bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bira büyük bira bardağı ile satılır.Beer is sold by the pint.
Tom onu hamile bıraktı.Tom got her pregnant.
Beni burada bırakma.Don't leave me here.
O neden sigara içmeyi bırakmadı?Why didn't he stop smoking?
Seninle biraz görüşebilir miyiz?Can I see you a moment?
Ben biraz kıskancım.I'm a little bit jealous.
Oynamayı bırakma.Don't stop playing.
Bir süre için pencereyi açık bırak.Leave the window open for a while.
Bir süre için köpeği dışarıda bırak.Leave the dog out for a while.
Ben futbol oynamayı bırakıyorum.I quit playing football.
Ben bas gitar çalmayı bırakıyorum.I quit playing the bass guitar.
Ben gitar çalmayı bıraktım.I quit playing the guitar.
Bu benim için biraz fazla karmaşık.It's a bit too complicated for me.
Biraz çay yapacağım.I will make some tea.
Kapıyı açık bıraktın.You left the door open.
O biraz saf.He's a bit naive.
Burada biraz daha kal.Stay here a little longer.
Biraz daha orada kal.Stay there a little longer.
O onlara tutukluyu serbest bırakmasını emretti..He ordered them to release the prisoner.
Ayakkabılarını nerede bıraktın?Where did you leave your shoes?
Bu kızı seninle birlikte bırakmak istiyorum.I would like to leave this girl with you.
Dansçılar biraz konuştu ve yalnızca birbirleriyle konuştu.The dancers spoke a little and only with each other.
Pazartesi günü onun durumu biraz düzeldi.On Monday, his condition improved slightly.
Biraz bekleyin. Orada fazlasıyla siyah satranç taşı var.Hang on a minute. There's quite a few black chess pieces over there.
Biraz dinlenelim.Let's relax a little.
Odam biraz dağınık.My room's a little messy.
Biraz nakit paraya ihtiyacım var.I need some cash.
Ben biraz sıcak çay istiyorum, lütfen.I'd like some hot tea, please.
Bisikletini nereye bıraktın?Where did you leave your bike?
Biraz yaramazlık iyi bir şey olabilir.A little mischief can be a good thing.
O evlenmek için biraz genç görünüyor.She looks a little young to get married.
O gülmeyi bırakamaz.He can't stop laughing.
Biyologlar bazı kaplumbağaları denize bıraktılar.Biologists released some turtles into the sea.
O biraz kestiriyor.He's taking a nap.
Ben şu an biraz şaşkınım.I'm just a little dizzy.
Beni otobüs durağına bırakabilir misin?Could you drop me at the bus station?
Kim özel eşyalarını toplantı odasında bıraktı?Who left their belongings in the meeting room?
Bana seçenek bırakmıyorsun.You leave me no choice.
Neden toplantı odasındaki ışığı açık bıraktın?Why did you leave the light on in the meeting room?
Toplantı odasında herhangi bir bilgisayar bırakmayın.Don't leave any computer in the meeting room.
Toplantı odasındaki masaya kim yiyecek bıraktı?Who left food on the table of the meeting room?
Biraz umut var.There is little hope.
Bana biraz daha ver.Give me some more.
Sen biraz istirahat almalısın.You should get some rest.
Biraz ketçap var mı?Is there some ketchup?
Biraz yiyeceğim var.I have some food.
Bana birazcık dondurma bırak.Leave me a bit of ice cream.
Ben pencereyi biraz açacağım.I'll open the window a bit.
Biraz sonra geri gelir misin?Could you come back a little later?
Saçımı çekmeyi bırak.Stop pulling my hair!
Şemsiyeni nerede bıraktığını hatırlıyor musun?Do you remember where he left his umbrella?
Hiçbir çocuk geride bırakılmamalıdır.No child should be left behind.
Paramı burada bırakamam.I cannot leave my money here.
Bu sorun hakkında düşünmeyi bırakamıyorum.I cannot stop from thinking about this problem.
Bu şimdiye kadar ilk kez sakal bırakışım.This is the first time I've ever grown a beard.
Ben orduda sakal bırakamam.I cannot grow a beard in the army.
Taninna'yı burada bırakamam. Bir polis var.I cannot drop Taninna here. There is a policeman.
Geride bırakıldım.I was left behind.
Arkada bırakıldım.I was left behind.
Biraz bilgi istiyorum.I want some information.