İnanılmaz! Birdenbire çıkıvermişti.このことに気づいたカルツァは興奮のあまり
İnsanlar birdenbire caddelere akar ve kavgalar yaparlardı너도 나도 할것 없이 거리로 몰려나와
İnsanlar birdenbire caddelere akar ve kavgalar yaparlardıואז פתאום כל האנשים היו נשפכים לרחוב והולכים מכות
İnsanlar birdenbire caddelere akar ve kavgalar yaparlardıوفجأة يخرج الناس إلى الشارع ويتعاركون
İnsanlar birdenbire caddelere akar ve kavgalar yaparlardı例えば ロバート・ボイルが真空ポンプという
İnsanlar işte burada toplandı ve birdenbire그리고 그들은 사람들을 여기에 모았습니다 갑자기
İnsanlar işte burada toplandı ve birdenbireІ вони зібрали тут людей, раптом, військові, що були підконтрольними тогочасній Національній
İnsanlar işte burada toplandı ve birdenbireوقاموا بجمع الناس هنا .. فجأه القوات
İnsanlar işte burada toplandı ve birdenbireその当時の国民議会に、支配されていた軍隊は
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Ahora que oigo un sonido sin previo aviso,
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Aud ceva neaşteptat acum
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Bây giờ có một tiếng động không báo trước.
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.Jetzt kommt ein Klang ohne Warnung ich weiss nur, es ist das Glück, es kommt auf meinen Weg!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.Když najednou přichází nějaký zvuk bez varování, vím hned, že šťastná chvíle nastává!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.И изведнъж дочувам аз звуци, мисля си - щастието ми е дошло!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.De repente ouço um som, sem qualquer aviso!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Ed ecco giungermi un rumore senza preavviso
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Maintenant un son vient sans avertissement
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Nagle rozległo się pukanie.
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Now there comes a sound without any warning
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Now there comes a sound without any warning
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Nyt ääni kuuluu täysin yllättäen
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.Och nu ett ljud utan förvarning.
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi.幸運がこっちに来たわ
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.J'aimerais voir venir une coque de noix.
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.Jestem pewien, ¿e nam pomo¿e.
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.Я бы хотел, чтобы течением принесло персик.
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A keď to videli učeníci, divili sa a hovorili: Jako naskutku vyschnul fík!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A ujrzawszy to uczniowie, dziwowali się, mówiąc: Jakoć prędko uschło to figowe drzewo!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A vidouce to učedlníci, divili se, řkouce: Kterak jest ihned usechl fík ten!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.De discipelen wisten niet wat zij zagen en vroegen: "Hoe kan die vijgeboom zo vlug verdorren?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.És látván ezt a tanítványok, elcsodálkozának, mondván: Hogyan száradt el a fügefa oly hirtelen?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.In videč to, se začudijo učenci in reko: Kako naglo je usahnila smokva!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.제자들이 보고 이상히 여겨 가로되 무화과나무가 어찌하여 곧 말랐나이까
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Kun opetuslapset tämän näkivät, ihmettelivät he ja sanoivat: "Kuinka viikunapuu niin äkisti kuivettui?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Les disciples, qui virent cela, furent étonnés, et dirent: Comment ce figuier est-il devenu sec en un instant?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Môn đồ thấy điều đó, lấy làm kỳ, nói rằng: Cớ sao trong giây phút mà cây vả liền khô đi vậy?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Môn_đồ thấy điều đó , lấy_làm kỳ , nói rằng : Cớ_sao trong giây_phút mà cây vả liền khô đi vậy ?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.När lärjungarna sågo detta, förundrade de sig och sade: »Huru kunde fikonträdet så i hast förtorkas?»
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Og da Disciplene så det, forundrede de sig og sagde: "Hvorledes kunde Figentræet straks visne?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Og da disiplene så det, undret de sig og sa: Hvorledes gikk det til at fikentreet straks visnet?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Quando os discípulos viram isso, perguntaram admirados: Como é que imediatamente secou a figueira?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Und da das die Jünger sahen, verwunderten sie sich und sprachen: Wie ist der Feigenbaum so bald verdorrt?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Vedendo ciò i discepoli rimasero stupiti e dissero: «Come mai il fico si è seccato immediatamente?»
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.y los discípulos, al verlo, se maravillaron diciendo: --¿Cómo se secó tan pronto la higuera
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Και ιδοντες οι μαθηται, εθαυμασαν λεγοντες Πως παρευθυς εξηρανθη συκη;
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.И учениците, които видяха това, почудиха се и рекоха: Как на часа изсъхна смоковницата?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.І бачивши ученики Його, здивувались, кажучи: Як зараз усохла смоківниця!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Увидев это, ученики удивились и говорили: как это тотчас засохла смоковница?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.ויראו התלמידים ויתמהו לאמר איך יבשה התאנה פתאם׃
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.فلما رأى التلاميذ ذلك تعجبوا قائلين كيف يبست التينة في الحال.
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.門 徒 看 見 了 、 便 希 奇 說 、 無 花 果 樹 怎 麼 立 刻 枯 乾 了 呢
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.門徒 看見 了 、 便 希奇說 、 無花果 樹怎 麼 立刻 枯乾 了 呢
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Als ze van de wijs zijn gebracht, dan zullen ze plotseling gevoelens voor je hebben!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Cand sunt tuiburate, deodata,se indragostesc de tine!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Heillä on yhtäkkiä tunteita sinua kohtaan!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Khi họ xao xuyến... Họ bất chợt sẽ có tình cảm với cậu!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Kiedy są speszone... Nagle zaczynają coś do ciebie czuć!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.När dom har gormat, så har dom helt plötsligt känslor för dig!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Quand elles sont énervées, elles vont soudainement avoir des sentiments pour toi !