Ana içeriğe geç
Sözlük

birden ile cümle

birden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom birdenbire az önce ne yaptığını fark etti.Tom suddenly realized what he had just done.
Tom birden hatalı olduğunu fark etti.Tom suddenly realized he was wrong.
Tom kapıyı birden çekerek açtı.Tom yanked the door open.
Birden bire ne olduğunu fark ettim.I suddenly realized what was happening.
Herkes hep birden konuşuyordu, bu yüzden söylemeye fırsat bulamadım.Everyone was talking at once, so I couldn't get a word in edgewise.
Benim birden fazla saklanma yerim var.I have more than one hiding place.
Tom birden kahkahayı patlattı.Tom suddenly burst out laughing.
Bunu yapmak bazen birden fazla kişi gerektirir.Sometimes it takes more than one person to do this.
İşaret parmağım birden kaşındı.My index finger was suddenly itchy.
Kaza birden oldu.The accident happened suddenly.
Kaza birdenbire oldu.The accident happened suddenly.
Onun birdenbire olmasını bekleme.Don't expect it to happen overnight.
Tom birden endişeli göründü.Tom suddenly looked concerned.
Birden umudum vardı.I suddenly had hope.
Herkes hep birden konuştu.Everyone talked at once.
Birden onların ne yaptığını anladım.Suddenly I understood what they had done.
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.Tom claimed that his father had raped him on multiple occasions.
Tom'un gözleri birden parladı.Tom's eyes lit up suddenly.
Birden tutumunu değiştirdi.He suddenly changed his attitude.
Benzin fiyatları bu yaz birdenbire fırlıyor mu, merak ediyorum?Are gasoline prices skyrocketing this summer, I wonder?
Bunu yapmanın birden fazla yolu var.There's more than one way to do it.
Birden fazla türde İsviçre peyniri vardır.There's more than one kind of Swiss cheese.
Garip bir biçimde, o birden kayboldu.Oddly, she had suddenly disappeared.
Gökyüzü birden bulutlarla kaplandı.The sky became suddenly overcast with clouds.
Birdenbire ayağa kalktı, çok solgundu ve gözlerinde tuhaf bir ışık vardı.Suddenly she stood up, very pale, and with a strange light in her eyes.
Birden fazla olasılık olabilir.There may be more than one possibility.
Birisi bir seferde birden fazla şey yapamaz.One can't do more than one thing at a time.
Hiç kimse bir defada birden daha fazla şey yapamaz.No one can do more than one thing at a time.
Dün öğleden sonra gökyüzü birden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.Suddenly, red and blue lights start flashing behind us.
Fransızca konuşamayan birden fazla arkadaşım var.I have more than one friend who can't speak French.
Sanırım onu ikimiz birden yaparız.I guess that makes two of us.
Tom birden çok kez vuruldu.Tom was shot multiple times.
Bu sorunun birden fazla nedeni var.This problem has multiple causes.
Tom ve Mary'nin suç çılgınlığı birden fazla eyaleti geriyor.Tom's and Mary's crime spree stretch multiple states.
Tom birden telefonunu çıkardı.Tom whipped out his phone.
Tom birden fazla işten kovuldu.Tom has gotten fired from more than one job.
Leyla'nın sırtında birden fazla izmarit yarası vardı.Layla had multiple stub wounds to her back.
Birden fazla ana dilim var.I have multiple native languages.
Tom, Mary'nin birden fazla kedisi olduğunu biliyordu.Tom knew Mary had more than one cat.
Aynı anda birden çok dil öğrenmeyi tercih ediyorum.I prefer learning multiple languages at the same time.
Sami'nin arabası birdenbire ortadan kayboldu.Sami's car suddenly disappeared.
Köpek birden arkadaş canlısı oldu.The dog suddenly became friendly.
Sami'nin Facebook'ta birden fazla hesabı vardı.Sami had multiple accounts on Facebook.
Sami aynı anda birden çok kızla konuşuyordu.Sami was talking to multiple girls at once.
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.Tom suddenly realized that something was wrong.
Kalbi birden daha hızlı atmaya başlamıştı.His heart suddenly began to beat faster.
Birden korkuya kapılmıştı.He was suddenly overcome by fear.
Birden yorgun hissetti.He suddenly felt tired.
Birden bayılacakmış gibi hissetti.He suddenly felt like he was going to faint.
İnsanlar bana tembel diyordu, ama şimdi birden duyarlı vatandaş oldum.People used to call me lazy, but now all of a sudden I'm a responsible citizen.
Kutular birden dolaptan düşüverdi.The boxes suddenly fell from the closet.
Tom birdenbire hastalandı.Tom suddenly became sick.
Bunların hepsi birden valizime sığmaz.All of this won't fit in my suitcase.
Tom birden Mary'ye saldırdı.Tom suddenly attacked Mary.
Bu gece üç sınava birden çalışmak zorundayım.I have to study for three tests tonight.
Lüks araçlarda genellikle birden fazla kilometre sayacı bulunur.Luxury vehicles often have multiple trip meters.
Tom birden fazla üniversiteye başvurdu.Tom has applied to more than one university.
Robert birden uyandı.Robert was suddenly woken up.
Robert birdenbire uyandı.Robert was suddenly woken up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod