bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlardan bazıları biraz aşırı olmasına rağmen fikirlerimi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my ideas, even though some of them are a bit extreme.
Etraftaki birçok kişi yüzünden o doğal olarak biraz sinirlendi.With so many people around he naturally became a bit nervous.
Onlar suskun bırakıldı.They were left speechless.
Sana biraz para vermeme ihtiyacın var mı?Do you need me to give you some money?
Kim biraz sıcak çikolata ister?Who wants some hot chocolate?
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Beni eleştirmeyi bırakStop criticizing me!
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.He disappeared without a trace.
O hiçbir iz bırakmadan kayboldu.He disappeared without a trace.
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Bir bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
Bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Yorgun göründüğün için biraz dinlensen iyi olur.Since you look tired, you had better take a rest.
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.You have only to give him a little help.
Biraz dinlensen iyi olur.You had better take a little rest.
Senin bugün biraz ateşin var, değil mi?You have a little fever today, don't you?
Sağlığın için sigara içmeyi bıraksan iyi olur.You had better give up smoking for your health.
Sigarayı bırakmak için gayret etmelisin.You should make an effort to stop smoking.
Öncelikle sigarayı bırakmalısınız.First, you have to stop smoking.
Biraz daha erken gelmeliydin.You should have come a little earlier.
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Burada biraz daha kalsan iyi olur.You had better stay here a little longer.
Sigarayı bırakmalısın.You should give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmalısın.You must give up smoking.
Pencereyi açık bıraktın mı?Did you leave the window open?
Düğünün için biraz para biriktirsen iyi olur.You had better set some money apart for your wedding.
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Öneriniz biraz aşırı.Your proposal is a bit extreme.
Senin fikrin arzulanan bir şey bırakmıyor.Your idea leaves nothing to be desired.
Beni arabanla bırak.Give me a lift in your car.
Şemsiyeni otobüste bıraktım.I left your umbrella in the bus.
Masanı olduğu gibi bırak.Leave your desk as it is.
Tişörtün birazdan kurur.Your T-shirt will dry soon.
Sana biraz tavsiye vereyim.Let me give you a bit of advice.
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
İşi şansa bırakma.Don't leave it up to chance.
Homurdanmayı bırak.Stop grumbling.
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.I have to withdraw some cash from the bank.
Bankadan biraz para çekmeliyim.I have to take some money out of the bank.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Benim biraz param var.I have a little money.
Yanımda biraz param var.I have some money with me.
Sigarayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stop smoking.
Sigarayı bırakmak zordur.It is difficult to give up smoking.
Ben sigarayı bırakacağım.I'll give up smoking.
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
Sınıfta bırakılmış pahalı bir kamera vardı.There was an expensive camera left in the classroom.
Balık bu nehirde yaşamayı bıraktı.Fish have ceased to live in this river.
Biraz balık istiyorum.I'd like some fish.
Geçen yıl biraz kilo aldım.I put on a little weight last year.
Biraz süt ilave et.Add a little milk.
Biraz sütün var mı?Do you have some milk?
Sadece biraz süt kaldı.There's only a little milk left.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Biraz zaman yaratsak iyi olur.We'd better make some time.
Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.I gave up smoking and I feel like a new man.