bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Işıkları açık bıraktın.You left your lights on.
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
Açık konuşmak gerekirse, onun görüşü benimkinden biraz farklı.Strictly speaking, his view differs a little from mine.
Ağacın altında biraz dinlenelim.Let's take a little rest under the tree.
Dün Bay Kinoshita gözlüklerini ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday.
Gözüme biraz kum kaçtı.I got some sand in my eye.
Geri döndüğümde, çantam bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.When I got back, my bag had disappeared without a trace.
Sorun askıda bırakıldı.The question is left in abeyance.
Sorunları çözülmemiş olarak bırakmamalısın.You mustn't leave your problems unsolved.
Dün gece kapıyı açık bırakan sen miydin?Was it you that left the door open last night?
Narita'ya biraz rötarlı indik.We landed at Narita a little behind schedule.
Maddi gücün yettiği zaman bir kenara biraz para koymalısın.You should put aside some money when you can afford to.
İktidar partisi bozulmuş fakat muhalefet biraz daha iyi.The party in power is corrupt, but the opposition is little better.
Biraz para yatırmak istiyorum.I want to deposit some money.
Küçük çocuklar iyi müziğin etkisi altında bırakılmalıdır.Young children should be exposed to good music.
Banyoyu böyle bir karmaşa içinde bırakmayın.Don't leave the bathroom in such a mess.
Bana bir mesaj bırak lütfen.Leave me a message, please.
Seyahat ederken, yerel bira denemelisiniz.When you travel, you've got to try the local brew.
Ben pasaportumu bir yere bıraktım.I left my passport somewhere.
Biraz para bozdurmak istiyorum.I'd like to change some money.
Şimdi soğuk bir bira ilaç gibi gelirdi!A cold beer would hit the spot!
Soğuk bir bira hakkında konuşalım.Let's talk over a cold beer.
Hava biraz soğuk.That's a bit cold.
Bir bardak soğuk bira istiyorum.I would love a cold glass of beer.
Bana biraz soğuk su getirin.Bring me some cold water.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Benim için biraz çok hızlı konuşuyorsun. Biraz daha yavaş konuşur musun?You're speaking a little too fast for me. Would you speak a little more slowly?
Artık onu bırakalım.Let's leave it at that.
Bu kadarla bırakalım.Let's leave it at that.
Kolumu bırak.Let go of my arm.
Lütfen kolumu bırakır mısın?Would you please let go of my arm?
Lütfen kolumu bırak. Beni incitiyorsun.Please let go of my arm. You're hurting me.
Kolumu bırak!Let go of my arm!
Kolumu bırak! İnsanların bana dokunmasına katlanamıyorum.Let go of my arm! I can't stand people touching me.
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
Bira malt içeriğine göre vergilendirilir, bu yüzden düşük maltlı bira daha ucuzdur.Beer is taxed according to its malt content, so low-malt beer is cheaper.
Pale ale düşük-alkollü bir biradır.Pale ale is a low-alcohol beer.
Şimdi bunun üzerinde düşünüyorum, bu biraz utandırıcı.Now that I think over it, it's somewhat embarrassing.
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.If you leave your textbooks at school during the break, they'll get confiscated.
Yedinci sınıftayken okulu bıraktım.I dropped out of school when I was in the 7th grade.
Yemeğin bir kısmını yemeden bıraktım.I left part of the meal uneaten.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
"Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım.""Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Ne yaparsan yap tuvaletteki kapağı açık bırakma!Whatever you do don't leave the lid up on the toilet!
Senin gibi olmasa bile en azından biraz daha kibar olmayı deneyebilirsin.You could at least try to be a bit more polite, even though it's not like you.
Dörde bölünmüş Çin lahanasını biraz geniş şeritler halinde kesin.Cut the quartered pak-choi into, slightly wide, strips.
Oyalanmayı bırakmalıyım.I should stop procrastinating.
Biraz dinlenebilir miyim?Can I rest a bit?
Biraz koyu kahve içtiğinden dolayı o, bütün gece boyunca uyuyamadı.On account of having drunk some strong coffee, she wasn't able to sleep all night long.
O hâlâ biraz korkutucudur.It is still a little scary.
Biraz sakinleşmelisin.You should relax a bit.
O kapıyı açık bıraktı.He left the door open.
O, kapıyı açık bıraktı.He left the door open.
Kitabını arabada bıraktım.I left your book in the car.
Babası vasiyetinde evi ona bıraktı.Her father left her the house in his will.
Biraz sabırlı ol!Keep your hair on!
Ben onu biraz anlıyorum ama konuşamıyorum.I understand it a little, but I can't speak it.
O bizimle mutlu olamaz, bırakalım gitsin.She can't be happy with us, let her go.
Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım.Today I'm working a little late so as to avoid a rush in the morning.
Bugün biraz soğuk.It's a little cold today.