bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O bir bira sipariş etti.He ordered a beer.
Dima " Bekle," "Ben, bana biraz borç verebilecek birini biliyorum." dedi."Hold on," Dima said, taking out his phone. "I know someone who could lend me some money."
Biraz daha dikkatli çalışır mısın?Do your work with more attentiveness.
Ona beni yalnız bıraktıramadım.I couldn't get him to leave me alone.
Duş aldıktan sonra biraz meşrubat içtim.After taking a bath, I drank some soft drink.
Biraz daha çikolata lütfen.A bit more chocolate please.
Hizmeti beğenmezseniz bahşiş bırakmayın.If you don't like the service, don't leave a tip.
Dörtten önce bira yok.No beer before four!
Wang Lao Ji bir bira değildir. O bir çaydır.Wang Lao Ji isn't beer. It's tea.
Kuzenim benden biraz daha yaşlıdır.My cousin is a little older than I am.
O, zor günler için biraz para sakladı.She put some money away for a rainy day.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
Şemsiyemi neredeyse trende bırakıyordum.I almost left my umbrella on the train.
Onlar beni biraz daha uzun süre kalmaya ikna etti.They talked me into staying a little longer.
O biraz enerjik.He's a bit lively.
Biraz dinleneceğim gibi görünmüyor.It doesn't sound like I will get any rest.
Çok bira içmeyin.Don't drink so much beer.
Bir biraya daha ne dersin?How about another beer?
Bir biraya ne dersiniz?How about a beer?
Çantamı otobüste bıraktım.I left my briefcase on the bus.
Bira saat 4'ten önce yasaktır.Beer is prohibited before 4:00.
Bir bira ne kadar?How much is a beer?
Ben arkadaşımı tren istasyonunda bıraktım.I parted with my friend at the train station.
Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.I want to quit my current job.
Bir bardak soğuk biraya gerçekten minnettar kalırdım.I would really appreciate a glass of cold beer.
Babam içmeyi bıraktı.My father stopped drinking.
Bavyera'da çok sayıda bira fabrikası bulunuyor.There are a lot of breweries in Bavaria.
O birazdan burada olacak.He will be here soon.
Bu pantolon belde biraz çok dar.Those pants are a little too tight in the waist.
Biraz bekle. Senin için bir şey hazırlayacağım.Wait a bit. I'll prepare some for you.
Etrafta oyalanmayı bırak!Stop fooling around!
Kendini oyalamayı bırak.Stop fooling around!
Biraz daha biftek ister misin?Would you like some more roast beef?
Bu sömestr iki öğrenciyi intihalden dolayı bıraktım.This semester I failed two students for plagiarism.
Gerçek seni özgür bırakacak.The truth shall set you free.
O bana biraz garip geldi.It's a bit strange to me.
Bu bana göre biraz garip.It's a bit strange to me.
Biraz vücut losyonuna ihtiyacım var.I need some body lotion.
O köpeği serbest bırakmayın.Don't release that dog.
O biraz küçük değil mi?Isn't it a bit small?
Bebek gibi sızlanmayı bırak.Stop whining like a baby.
O kadar çok bira içmem.I don't drink that much beer.
Biraz çay ya da kahve içmek istiyorum.I'd like to drink some tea or coffee.
Biz neredeyse biraderler gibiyiz.We're almost like brothers.
Biz tam biraderler gibiyiz.We're just like brothers.
Hiç kimse benim küçük kazama gülmedi ve herkes biraz üzgün görünüyordu.No one laughed at my little accident and everyone seemed a little sad.
Biraz çırpılmış yumurta ister misiniz?Would you like some scrambled egg?
Sana biraz tavsiye verebilir miyim?May I give you some advice?
Bisikleti yağmurda bırakma.Don't leave the bicycle in the rain.
Kesintiden sonra tekrar okumaya döndüm ama nerede bıraktığımı unuttum.After the interruption I went back to my reading but forgot where I'd left off.
Onu o şekilde bırakmak ister misin?Do you want to leave it like that?
Ben biraz çılgınım.I'm a little crazy.
Yaz boyunca biraz sokak çalgıcılığı yaptım.I did some busking during the summer.
O şair 20 yıldan biraz fazla burada yaşadı.That poet lived here a little over 20 years.
Beni yalnız bırakın.Let me be.
Bana biraz daha anlat.Tell me more.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?Shall we add a bit more salt?
Aşı kolumda komik küçük bir iz bıraktı.The vaccination left a funny little mark on my arm.
Benim biraz daha pratik yapmam gerekir.I need to practice a little more.
Biraz temiz hava almak için yürüyüşe çıktım.I went out for a walk to get some fresh air.

İlgili Sayfalar