bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Parkı temizlememize yardım ederek biraz zaman harcayabilir misin?Can you spend a little time helping us clean up the park?
Ben yalnızca biraz Vietnamca konuşuyorum.I only speak a little Vietnamese.
Bana biraz Vietnamca cümle öğretebilir misin, lütfen!Could you teach me some Vietnamese phrases, please!
Senin biraz yardım alman gerekiyor.You need to get some help.
Hâlâ biraz açım.I'm still a little hungry.
Ben hala biraz şaşkınım.I'm still a little dizzy.
Biraz uykulu hissediyorum.I'm feeling kind of sleepy.
Şimdi biraz şaşkın hissediyorum.I'm feeling kind of dizzy.
Beni yalnız bırakmanı söylemiştim.I told you to leave me alone.
Sanırım biraz konuşmamızın zamanı geldi de geçti bile.I think it's time we had a little talk.
Biraz daha iyi misin?Are you feeling any better?
Biraz daha iyi hissediyor musun?Are you feeling any better?
Tom bana biraz viski verdi.Tom gave me some scotch.
Oh Tanrım! Cüzdanı odamda bıraktım!Oh My God! I left the wallet in my room!
Soğuk bir bira içmek istiyorum.I want to drink a cold beer.
Dün bıraktığımız yerden devam edelim.Let's continue where we left off yesterday.
Evet, onu biraz konuşabilirim.Yes, I can speak a bit of it.
Neden sadece işini bırakmıyorsun?Why don't you just quit your job?
Tom biraz uyuması gerektiğini söyledi.Tom said that he needed to get some sleep.
Tom senin için masanın üstüne bir şey bıraktı.Tom left something on the table for you.
Tom sınıfındaki diğer öğrencilerden biraz daha yaşlı.Tom is a little older than the rest of the students in his class.
Tom Mary'nin ona biraz para vermesini istedi.Tom asked Mary to give him some money.
Düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.I need some time to think.
Ben bu işi bırakmak istemiyorum.I don't want to quit this job.
Biraz dinlen.Get some rest.
Tom ve Mary üç sürahi bira içtiler.Tom and Mary drank three pitchers of beer.
Tom bırakmaya çalışıyor.Tom is trying to quit.
Bira % 90 su içerir.Beer consists of 90% water.
Seninle biraz konuşabilir miydim?Could I speak with you for a moment?
Bu ay biraz zordu.This month was kind of difficult.
O biraz demode.It's a little dated.
Okulu erken bıraktım.I left school early.
Benim evimde biz çok bira içeriz.In my house we drink a lot of beer.
Biri benim bira bardağımı gördü mü?Has anybody seen my beer mug?
Lütfen biraz daha ye.Please eat a little more.
Biraz kızarmış patates yemek ister misin?Would you like to eat some fried potatoes?
Biraz kızarmış et yedik.We ate some fried meat.
Yemeği masanın üzerinde bırak.Leave the food on the table.
O, köpeğini odamda bıraktı.She left her dog in my room.
Dükkana git ve bize biraz yiyecek satın al.Go to the store and buy us some food.
Mutfaktan bana biraz yiyecek getir.Bring me some food from the kitchen.
Arabamı nereye bıraktığımı hatırlamıyorum.I don't remember where I left my car.
Parayı evde bıraktı.He left the money at home.
Kedisini evde bırakmak zorundaydı.He had to leave his cat at home.
Biraz çay içmek ister misiniz?Would you like to drink some tea?
Kediye biraz et ver.Give the cat some meat.
Birlikte biraz keşif yapalım.Let's do some exploring together.
O silahı bırakmanı öneririm.I suggest you put that weapon down.
Moskova'ya bir bomba bıraktım.I've dropped a bomb on Moscow.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.The city isn't the one I left six years ago.
Başarı için biraz şans var.There is little chance of success.
Sanıyorum hepimiz biraz deliyiz.I think we're all a bit crazy.
O, ona biraz ılık süt getirinceye kadar beklemek zorunda.He has to wait until I bring him some warm milk.
Onun bize biraz para vermesini iste.Ask her to give us some money.
Biraz patates aldın mı?Did you buy some potatoes?
Biraz sıcak süt içmek istiyor.She wants to drink some warm milk.
Küçük bardakta biraz süt var.There's some milk in the small cup.
Fincanımda hâlâ biraz sıcak çay var.There's still some warm tea in my cup.
Ben biraz şekersiz çay istiyorum.I want some tea without sugar.
Onlar kendilerine biraz şeker satın aldılar.They bought themselves some sugar.