Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Având în minte acest model m-am întâlnit cu directorul Fundaţiei de Cancer de prostată.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Donc avec ce modèle, j'ai ensuite appelé le PDG de la Fondation du Cancer de la Prostate
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Mit diesem Modell habe ich also einfach so unangemeldet den Chef der Prostate Cancer Foundation angerufen.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Op basis van dat model belde ik zonder introductie de CEO van de Stichting Prostaatkanker.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Så med den model, ringede jeg til den administrerende direktør for Prostate Cancer Foundation.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Z takim zestawem, zadzwoniłem do dyrektora the Prostate Cancer Foundation i powiedziałem:
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Имея такой план, я позвонил руководителю Фонда борьбы с раком простаты:
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Створивши цю модель, я подзвонив Генеральному директору Фонду раку простати.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.С този модел, позвъних на управителния директор на фондацията за борба с рака на простатата.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda, Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.להבין טוב יותר את הסכנות הבריאותיות שאורבות להם.
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda,S touto predstavou som potom zavolal riaditeľovi
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda,بهذا النموذج ، قمت
Bu modelle, birdenbire daha önce bir talepte bulunmamış olsamda,前立腺がん財団の会長に 売り込みの電話を入れました
Bu sabah uyandım, gün doğarken Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Me levanté esta mañana, al amanecer, sin decir nada, se había ido.
Bu sabah uyandım, gün doğarken Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Wstałam dziś rano i odkryłam, że on zniknął bez ostrzeżenia.
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.bởi cớ đó , tội các ngươi như tường nẻ sắp vỡ , lồi ra trên cao , chỉ trong giây_phút sẽ thình_lình đổ xuống .
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.bởi cớ đó, tội các ngươi như tường nẻ sắp vỡ, lồi ra trên cao, chỉ trong giây phút sẽ thình lình đổ xuống.
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.이 죄악이 너희로 마치 무너지게 된 높은 담이 불쑥 나와 경각간에 홀연히 무너짐 같게 하리라 하셨은즉
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.לכן יהיה לכם העון הזה כפרץ נפל נבעה בחומה נשגבה אשר פתאם לפתע יבוא שברה׃
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.لذلك يكون لكم هذا الاثم كصدع منقض ناتئ في جدار مرتفع ياتي هدّه بغتة في لحظة.
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.故 此 、 這 罪 孽 在 你 們 身 上 、 好 像 將 要 破 裂 凸 出 來 的 高 牆 、 頃 刻 之 間 、 忽 然 坍 塌
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.故此 、 這罪孽 在 你 們 身上 、 好像 將 要 破裂 凸出 來 的 高牆 、 頃刻 之 間 、 忽然 坍塌
Bütün bunlardan sonra, herkesin birdenbire bir parçasından istediği o Alexander Rybak olmak nasıl bir şey?Wie war es danach, Alexander Rybak zu sein, von dem jeder plötzlich ein Stück abhaben wollte?
Bütün bunlardan sonra, herkesin birdenbire bir parçasından istediği o Alexander Rybak olmak nasıl bir şey?Как это - быть Александром Рыбаком, кусочек которого хотят получить все?
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Annakokáért hirtelen eljõ az õ nyomorúsága, gyorsan megrontatik, s nem lesz gyógyulása.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.A protož v náhle přijde bída jeho, rychle setřín bude, a nebudeť uléčení.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Aussi sa ruine arrivera-t-elle subitement; Il sera brisé tout d`un coup, et sans remède.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Bới cớ ấy , tai_họa sẽ xảy đến nó thình_lình ; Bỗng chúc nó bị bại_hoại , không phương thế chữa được .
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Bới cớ ấy, tai họa sẽ xảy đến nó thình lình; Bỗng chúc nó bị bại hoại, không phương thế chữa được.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Daarom zal hij snel aan zijn einde komen; wat hem treft, is ongeneeslijk.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Därför skall ofärd plötsligt komma över honom; oförtänkt varder han krossad utan räddning.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.De aceea nimicirea îi va veni pe neaşteptate; va fi zdrobit deodată, şi fără leac.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.derfor kommer hans Undergang brat, han knuses på Stedet, kan ikke læges.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Derfor skal ulykken komme brått over ham; i et øieblikk skal han knuses, og det er ingen lægedom for ham.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.그러므로 그 재앙이 갑자기 임한즉 도움을 얻지 못하고 당장에 패망하리라
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Pelo que a sua destruição virá repentinamente; subitamente será quebrantado, sem que haja cura.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Per questo improvvisa verrà la sua rovina, in un attimo crollerà senza rimedio
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Por eso, su calamidad vendrá de repente; súbitamente será quebrantado, y no habrá remedio
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Preto náhle prijde jeho zkaza; bude rýchle skrúšený, a nebude lieku.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Przetoż prędko przyjdzie upadek jego; nagle skruszony będzie bez uleczenia.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Semuanya itu akan menyebabkan kecelakaan menimpa dirinya dengan tiba-tiba, dan ia hancur sama sekali
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Sentähden hänen turmionsa tulee yhtäkkiä, tuokiossa hänet rusennetaan, eikä apua ole.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Zatorej pride nagloma nesreča njegova, v hipu se razbije in ne bo ozdravljenja.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.δια τουτο εξαιφνης θελει επελθει η απωλεια αυτου εξαιφνης θελει συντριφθη ανιατως.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Затова погубването му ще дойде внезапно; Изведнъж ще се съкруши, и то непоправимо.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Зато внезапно придет погибель его, вдруг будет разбит – без исцеления.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.על כן פתאם יבוא אידו פתע ישבר ואין מרפא׃
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.لاجل ذلك بغتة تفاجئه بليته. في لحظة ينكسر ولا شفاء
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.所 以 災 難 必 忽 然 臨 到 他 身 . 他 必 頃 刻 敗 壞 無 法 可 治
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.所以 災難 必 忽然 臨到 他 身 . 他 必頃刻敗壞 無法 可治
Çünkü cismi tam hareket ettirdiğimde cisim birdenbire harekete başlıyor.כשהגוף התחיל לנוע,
Çünkü cismi tam hareket ettirdiğimde cisim birdenbire harekete başlıyor.فجأه الكتلة سوف تبدا بالحركة
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıDarwin şi-a amintit acum ceva ce i-a spus guvernatorul Lawson despre ţestoase.
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıVzpomněl si co mu Lawson řekl o želvách.
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıΟ Δαρβίνος θυμήθηκε κάτι που εί- χε πει ο Λόουσον για τις χελώνες.
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıДарвин вспомнил рассказы о необычной форме панцирей у черепах.
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıדארווין נזכר במשהו שהמושל לואסון .סיפר לו על צבים
Darwin birdenbire,vali Lawson'un,ona kaplumbağalarla ilgili anlattığı bir şeyi hatırladıتذكّر داروين شيء من حاكم لوسن قد أخبره به عن السلاحف
Denklemde t olmadığı için, birdenbire t'ye göre türev almak karışık gelebilir. -انه مربك بعض الشيئ لأنه لم يتواجد يوجد لدي t في هذه المعادلة من قبل، وكل ما يحصل انني اختار مشتقة
Devlet Simyacısı Edward Elric birdenbire ortaya çıktı.l'Alchimista di Stato Edward Elric, ha fatto la sua comparsa.