bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un şu anda tek ihtiyacı olan şey biraz sabır.The only thing Tom needs now is a little patience.
Bir bira ile başlayacağım.I'll start with a beer.
Bira ile başlayalım.Let's start with beer.
Biraz boş zamanım vardı, bu yüzden şehri gezdim.I had some free time, so I wandered around town.
Tom işini niçin bıraktı?Why did Tom quit his job?
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom öğleden biraz önce uyandı.Tom woke up a little before noon.
Tom kolesterol seviyesinin biraz yüksek olabileceğinden endişeliydi.Tom was worried that his cholesterol level might be a little high.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden kahvaltısını sadece yarısı yenmiş olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his breakfast only half eaten.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom biraz vatan hasreti çekiyordu.Tom was a little homesick.
Tom sizden biraz borç para istiyor.Tom wants to borrow some money from you.
Tom Mary'den ona biraz para ödünç vermesini istedi.Tom wanted Mary to loan him some money.
Tom Mary'nin onu yalnız bırakmasını istedi.Tom wanted Mary to leave him alone.
Tom Mary'ye kullanmayı bitirdiğinde çekici alet çantasına geri bırakmasını söyledi.Tom told Mary to put the hammer back into the toolbox when she was finished using it.
Tom Mary'nin satın almak istediği evin biraz fazla küçük olduğunu düşündü.Tom thought the house Mary wanted to buy was a little too small.
Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü.Tom thought he could reach the airport on time if he drove a little over the speed limit.
Tom biraz daha çok çabalasaydı, yarışı kazanabileceğini düşünüyor.Tom thinks that if he had tried a little harder, he could have won the race.
Tom Mary'nin biraz tombul olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is a bit chubby.
Tom biraz süt almak için bir markette durdu.Tom stopped at a convenience store to buy some milk.
Tom biraz acıkmaya başladı.Tom started to get a little hungry.
Tom biraz sıkılmaya başladı.Tom started to get a little bored.
Tom biraz kızmaya başladı.Tom started to get a little angry.
Tom bu öğleden sonra biraz tuhaf görünüyordu.Tom sounded a little cranky this afternoon.
Tom bu sabah biraz bunalımlı görünüyor.Tom seems a bit depressed this morning.
Tom Mary'ye biraz para ödünç verebileceğini sandığını söyledi.Tom said he thought he could lend Mary some money.
Tom içeriye temiz hava girdirmek için pencereyi birazcık açtı.Tom opened the window a crack to let in a bit of fresh air.
Tom kirli bulaşıkları çoğunlukla lavaboda bırakır.Tom often leaves dirty dishes in the sink.
Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.Tom often drinks a little wine after dinner.
Tom'un biraz daha pratiğe ihtiyacı var.Tom needs a little more practice.
Tom'un biraz nakite ihtiyacı vardı.Tom needed some cash.
Tom Mary'ye doğru biraz yaklaştı.Tom moved a bit closer to Mary.
Tom biraz yorgun gibi görünüyor.Tom looks like he's a bit tired.
Tom bütün gece suyu açık bıraktı.Tom left the water running all night.
Tom bütün gece televizyonu açık bıraktı.Tom left the TV on all night.
Tom, bütün gece ışıkları açık bıraktı.Tom left the lights on all night.
Tom otelde çantamı bıraktı.Tom left my bag at the hotel.
Tom evde cüzdanını bıraktı.Tom left his wallet at home.
Tom trende şemsiyesini bıraktı.Tom left his umbrella on the train.
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom left his keys on the table.
Tom çantasını metroda bıraktı.Tom left his briefcase on the subway.
Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.Tom knew that Mary kept a key under the doormat.
Tom Mary'nin onu aşağıya bırakmayacağını biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him down.
Tom sadece biraz huzur ve sessizlik istedi.Tom just wanted some peace and quiet.
Biraz izne çıkmaya can atıyorum.Tom is looking forward to taking some time off.
Tom biraz kibirli.Tom is a bit conceited.
Tom Mary'yi yalnız bırakma fikrinden nefret etti fakat işe gitmek zorundaydı.Tom hated the idea of leaving Mary alone, but he had to go to work.
Tom biraz yiyecek almak zorunda.Tom has to buy some food.
Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.Tom has some money stashed away.
Tom biraz kilo kaybetti.Tom has lost some weight.
Tom hapishaneden bırakıldı.Tom has just been released from prison.
Tom Mary'ye bir bira uzattı.Tom handed Mary a beer.
Tom'un işini bırakmaktan başka hiçbir seçeneği yoktu.Tom had no choice but to quit his job.
Tom Mary'nin evini bulmada biraz sorun yaşamıştı.Tom had a little trouble finding Mary's house.
Tom ayarları ayarlamada biraz sorun yaşadı.Tom had a little trouble adjusting the settings.
Tom'un ayakkabısının altında sıkışmış biraz sakız var.Tom got some chewing gum stuck on the bottom of his shoe.
Tom biraz kendinden geçti.Tom got a little carried away.
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.Tom gave Mary a lift to work.
Tom şemsiyesini nereye bıraktığı unuttu.Tom forgot where he left his umbrella.