego wglądu.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Na danym obszarze mogą utrzymywać się przez całą dobę, a nawet kila dni z rzędu.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Nagle samolot się zmienia.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.Lobotomimotivet förekommer i Plötsligt i somras.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Allt detta kommer på en gång och plötsligt.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Han dog plötsligt av ett slaganfall.
Birdenbire "Raj"a dönüşmeye başlar.Det var i den tidpunkten som "tidvattnet" började vända.
Birdenbire balkonda Herman görünür.У балконних дверях з'являється Герман.
Birdenbire hücre kapısı açılır.І раптом двері відчинилися.
Göksakallı ihtiyar birdenbire belirir ve birdenbire kaybolur.Strach ze smrti najednou a navždy zmizel.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Náhle se ozve ťukot na dveře domu.
Birdenbire Proteus Juliya'ya olan aşkını hatırlar ve ona geri döner.Když ji Proteus vidí, vzpomene si na svou lásku k ní a znovu jí přísahá věrnost.
Birdenbire içine doğduğu gibi söyleme ve etme.Jak vznikl a vycházel Bezděz.
Başta her şey yolunda giderken birdenbire Joe'nun limuzininin yönü başka tarafa gitmeye başlar.Chvíli jedou oba automobily pospolu, ale později se auto, v němž jede Joe, oddělí.
Birdenbire kaybolur.Deodată dispare.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Din nefericire, după puțin timp, acesta a murit de tuberculoză.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Apoi, la 12.30, s-au auzit trei focuri de armă.
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.A csípés után egy héten belül a kutya hirtelen súlyosan belázasodik.
O sırada bir ahtapota dönüşmeye devam eden Stewie, evinin bodrumunda birdenbire yüzlerce yumurta yumurtlar.Eközben Stewie váratlanul több száz tojást tojik a ház pincéjében.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Az időjárás hirtelen változik meg.
Sonuçta nedenleri olan bir durum ve birdenbire ya da kalıtımsal olarak ortaya çıkmış bir tutum değildir.Azért nincs, mert előbb-utóbb a feledés homályába merül.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Szerinte mindenki megtalálja az igazit, valahol és valamikor.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Hetken kuluttua hän huomaa olevansa metsässä yksin.
Birdenbire "Raj"a dönüşmeye başlar.Pian tämän jälkeen alkaa joen luonne muuttua.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Sen jälkeen Kentucky alkoi kasvaa nopeasti.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Hän kuitenkin kuoli jonkin ajan päästä sairauden uuvuttamana.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Se ei siis ollut kerralla saatu ilmestys.
Bu buzullar birdenbire hızlanana kadar normal hızda hareket eder.Tällöin jään virtaus kiihtyy normaalia nopeammaksi.
Birdenbire Parsifal diye bir haykırış duyulmasıyla bu kavga kesilir.Ξαφνικά ακούγεται μια φωνή να φωνάζει "Πάρσιφαλ!".
Kent birdenbire büyümeye başladı.Έκτοτε άρχισε σιγά σιγά να μεγαλώνει το χωριό.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Ξαφνικά χτυπάει η πόρτα.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Ο ΚΕΡΑΥΝΟΣ δεν γεννήθηκε ξαφνικά.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.Friluftsteatret "Borner Sommertheater" har mange forskellige forestillinger om sommeren.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.En lille begivenhed forandrede pludselig hans stilling.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Reglerne opstod ikke på én gang.
Beşinci sezonda Buffy'nin kız kardeşi Dawn tanıtılır ki kendisi birdenbire Buffy'nin hayatına girmiştir.I sæson 5 har Buffy pludselig fået en lillesøster, teenageren Dawn.
Heihdrich beklenmedik bir sırada 1197'de birdenbire öldü.Therese Hoffmann døde uventet i 1928.
Orta Anadolu, birdenbire boşalıvermişti.Det middelalderlige slot var dog efterhånden udtjent.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Kort efter forsvandt en dreng i skoven omkring kolonien.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Stemningen mot jernbaner endret seg etterhvert.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Overgangen ble ikke plutselig.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Perasaannya timbul begitu saja secara tiba-tiba.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Tiba-tiba pintu terbuka.
Birdenbire "Raj"a dönüşmeye başlar.Identitas "Jerman" sudah mulai berkembang.
İleriki devrelerde bu hayvanların sayısı birdenbire artış göstermektedir.Ở các nước đó, số lượng các loài vật này đã tăng trở lại.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Đột nhiên cửa hành cung mở xịch.
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.Quân đoàn đang làm nhiệm vụ ở Palatine, mà đã đi cùng với hoàng đế, lập tức bỏ rơi ông ta.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Họ có thể ở bất kỳ một địa điểm nào từ vài ngày đến vài tháng, nhưng cuối cùng họ sẽ luôn đi tiếp.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.3発の祝砲が鳴る。
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.草々が清海に恋したのも清海に「とおやん」とダブらせたため。
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.天災によってあっけなく死んだ。
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.死後、再び国内は混乱し、分裂状態になった。
Birdenbire bir umut ışığı parladı; Sivas Kongresi’ne delege çağırıyorlardı.南北戦争が勃発したとき、米国聖公会からルイジアナ代表者会議を誘致した。
Birdenbire hamile kalan Ma, babası tarafından evden kovulur ve kızı Wil'in yanına taşınır.一方、シングルマザーであるウィルの母親は、妊娠したことで実家を追い出され、ウィルの家へと押しかけてくる。
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.加害者の親も急に態度が変わった。
Tom birdenbire hastalandı.トムは突然病気になった。
Temmuz ortalarında Maximilian ve Svabya liderleri birdenbire kendi birliklerinin baskısıyla karşılaştılar.到了7月中旬,马克西米利安与士瓦本的领导人们突然陷入了他们自己部队的压力之下。
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.時四方銀場得不償費,且為盜窟,鈞奏罷之。