bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom birazdan burada olmalı.Tom should be here soon.
Tom yumurtasına biraz tuz koydu.Tom put some salt on his eggs.
Tom, bir kaseye biraz pirinç koydu.Tom put some rice in a bowl.
Tom biraz güneş kremi çaldı.Tom put on some sunscreen.
Tom bir bardağa biraz şarap koydu.Tom poured some wine into a glass.
Tom kendisine biraz süt döktü.Tom poured himself some milk.
Tom sigara içmeyi bırakmalı.Tom ought to stop smoking.
Tom'un biraz dinlenmesi gerekiyor.Tom needs to get some rest.
Tom'un biraz uykuya ihtiyacı var.Tom needs some sleep.
Tom'un biraz dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs some rest.
Tom'un biraz daha dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs some more rest.
Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.Tom needs more time.
Tom'un biraz taze yiyeceklere ihtiyacı vardı.Tom needed some fresh supplies.
Tom Mary 'den biraz daha büyük görünüyor.Tom looks quite a bit older than Mary.
Tom biraz sarsılmış görünüyor.Tom looks a little shaken.
Tom Mary için bir mesaj bıraktı.Tom left a message for Mary.
Tom masaya büyük bir bahşiş bıraktı.Tom left a large tip on the table.
Tom biraz değişmedi.Tom hasn't changed a bit.
Biraz tenis oynayalım.Let's play some tennis.
Tom biraz tuhaf.Tom is a bit strange.
Bunu yapmanın biraz riskli olduğunu hissediyorum.I feel it's a tad risky to do that.
Tom Mary'nin etrafında biraz garip hissetti.Tom felt a tad awkward around Mary.
Sanırım benim bilgisayar seninkinden biraz daha pahalıydı.I think my computer was a tad more expensive than yours.
Tom bugün biraz aptalca hareket ediyor gibi görünüyor.Tom seems to be acting a tad foolish today.
Tom biraz kafası karışmış görünüyor.Tom seems to be a tad confused.
Tom biraz geç geldi.Tom showed up a tad late.
Şikayet etmeyi bırak.Put a lid on it!
Sızlanmayı bırak!Put a lid on it!
Hafta sonuna kadar biraz ödünç para verebilir misin? Üzgünüm veremem. Beş parasızım.Can you lend some money until the weekend? Sorry I can't. I'm broke.
Ben bira ve şarap içmekten hoşlanırım.I like drinking beer and wine.
Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.Sure I'll come, but I might be a bit late.
Güneş birazdan doğacak.The sun will rise soon.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.I hope there's still some bread left.
Kızarmış pirinç yedim ve biraz bira içtim.I ate fried rice and drank some beer.
O gerçekten birayı ve her gün sarhoş olmayı seviyor.He really loves beer and gets drunk every day.
O, çocuklarını arkada bıraktı.She left her children behind.
O sebze ve biraz meyve satın aldı.He bought vegetables and some fruit.
Yorgunum ve biraz sıkıntılıyım.I'm tired, and a bit annoyed.
Kapıları açık bırakmayın.Don't leave the doors open.
Tom'un yapacak biraz açıklaması var.Tom has some explaining to do.
Tom'un yapacak biraz alışverişi var.Tom has some shopping to do.
Tom biraz daha yer istedi.Tom wanted some more elbow room.
O, uyurken pencereyi hep açık bırakır.He always leaves the window open when he sleeps.
Kendi isteğiyle her şeyi ona bıraktı.He left everything to her in his will.
Biraz hamlamışım.I'm a little rusty.
O biraz hamlamış.He's a little rusty.
Sadece biraz eğlenmek istiyorum.I just want to have a little fun.
Onun öksürüğü gittikçe kötüleşiyor, sigarayı bırakması gerekir!His cough is getting worse, he should stop smoking!
Mide ağrım için biraz ilaç aldım.I've taken some medicine for my stomach ache.
Ben biraz Japonca anlıyorum.I understand Japanese a little.
Biraz Japonca konuşuyorum ama henüz onda iyi değilim.I speak Japanese a little, but I'm not good at it, yet.
Biraz karpuz yiyelim.Let's have some watermelon.
Maalesef, ev ödevimi evde bıraktım.Unfortunately, I left my homework at home.
O seni nefessiz bırakır.It leaves you breathless.
O seni nefes nefese bırakır.He leaves you breathless.
Mağazaya gidip biraz yumurta alabilir misiniz?Could you go to the store and grab some eggs?
Bir mesaj bırakabilir miyim, lütfen?Can I leave a message, please?
Onu bırakırsak, kanamadan ölür.If we leave him, he'll bleed to death.
Kesinlikle geri dönmeliyiz ve biraz daha görmeliyiz.We definitely need to go back and see some more.
Biz aralık ayında veya belki şubat ayında biraz kar alacağız!We'll take some snow in December, or maybe February!