bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom biraz sersemlemiş hissetti.Tom felt a little light-headed.
Tom bugün biraz keyifsiz hissediyor.Tom feels a bit under the weather today.
Tom doktorun yazdığı ilacı aldıktan sonra biraz daha iyi hissetti.Tom feels a little better after taking the medicine that the doctor prescribed.
Tom turnuvayı bıraktı.Tom dropped out of the tournament.
Tom okulu bıraktı.Tom dropped out of school.
Tom Mary'yi okulda bıraktı.Tom dropped Mary off at school.
Tom biraz içer.Tom drinks a little.
Tom Mary'yi içki içmede gölgede bırakır.Tom drank Mary under the table.
Tom Mary'yi rahat bırakmadı.Tom didn't cut Mary any slack.
Tom birkaç yıl önce Mary için biraz iş yaptı.Tom did some work for Mary a few years back.
Tom sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.Tom deposited some money in his savings account just yesterday.
Tom kesinlikle biraz daha sosyal olmalı.Tom definitely needs to be a bit more sociable.
Tom diyet yapmaya ve biraz zayıflamaya karar verdi.Tom decided to go on a diet and lose some weight.
Tom okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.Tom decided to drop out of school and work full-time.
Tom biraz daha yaşlanıncaya kadar evden ayrılmamaya karar verdi.Tom decided not to leave home until he was a little older.
Eğer isteseydi Tom bana biraz nasihat verebilirdi.Tom could've given me some advice if he'd wanted to.
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.Tom could use a little extra time to review for the upcoming test.
Tom Mary'ye niçin biraz para vermesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he should give Mary any money.
Tom, o zaman, sadece biraz Fransızca anlayabiliyordu.Tom could only understand a little French then.
Eğer ambulans biraz daha erken gelseydi Tom hayatta kalabilirdi.Tom could have survived if the ambulance had arrived a little sooner.
Tom biraz zayıflamam konusunda kesinlikle beni ikna etti.Tom certainly convinced me that I should lose some weight.
Cüzdanını evde bıraktığı için, Tom bugün bir şey alamaz.Tom can't buy anything today, because he left his wallet at home.
Tom aynı zamanda biraz Fransızcada konuşur.Tom can also speak some French.
Tom kendisi için bir bira ısmarladı.Tom bought a beer for himself.
Tom biraz su kaynattı.Tom boiled some water.
Tom biraz telaşlandı.Tom became a little flustered.
Mary geleceğini söylediği zaman gelmediğinde, Tom biraz endişelendi.Tom became a little concerned when Mary didn't arrive when she said she would.
Tom biraz bozulmuş yiyecek yedi ve hastalandı.Tom ate some spoiled food and became sick.
Tom Mary'den biraz para rica etti.Tom asked Mary for some money.
Tom ve Mary biraz beyin fırtınası yaptı.Tom and Mary did some brainstorming.
Tom Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.Tom advised Mary to take some time to think over her options.
İyi bir tercüman olmak için, sanırım Tom yeteneklerini biraz daha geliştirmeli.To be a good translator, I think Tom needs to hone his skills a bit more.
Tom tuvalet kapağını açık bıraktığında Mary bundan hoşlanmaz.Mary doesn't like it when Tom leaves the toilet seat up.
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.It'll take Tom some time, but eventually he'll get over Mary.
Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.It'll take some time, but eventually Tom will be able to walk again.
Tom biraz kilo vermiş gibi görünüyor.It looks like Tom has lost a little weight.
Mary diş macununun kapağını açık bıraktığında, bu Tom'u kızdırıyor.It irritates Tom when Mary leaves the cap off the toothpaste.
Tom tuvaletin kapağını açık bıraktığında bu Mary'yi kızdırıyor.It irritates Mary when Tom leaves the toilet seat up.
Arabaya biraz benzin koymayı unutmamalıyız.We need to remember to put some gasoline in the car.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Ben ne dersem deneyeyim, ben sigarayı bırakır gibi görünemiyorum.No matter what I try, I can't seem to give up smoking.
Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.It'll take some time, but I think I'll be able to learn how to play the guitar.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.It'll take some time until we have enough money to buy a new tractor.
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to wearing a wig.
Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to living here.
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.It'll take some time to finish unloading the truck.
Keşke biraz daha sessiz olabilsen.I wish you could be a little quieter.
Ben mutfakta biraz yardım kullanabildim.I could use some help in the kitchen.
Biraz ihtiyacın varsa sana biraz ödünç para verebilirim.I can lend you some money if you need some.
İsterseniz biraz para ödünç verebilirim.I can lend you some money if you like.
Frank biraz peynir yiyor.Frank eats some cheese.
Biraz muskata ihtiyacım var.I need some nutmeg.
Bana biraz muskat lazım.I need some nutmeg.
Kök birası klasik bir Amerikan alkolsüz içecek olarak düşünülmektedir.Root beer is considered a classic American carbonated soft drink.
Birayı buraya ver.Pass the beer over here.
Belki biraz yardım edebilirim.Perhaps I can be of some assistance.
Senin kendi evin olsa bile, lütfen etrafta çıplak dolaşmayı bırak.Even if it's your own house, please stop walking around naked.
Yapacak işlerim var; o yüzden git ve beni yalnız bırak.I have work to do, so go away and leave me alone.
Biraz kahve ister misiniz?Do you want a spot of coffee?