bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen biraz bekleyin. Onun geri dönüp dönmediğine bakacağım.Please hold a moment. I will see if he is back.
Onu kapalı bırakın.Leave it closed.
Biraz peynir ve süt aldım.I bought some cheese and milk.
Yabancı bir biran var mı?Do you have a foreign beer?
Bardakta birazcık su var.There's a little bit of water in the glass.
Biraz zarf istiyorum.I would like some envelopes.
Telefon numaramı bırakabilir miyim?May I leave my phone number?
O, mektup yazmakta kullanabilmek için biraz kağıt satın aldı.She bought some paper that she could use for writing letters.
Onun biraz ekmeği var.She has a little bread.
Ben kovulmadım. Bıraktım.I wasn't fired. I quit.
Radyonun sesini biraz açın.Turn up the radio a little bit.
Biraz aspirin al.Take some aspirin.
Ben biraz domuz kızartması istiyorum.I want some pork rinds.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.It took a while to make headway in modern medicine.
Ona geride bıraktığı şeyleri vermek için onu geri çağırdı.She called him back to give him something he had left behind.
Teşekkür ederim, biraz daha alabilir miyim?Thank you, could I have a little more?
Adamın biraz pirinci var.The man has a little bit of rice.
Onu masanın altında bıraktılar.They left it under the table.
Mike içmeyi bıraktı mı?Has Mike quit drinking?
Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?Did Mike stop drinking alcoholic drinks?
Biraz çay iç.Drink some tea.
İyiyi ve kötüyü birarada kabul etmek zorundasın.You have to take the good with the bad.
Biraz paran var mı?Do you have some money?
Biraz kapıyı aç!Open the door a bit!
Kapıyı biraz aç!Open the door a bit!
O biraz para biriktirmek için çok çalıştı.He worked hard to save up some money.
Bana düşünecek biraz zaman ver.Give me some time to think.
Gerçekten biraz gözleme yemeliyim, derhal!I really need to eat some waffles, stat!
Teşhisi doktoruna bırakmalısın.You must leave the diagnosis to your doctor.
Biraz daha yumuşak konuşur musunuz?Would you mind speaking a little softer please?
Annem bana bir mesaj bıraktı.My mother left me a message.
Biraz aspirin istiyorum.I'd like some aspirin.
Biraz iyi ilacın var mı?Do you have some good medicine?
Sigarayı bırakmakmalısın.You should quit smoking.
Ben daha fazla bira içemem.I can't drink any more beer.
Kovaya biraz su doldurdum.I poured some water in the bucket.
Biraz daha kahve alabilir miyim?May I have some more coffee?
Ben birazcık pasta istiyorum.I'd like a little bit of cake.
Şemsiyesini otobüste bıraktı.She left her umbrella on the bus.
Şu çocuk güneşte çok uzun süre bırakıldı.That child was left in the sun too long.
Arada bir şemsiyesini trende bırakır.Once in a while, he leaves his umbrella in the train.
Mağaza sahibi "Fakat onun biraz büyük olduğunu düşünmüyor musun?" diye sordu."But don't you think that it's a little big?" asked the shopkeeper.
İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.Iran balks at release of American woman.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.
Bu sitedeki hesabımı nasıl devre dışı bırakabilirim.How can I deactivate my account on this site?
Biraz İngilizce öğrenmeye çalışın.Try to learn a little English.
Bana biraz para vermeyecek misin?Won't you give me a little money?
Bira sipariş etmeyi tercih ederim.I would rather order beer.
Biraz para kaldı.There is little money left.
Bagajımı buraya olduğu yere bırakabilir miyim ve dışarı çıkabilir miyim?May I leave my luggage here where it is and go out?
Kravatına biraz ketçap döktün.You spilled some ketchup on your tie.
Her sabah işe gitmeden önce çocuklarımı okula bırakırım.I drop off my children at school every morning before going to work.
Bay Yamaha bir dilenciye biraz ceviz verdi.Mr Yamaha gave some walnuts to a beggar.
O işini bırakmaya karar verdi.She decided to quit her job.
O, annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He left his mother and his girlfriend in France.
Madonna hiç şarkı söylemeyi bırakacak mı?Will Madonna ever stop singing?
Sanırım biraz dinlenmelisin. Solgun görünüyorsun.I think you should rest a bit. You look pale.
O, çayına biraz şeker ve süt koydu.He put some sugar and milk in his tea.
Neyin yanlış gittiğini çözmak için bana biraz zaman verin.Give me some time to figure out what went wrong.
Bu kitabı sana bırakmak istiyorum.I'd like to leave this book with you.