Ana içeriğe geç
Sözlük

bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce biraz evrensel bir dil.English is a kind of universal language.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Bir seferde biraz öğren.Learn a little at a time.
Sadece biraz ısıracağım.I will bite just a little bit.
Doktor hastasına biraz ilaç yazdı.The physician prescribed his patient some medicine.
Doktor formda kalmak için biraz spor yapmaya başlamamı tavsiye etti.The doctor advised me to take up some sport to stay in shape.
Keşke doktor biraz daha erken gelseydi.If only the doctor had come a little sooner.
Biraz mide ilacı gönderir misin?Could you send up some stomach medicine?
Fena değilim. Ama biraz yorgunum.Not bad. But I'm a little tired.
O, elinde olmadan biraz ürperdi.He shivered a little in spite of himself.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Bir kenara konulmuş biraz parası var.She has a little money put aside.
Biz biraz şarap içmek istiyoruz.We'd like to have some wine.
Kalan biraz şarap var.There is little wine left.
Radyonun sesini biraz aç.Turn the radio up a little.
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Radyo biraz gürültülü.The radio is a bit loud.
Hiç hafif biran var mı?Do you have any light beer?
Sakıncası yoksa birazdan buraya gelin.Please come here soon if you don't mind.
Yumiko biraz kızmıştı.Yumiko was a little angry.
Zayıflamak için en iyisi biraz spor aktivitesine başlamak.In order to lose weight, it is best to take up some sport.
Biraz daha kibar olmalısın.You must be more polite.
Keşke biraz daha zamanımız olsa.I wish we had more time.
Biraz daha egzersiz yapacağım.I'm going to get more exercise.
Fiyatı biraz düşürür müsün?Could you reduce the price a little?
Biraz daha bifteğe ne dersin?How about some more roast beef?
Biraz daha turta isteyen var mı?Does anyone want some more pie?
Lütfen biraz daha pasta buyurun.Please help yourself to some more cake.
Biraz daha kurabiye ister misiniz?Would you care for more cookies?
Biraz daha para biriktirmeyi ummuştum.I had hoped to save more money.
Biraz daha para biriktireceğim.I'm going to save more money.
Eğer biraz daha fazla paramız olsa daha büyük bir eve taşınırız.We would move to a bigger house if we had more money.
Zengin olsaydım, ben sana biraz para verirdim.If I had been rich, I would have given you some money.
Biraz daha sabırla, başarırdın.With a little more patience, you would have succeeded.
Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Kahve çok koyu olmuşsa biraz daha su ekle.If the coffee is too strong, add some more water.
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Moteller hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information on motels.
Biraz daha uyumak istiyorum.I want to sleep a little more.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Keşke biraz daha uzun olsam.I wish I were a little taller.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha kalamaz mısın?Can't you stay a little longer?
Biraz daha dikkat etmeliydim.I should have paid a little more attention.
Biraz daha bilgelikle, o, sıkıntı içinde olmazdı.With a little more wisdom, he would not have got in trouble.
Biraz daha yüksek.A little louder.
Biraz daha büyük olan başka bir tane yok mu?Don't you have another one that's a little larger?
Eğer biraz daha erken gelseydin, onunla karşılaşabilirdin.Had you come a little earlier, you could have met her.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Bana biraz daha su verin.Give me a little more water.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
Lütfen sesi biraz daha kısın.Please turn down the volume a little bit more.
Biraz daha küçük olanı var mı?Do you have one a little smaller?
Biraz daha ister misiniz?Would you like some more?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod