Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.And lo, it forthwith swallowed up their lying invention.
Birdenbire sönüverdiler.They (all) were silent (dead-destroyed).
Ama birdenbire hepsi ancak ertesi sabah tekrar bilincine kavuşmak üzere uyudu.But suddenly all of them collapsed only to regain consciousness the next morning.
Amphoterus, tıpkı kardeşi gibi, babasının intikamını almak için birdenbire büyümüştür.Amphoterus, just like his brother, suddenly became grown-up in order to avenge his father.
Tom birdenbire hastalandı.Tom ist plötzlich krank geworden.
Brooks şöyle demişti: "Birdenbire hit olan bir dizi kendi hayatta kalabilmek için mücadele ediyor.Brooks kommentierte: „Plötzlich kämpft eine Show, die ein großer Hit war, um ihr Überleben.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Aber, mein Sohn, eines Tages wirst du in den Wald gehen.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Dort starb er aber kurz darauf an der Pest.
İleriki devrelerde bu hayvanların sayısı birdenbire artış göstermektedir.Bei den genannten Tiergruppen wachsen sie immer wieder nach.
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.Mosè berührt das Meer mit seinem Stab.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Durch ein Versehen wird sie kurz darauf von Alexis durch einen Stromschlag umgebracht.
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.Und tatsächlich, ein Hund ist plötzlich in der Wohnung.
Birdenbire kaybolur.Plötzlich verschwindet er.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Plötzlich hört man mehrere Pistolenschüsse.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Doch plötzlich änderte sich das Klima vollständig.
"Size hoşça kalın deme vaktidir." dedi birdenbire."Il est temps de vous dire au revoir", dit-il subitement.
Bazen beklenmedik bir hatıra birdenbire karanlıkların arasından çıkıp geliverir.Parfois, un souvenir inattendu surgit brutalement des ténèbres.
Birdenbire balkonda Herman görünür.À sa grande surprise, Hermann apparaît sur le balcon.
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.Châtiment et rétribution n'incombent qu'à la nefesh et au ruah.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.C’est dans ce moment-là que le paysage prend tout à coup un aspect extraordinaire.
Birdenbire Aeneas geri gelir.Tia et Ahito reviennent.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Une fusillade s'en suivra au cours de laquelle Alex sera mortellement blessée.
Birdenbire "Raj"a dönüşmeye başlar.Bientôt, le « rock » s'émiette.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Peu de temps après, la population commença à croître.
Her şey birdenbire oldu.Todo sucedió de repente.
Tom birdenbire hastalandı.Tom de repente se enfermó.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.El tema de la lobotomía también aparece en De repente, el último verano.
Birdenbire Proteus Juliya'ya olan aşkını hatırlar ve ona geri döner.Proteus se acuerda de su amor hacia Julia y vuelve con ella.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Para su sorpresa, Herman aparece en el balcón.
Birdenbire elektrik kesilir ve Sungmin kayıt odasında mahsur kalır.De pronto, la energía se corta y Sungmin es atrapado brevemente dentro de la cabina de grabación.
Beşinci sezonda Buffy'nin kız kardeşi Dawn tanıtılır ki kendisi birdenbire Buffy'nin hayatına girmiştir.En la quinta temporada, la hermana de Buffy, Dawn se une a Buffy y a su madre como residente en la casa.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Después reflexioné que todas las cosas que suceden a uno suceden precisamente, precisamente ahora.
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.La cohorte de turno que rondaba por el Palatino y que acompañaba al emperador, desertó.
Birdenbire içine doğduğu gibi söyleme ve etme.No sólo la bese y entres de lleno.
Birdenbire kaybolur.Desaparecen rápidamente.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Un poliziotto appare all'improvviso.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir."Cold Summer Afternoon" sta godendo dello stesso successo.
Bu buzullar birdenbire hızlanana kadar normal hızda hareket eder.Durante questo periodo ogni cosa si muove a velocità normale.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Неожиданно на балконе возникает Герман.
O sırada bir ahtapota dönüşmeye devam eden Stewie, evinin bodrumunda birdenbire yüzlerce yumurta yumurtlar.Тем временем располневший Стьюи внезапно откладывает несколько сотен яиц в подвале своего дома.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Данный перелом не появляется внезапно.
Birdenbire hücre kapısı açılır.Открывается дверь кабины.
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.Однако он никогда не нажил богатства и вел простую жизнь.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Но по пути туда всё окружающее внезапно меняется.
Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır kansızlık sonucu kalp yetmezliği gelişir.Обычно сразу после рождения или в первые 6 мес. жизни проявляется поражение головного мозга.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.Так или иначе, её поведение изменилось.
Doğal olarak bu kültürler birdenbire ortadan kalkıp gitmemiş, zaman içinde biri diğerinin yerini almıştır.أختفت وتراجعت هذة الثقافات بطبيعة الحال بشكل مفاجئ وحل بدلا منها قيمة اخرى في هذا الوقت.
Fakat Hun Kıralı birdenbire beklemedik şekilde ölunce bu çatışma ortaya çıkmamistir.الملك(شو):الان لاتقل اشياء محبطة هكذا بمجرد موتى لايعني ان الحروب ستوقف.
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.Usou, também, a operação de lobotomia como elemento em Suddenly, Last Summer.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Em seguida, um casal é visto prestes a fazer sexo numa floresta.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Pouco a pouco a cidade começou a crescer.
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.A cohors que rondava pelo Palatino e que acompanhava o imperador, desertou.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Elas podem começar em uma pequena área e, em seguida, espalhar-se por centenas de metros.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Hij overleed plotseling na een beroerte.
Yazı birdenbire ortaya çıkmadı.Dit nieuwe boekschrift ontstond niet plotseling.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Later op de avond hoort men twee geweerschoten.
Derken birdenbire cump diye bir ses duyulur.Telkens als hij of zij iets gehoord heeft moet er op een knop gedrukt worden.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Hij gaat zich opeens voorbeeldig gedragen.
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.Daaruit blijkt dat, ook toen al, de honden een zeer grote verschijning waren.
Birdenbire içine doğduğu gibi söyleme ve etme.Aanbid geen afgod zoals het oorspronkelijk verafgood wordt.