bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu masanın üstünde bırakmış olabilirim.I might have left it on the table.
Dirseklerinizi masaya yaslamayı bırakın.Stop resting your elbows on the table.
Kasetleri güneşe maruz bırakma.Don't expose the tapes to the sun.
Dean, yemeği gerçekten bir kenara bırakabilir.Dean can really put away the food.
Biraz yorgun hissediyorum.I'm feeling sort of tired.
Bana biraz tavsiye verir misin?Could you give me some advice?
Biraz bekle, hemen döneceğim. Telefonu kapatma!Hold on a second, I'll be right back. Don't hang up!
Bana biraz yardımcı olabilir misin?Can you help me a little?
Biraz izin verir misiniz?Will you excuse me for just a moment?
Biraz temiz hava almak istemez misiniz?Wouldn't you like to get some fresh air?
Biraz yürüyüş kahvaltı için iyi bir iştah verecektir.A little walk will give you a good appetite for breakfast.
Niçin biraz dinlenmiyorsun?Why don't you rest a bit?
Seni biraz görmek istiyorum.I want to see you for a moment.
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.A little make-up worked wonders with her.
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.I laid down for a short nap and fell asleep for two hours.
Biraz bekleyin, lütfen.Hold on a moment, please.
Biraz kenara çekilir misin?Could you move over a little?
Biraz şans bazen beklenmedik bir başarıya götürür.A little bit of luck sometimes leads to an unexpected success.
Onlar biraz sıkı.They're a little tight.
Sözünüzü biraz kesebilir miyim?May I interrupt you a while?
Sizinle biraz konuşabilir miyim?May I talk with you for a moment?
Seninle biraz konuşmak istiyorum.I'd like to speak to you for a moment.
Bel biraz küçük.The waist is a little small.
Sandalyeyi biraz oynatabilir misiniz?Could you move the chair a bit?
Sandalyeyi biraz kaydırır mısın?Could you move the chair a bit?
Lütfen bana biraz daha çikolata ver.Please give me a little more chocolate.
Giriş için bu gece biraz geç kalacağım.I'll be a little late tonight for check-in.
Biraz peynir satın almak istiyorum.I would like to buy some cheese.
Biraz peynir istiyorum.I'd like some cheese.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Pencereyi kim açık bıraktı?Who left the window open?
Birisi bankta bir çanta bıraktı.Someone has left a bag on the bench.
Birisi onu orada bırakmış olmalı.Someone must have left it there.
Neden sigarayı bırakmıyorsunuz?Why don't you give up smoking?
Keşke sigarayı bırakabilsem.I wish I could give up smoking.
Sigarayı içmeyi bırak.Stop smoking.
O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.He made a resolve to stop smoking.
Sigarayı bırakmak kolay değildir, fakat sağlığının uğruna bırakmalısın.To give up smoking is not easy, but you should for the sake of your health.
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.You'd better give up smoking.
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Lütfen sigara içmeyi bırak.Please give up smoking.
Sigaraları azaltmaktansa, bayım, niçin onları bırakmıyorsun.Rather than cutting down on cigarettes, sir, why don't you just give them up?
Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.I give my pledge that I will quit smoking.
O, sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.He says he will not give up smoking.
Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.Let this smoky air out of the room and let some fresh air in.
Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor.Every time cigarettes go up in price, many people try to give up smoking.
Biraz pahalı olsalar bile, ben daime en iyi ürünleri satın alırım.I always buy a top quality product even if it is slightly more expensive.
Performans çok iyi olsa bile, hâlâ projeyi bıraktığımızı söylerim.Even if the performance is good, I still say we drop the project.
Bir saatten biraz fazla sürdü.It took little more than an hour.
Şu anda bir ziyaretçimiz var. Biraz bekler misiniz?We have a visitor right now. Would you mind waiting for a while?
Taksiye binmede biraz zorlandım.I had a little difficulty in getting a taxi.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
Şemsiyenizi takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your umbrella in the taxi.
Şemsiyemi takside bıraktım.I left my umbrella in the cab.
Şimdi ağlamayı bırak.Now stop crying.
Lastiği biraz şişirmeliyim.I must put some air in the tire.
Böyle söylemeyi bırak!Stop saying that!
Bizim bunu anlamamız için biraz ipucuna ihtiyacımız var.We need some clues to understand it.
Bunun birazını yiyebilir miyim?May I eat a little of it?
Ben onu kilitlemeden bıraktım.I left it unlocked.

İlgili Sayfalar