bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün hava biraz soğuk.It's a little cold today.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.I need to do some shopping since Christmas is coming soon.
Mutluyum, çünkü biraz Flamanca öğreniyorum.I'm happy, 'cause I'm learning some Dutch.
O kimsesiz çocuğa acıdı ve ona biraz para verdi.She felt sympathy for the orphan and gave him some money.
Arabayı durdurmaya ve biraz dinlenmeye ne dersin?How about stopping the car and taking a rest?
O biraz para istediğini söyledi.He said that he wanted some money.
Eğer bir hata bulursan, lütfen bir yorum bırak.If you find a mistake, please leave a comment.
Koltuğunu yaşlı bir kişiye bıraktı.She gave up her seat for the old person.
O, sigarayı bıraktı mı?She quit smoking.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
Beni sadece sıradan bir insan gibi düşünmeyi bırak.Stop thinking of me as just an average person.
Nehir tüm bölgeyi sular altında bıraktı.The river flooded the entire region.
Seni yüzüstü bırakmayacağım.I won't forsake you.
O resmi daha iyi görmek için, biraz yaklaşmak istiyorum.In order to see that picture better, I want to get a little closer.
Başaracağına dair biraz ümit var.There is a little hope that he will succeed.
Bölüm şefi birdenbire söyledi: "Kadınlar ve et, onları biraz kokmuş severim."The section chief said out of the blue: "Women and meat, I like them a little rotten".
Bu kişiden bir iyilik istemek için biraz tereddüt ediyorum.I'm a little hesitant to ask a favor of that person.
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim, aynı zamanda onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a blowjob.
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim aynı zamanda onunla oral seks yaptım.I not only gave her some advice, I also gave her a cunnilingus.
Ona sadece biraz nasihat vermedim, ayrıca onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a fellatio.
Ben kapıyı açık bıraktım.I left the door open.
Bugünün işini yarına bırakma.A stitch in time saves nine.
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!The bag I left on the passenger seat is missing!
Hey beyler, lütfen biraz sakin olun.Hey guys, please be quiet.
Biraz şekerleme ve bunun gibi, ben bir papatya gibi tazeyim.A little nap and, just like that, I'm as fresh as a daisy.
Ona biraz beklemesini rica ettim.I asked her to wait a moment.
Dinlenmek biraz zaman alır.It takes a while to relax.
Bekleyelim ve görelim ve biraz çay içelim.Let's wait and see and drink some tea.
Ben biraz taze hava solumak istiyorum.I want to breathe some fresh air.
Lütfen biraz daha bekleyin.Please wait a little while longer.
Birazdan yatağa gitsem iyi olur.I'd better get to bed soon.
Doktor ona içmeyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut back on drinking.
Burada hiç bira yok.There's no beer here.
Burada bira yok.There's no beer here.
Kendini bir çukurda bulursan kazmayı bırak.If you find yourself in a hole, stop digging.
Onun için bu zor işi bırakmak istiyorum.I want to leave this difficult job to her.
Bugün eve biraz erken gitmem gerekiyor.I need to go home a little early today.
Bu bira sert.This beer is bitter.
Kediye biraz süt verdi.She gave a cat some milk.
Tom sigara içmeyi bıraktı.Tom ended up stopping smoking.
Hastalık nedeniyle, sigarayı bırakmak zorunda kaldı.Due to illness, he had to give up smoking.
Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.I'm a little old fashioned, you know.
Beni rahatsız etmeyi bırak. Ben meşgulüm.Stop bugging me. I'm busy.
Ben senden biraz daha uzunum.I'm a little taller than you.
Biraz daha yüksek sesle, lütfen.A little louder, please.
Lütfen küçük bir porsiyon jambon ve bir fıçı birası.A small portion of ham, please, and a draught beer.
Bir bira daha alabilir miyim lütfen?Can I have another beer, please?
Biraz zeytinyağlı hamsi alabilir miyim?Can I have some anchovies with olives?
Biraz kek ister misin?Do you want a little cake?
Birayı bıraktım.I've quit drinking beer.
Bu gece biraz içmek ister misin?Would you like to drink a bit tonight?
Sadece biraz bekleyin.Wait just a moment.
Lütfen bir teneke bira daha alabilir miyim?Could I please have one more can of beer?
Bir bira ne kadar tutar?How much does a beer cost?
Fransızca konuşmam ama onu biraz anlarım.I don't speak French, but I understand it a little.
Onu otobüste bırakmış olmalıyım.I must have left it on the bus.
Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.I need some time to think about it.
Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum.I want to leave these packages for a while.
O, telefona cevap vermedi, bu yüzden ona bir e-posta bıraktım.He didn't answer the phone, so I left him an email.
Biraz daha sessiz, lütfen.A little quieter, please.