bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sigara içmeyi bırakmalısın, sağlıksız olduğu için.You must give up smoking, as it is unhealthy.
Yeni bilgisayarların hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information about your new computers.
Senin saçının biraz aşağı inmesine izin ver.Let your hair down a little.
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.Please drink the beer before it goes flat.
O geldikten sonra nerede olduğunu fark etmek biraz zamanını aldı.It took him a moment to realize where he was after he came to.
Şansa bırakmayın.Don't take chances.
Lütfen bana biraz kanji öğret.Teach me some kanji, please.
Çantanı bırakman dikkatsizlikti.It was careless of you to leave your bag.
Çantanı buraya bırakabilirsin.You may leave your bag here.
Haydi biraz eğlenelim.Let's have some fun.
Biraz öksürük ilacı ve aspirin almalısın.You should buy some cough medicine and aspirin.
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Hiç yabancı biran var mı?Do you have any imported beer?
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
Bırak bu ayakları.Don't beat around the bush.
Beni görmek için biraz zaman bulup bulamayacağınızı merak ediyorum.I wonder if you could find some time to see me.
Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Biraz yiyecek almak için dükkâna girdik.We went into a shop to get some food.
Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.We should sometimes expose our bodies to the sun.
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Biz ulaşımdan yoksun bırakıldık.We were deprived of transportation.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Vazoya biraz su koy.Put some water into the vase.
Yangın bizi varlığımızdan yoksun bıraktı.The fire deprived us of our property.
Ateş sönüyor; biraz odun ilave eder misin?The fire is going out; will you add some wood?
Biraz meyve ister misin?Would you like some fruit?
Lütfen biraz meyveye buyrun.Please help yourself to some fruit.
Biraz meyve almaz mısın?Won't you have some fruit?
Eğer ailem olmasaydı, bu işi bırakırdım.If it were not for my family, I would give up this job.
Saatimi evde bıraktım.I've left my watch at home.
Eve giderken Noel için biraz alışveriş yaptım.I did some shopping for Christmas on my way home.
Ben kartımı evde bıraktım.I left my card at home.
Sana biraz kahve hazırlayacağım.I'll fix you some coffee.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Evin biraz sallandığını hissettik.We felt the house shake a little.
Geride bıraktığım neydi?What was it I left behind?
Benim için biraz zaman yaratabilir misin?Could you make time for me?
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss over nothing.
Bir mesaj bırakmak ister misiniz?Would you like to leave a message?
Mesaj bırakacak mısın?Will you leave a message?
Size biraz yardım edebileceğimi umuyorum.I hope I can be of some help to you.
Ne olduğuna dair biraz fikrim var.I have some idea of what happened.
Yerinde olsam eve giderim ve biraz dinlenirim.If I were you, I would go home and take a good rest.
Kimyaya biraz aşinayım.I have some acquaintance with chemistry.
Burada ishal için biraz ilaç var.Here's some medicine for diarrhea.
Müzisyen, ailesini yoksul bıraktı.The musician left his family poor.
Biraz müzik dinleyelim.Let's listen to some music.
Beni yalnız bırak!Leave me alone!
Bırak bunu ben halledeyim.Let me handle this.
Uzan ve biraz dinlen.Lie down and rest for a while.
Biraz tuz istedim fakat kavanozda hiç yoktu.I wanted some salt, but there was none in the jar.
Kaleminizi bırakın.Put down your pencil.
Kaleminizi yere bırakın.Put down your pencil.
Öğretmenle konuşmaktan çekinme, eğer anlamazsan biraz girişken ol!Don't be shy about talking to the teacher; if you don't understand, use some initiative!
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lafı gevelemeyi bırak ve sadede gel.Stop beating around the bush and get to the point.
Sigarayı bıraksan iyi olur.You'd better break off smoking.