bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz şeker ekler misiniz?Don't you add some sugar?
Biraz şeker ekler misin?Don't you add some sugar?
Çayında biraz şeker ister misin?Would you like some sugar in your tea?
Bu bize biraz zaman kazandırmalı.That should buy us some time.
Bana biraz daha zaman ver.Give me a little more time.
O bizi yalnız bırakmayacak.He won't leave us alone.
Biraz daha test yapmam gerekir.I'll need to make some more tests.
Birazdan başlayacağız.We'll begin shortly.
Ben seni asla tekrar yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone again.
Bunu bana bırak.Leave this to me.
Buraya seninle biraz vakit geçirmek için geldim.I came here to spend some time with you.
Biraz kuş üzümü suyu alacağım.I'm going to buy some currant juice.
Fikirleriniz biraz çağdışı.Your ideas are a little antiquated.
Senin düşüncelerin biraz eski moda.Your ideas are a little old-fashioned.
Doktor sigarayı bırakmak zorunda kalacağımı söyledi.The doctor said that I would have to quit smoking.
Onu olduğu gibi bırakamaz mıyız?Can't we leave it as it is?
Dün çok fazla bira içtim.I drank too much beer yesterday.
Koç ona biraz iyi tavsiye verdi.The coach gave him some good advice.
Bence bu ifade biraz gereksiz.I think this phrase is a little redundant.
Beni biraz teşvik etmeye çalış.Try to encourage me a little.
Büyükbabamla gitmek istemiyorum anne. Beni burada bırak.Mom, I don't want to go with Grandpa. Leave me here.
Neden Leonardo araştırmacılarının çalışmalarını yarıda bıraktı?Why did Leonardo leave his researcher's work undone?
Onu al, ya da bırak.Take it, or leave it.
Biraz zamana ihtiyacım var.I need a little time.
Yalnızca biraz sıkıldım.I'm just a little bored.
Kapıları açık bırakmıyorum çünkü benim semtimde hayvanlar var.I don't leave the doors open, because there are animals in my neighborhood.
Senin harp çalmayı bırakmana inanamıyorum.I can't believe you quit playing harp.
Pizza ve bira getir!Bring pizza and beer!
Sana biraz ipucu vereceğim.I'll give you a little tip.
Sana biraz bahşiş vereceğim.I'll give you a little tip.
O biraz İngilizce konuşuyor.He speaks a little English.
Onun ifadesi herhangi bir şüpheye yer bırakmıyor.His statement doesn't leave room for any doubt.
Ben gideyim ve biraz ekmek satın alayım.Let me go and buy some bread.
Senin biraz kahve içmek gerektiğini düşünüyorum.I think you should drink some coffee.
Şimdi biraz yemek yemeyi ve daha sonra dışarı çıkmayı öneriyorum.I suggest we eat just a little now, and then go out later.
Ben sadece biraz müzik dinlemek istedim.I just wanted to listen to some music.
Tom biraz kahveyi severdi.Tom would like some coffee.
Tom biraz şüpheliydi.Tom was somewhat doubtful.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was a little disappointed.
Tom onun hakkında düşünmek için biraz zaman istiyor.Tom wants some time to think about it.
Tom biraz ilaç aldı.Tom took some medicine.
Tom eve biraz yiyecek götürdü.Tom took some food home.
Tom biranın size iyi geleceğini düşünüyor.Tom thinks beer is good for you.
Tom'un hâlâ biraz daha eğitime ihtiyacı var.Tom still needs more training.
Tom biraz ciddileşti.Tom sobered up a bit.
Tom biraz televizyon izlemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to watch a little TV.
Doktor Tom'a biraz kilo vermesi gerektiğini söyledi.The doctor told Tom that he needed to lose some weight.
Sayacı çalışırken bırak.Keep the meter running.
Tom uçurtmaya biraz ip bağladı.Tom attached some twine to the kite.
Sigara içmeyi kesin olarak bıraktım.I stopped smoking once and for all.
Birazcık şişmansın.You are a bit fat.
Altı ay önce sigarayı bıraktım.I quit smoking six months ago.
Biraz daha pasta isteyen var mı?Is there anyone who wants some more pie?
Eldivenlerimi kütüphanede bıraktım.I left my gloves in the library.
Şu anda evde değiliz. Lütfen bip sesinden sonra mesaj bırakın.We aren't at home now. Please leave a message after the beep.
Tom biraz mızmızdır.Tom is a bit of a nitpicker.
Tom'un ailesi o bir çocukken biraz gezdiler.Tom's family moved around quite a bit when he was a kid.
Tom Mary'ye çağrı bırakmalıydı.Tom should've paged Mary.
Tom biraz dinlenmeli.Tom should get some rest.
Tom birazdan evde olmalı.Tom should be home soon.

İlgili Sayfalar