bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz bekler misiniz?Would you mind waiting a moment?
Eğer biraz beklerseniz, Jane'i telefona alacağım.If you hold on a moment, I will get Jane on the phone.
Biraz okuduktan sonra çok uykum geldi.I became very sleepy after a bit of reading.
Benim yapacak biraz alışverişim var.I have some shopping to do.
Biraz uyumalıyım.I've got to catch some Z's.
Biraz kestirmeye ihtiyacım var.I need to get some shut-eye.
Biz biraz geri gitsek iyi olur.We'd better go back a little.
Kızlardan biri arkada bırakıldı.One of the girls was left behind.
Kız kuşu serbest bıraktı.The girl let the bird loose.
Lütfen biraz bekleyin. Evet, sizin için bir rezervasyonumuz var.Please wait a moment. Yes, we have a reservation for you.
Bana biraz süt ver.Give me some milk.
Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Oğlan bir kuşu serbest bıraktı.The boy set a bird free.
Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.Please give me some airsickness medicine.
Dokunma. Olduğu gibi bırak.Don't touch it. Leave it as it is.
Sadece onu bırak.Just leave it.
Akşam yemeğinizi fırında bıraktım.I have left you your dinner in the oven.
Bana biraz kredi verin.Give me some credit.
Yatmadan önce bira içmeyin.Don't drink beer before going to bed.
Yatmadan önce bira içme.Don't drink beer before going to bed.
Yeni gömleğime biraz meyve suyu döktüm.I spilled some fruit juice on my new shirt.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.The new law should take a bite out of organized crime.
Canım biraz temiz hava almak istiyor.I feel like getting some fresh air.
Lütfen içeriye biraz temiz hava girmesine izin ver.Please let in some fresh air.
Biraz temiz hava girsin.Let in some fresh air.
O gazeteyi bırakıp beni dinler misin?Will you put down that paper and listen to me?
Bir iğne ve biraz ipliğin yok mu?Don't you have a needle and some thread?
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they stop smoking.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Rehineler Noelden önce serbest bırakılacak.The hostages will be released before Christmas.
Rehineler serbest bırakılacaktır.The hostages will be released.
Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.All the hostages were released unharmed.
Tüm rehineler sağ salim serbest bırakıldı.All the hostages were released unharmed.
Biraz su istiyorum.I'd like some water.
Biraz su içmek istiyorum.I want to drink some water.
Biraz daha su istiyorum.I would like some more water.
Biraz su kaldı.There is little water left.
Sana biraz su getireyim mi?Shall I get you some water?
Biraz su, lütfen.Some water, please.
Suyu açık bırakmayın.Don't leave the water running.
Bu sonuçsuz argümanı bırakalım.Let's stop this fruitless argument.
Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.Years of heavy drinking has left John with a beer gut.
Biraz başarı ümidi var.There is little hope of success.
Hükümet harcaması biraz çığırından çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
Hükümet harcaması biraz kontrolden çıkıyor.Government spending is getting a little out of hand.
Koltuktan çıkmak için biraz ayağa kalktım.I half rose to my feet to leave my seat.
Eskiden çok sigara içerdim ama artık sigara içmeyi bıraktım.I used to smoke a lot, but I have given up smoking now.
Bira içerdim.I used to drink beer.
İki gün boyunca bebeği benimle bırakabilirsin.You may leave the baby with me for two days.
Bebeği yalnız bırakmamalısın.You shouldn't leave the baby alone.
Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.It's dangerous to expose babies to strong sunlight.
Bilet satın almayı size bırakacağım.I'll leave it to you to buy the tickets.
Geçen geceki partide kardeşim biraz fazla içti ve kendinden geçti.At the party the other night, my brother drank a bit too much and passed out.
Nehir geniş bir alanı su altında bıraktı.The river flooded a large area.
Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf.
Büyükannem bize büyük bir servet bıraktı.My grandmother left us a great fortune.
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
Pencereyi açık bırakma.Don't leave the window open.
Lütfen pencereleri açık bırak.Please keep the windows open.